Çeşitli Sanatçılar – Kara Köprü Narlıktır Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Çeşitli Sanatçılar 🕒 21 Ağu 2025
Çeşitli Sanatçılar – Kara Köprü Narlıktır video

🎵 Çeşitli Sanatçılar – Kara Köprü Narlıktır Sözleri

Kara Köprü Narlıktır
Le Havar Dile Dile Le Dile Le Le Le
Güzellik Bir Varlıktır
Le Öldüm Dile Dile Le Dile Le Le Le
Şal Aba Giyinenler
Le Havar Dile Dile Le Dile Le Le Le
Sevdiğine Sadıktır
Le Öldüm Dile Dile Le Dile Le Le Le

Kala Altı Mağara
Le Havar Dile Dile Le Dile Le Le Le
İpek Sardım Tarağa
Le Öldüm Dile Dile Le Dile Le Le Le
Ben Dedim Yakın Olsun
Le Havar Dile Dile Le Dile Le Le Le
Felek Saldı Irağa
Le Öldüm Dile Dile Le Dile Le Le Le

Dağlara Lale Düştü
Le Havar Dile Dile Le Dile Le Le Le
Güle Velvele Düştü
Le Öldüm Dile Dile Le Dile Le Le Le
Öldüğüme Acımam
Le Havar Dile Dile Le Dile Le Le Le
Yar Elden Ele Düştü
Le Öldüm Dile Dile Le Dile Le Le Le

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu
Kara Köprü Narlıktır: Duyguların Köprüsü, Aşkın Varlığı ve Kaderin Cilvesi

Çeşitli Sanatçılar – Kara Köprü Narlıktır: Bir Halk Türküsünün Derinlikleri

Anadolu’nun dört bir yanından yükselen türküler, sadece ezgilerden ibaret değildir; her bir sözü, bir yaşanmışlığın, bir duygunın ve bir geleneğin izini taşır. İşte Çeşitli Sanatçılar’ın yorumladığı “Kara Köprü Narlıktır” da bu zengin kültürel mirasın en güzel ve dokunaklı örneklerinden biri. Bu türkü, dinleyeni alıp zamanın ve coğrafyanın ötesine taşıyan, aşkın, ayrılığın ve kaderin işlendiği kadim bir ağıt niteliğinde. Gelin, “Kara Köprü Narlıktır” sözlerinin derinliklerine inelim ve bu topraklara ait kadim ezginin bizlere ne anlattığını birlikte keşfedelim.

Güzelliğin Varlığı ve Sadakatin Sembolleri

Türkü, dinleyicisini adeta bir resmin içine davet ediyor, coğrafi bir tasvirle başlayıp evrensel bir gerçeğe ulaşıyor. İlk dizeler, hem somut hem de sembolik anlamlarla yüklü:

Kara Köprü NarlıktırLe Havar Dile Dile Le Dile Le Le Le
Güzellik Bir VarlıktırLe Öldüm Dile Dile Le Dile Le Le Le

“Kara Köprü Narlıktır” ifadesi, sadece bir yerin adı olmaktan öte, belki de sevilenle buluşma noktası, bir geçiş alanı ya da hatıraların biriktiği gizemli bir coğrafyayı işaret eder. Köprü, genellikle iki yakayı birleştiren bir metafor iken, “narlık” yani nar ağaçlarıyla dolu oluşu, bereketi, aşkın kızıl rengini ve belki de gizemli bir güzelliği çağrıştırır. Nar, Anadolu kültüründe bolluk, aşk ve yaşamın sembolü olarak da bilinir. Bu pastoral tasvirin hemen ardından gelen “Güzellik Bir Varlıktır” dizesi ise, güzelliğin sadece fiziksel bir özellik değil, aynı zamanda ruhsal bir olgu, özünde bir varoluşsal gerçeklik olduğunu vurgular. Bu, sevilenin güzelliğine duyulan derin hayranlığın ve bu güzelliğin değerinin bir ifadesidir. “Le Havar Dile Dile” ve “Le Öldüm Dile Dile” gibi nakaratlar, türkünün genelindeki acıyı, yakarışı ve kaderine razı olma halini pekiştirir.

Şal Aba GiyinenlerLe Havar Dile Dile Le Dile Le Le Le
Sevdiğine SadıktırLe Öldüm Dile Dile Le Dile Le Le Le

Bu dizeler, Türk halk kültüründeki değer yargılarına ve geleneksel giysilerin taşıdığı anlamlara güçlü bir gönderme yapar. “Şal aba” giyenler, genellikle mütevazı, geleneklerine bağlı ve namuslu insanlar olarak tasvir edilir. Bu kıyafet, dışarıdan bakıldığında belki de bir sadelik ve gösterişsizlik sembolüdür. Ancak türkü, bu sadeliğin ardında yatan büyük bir erdemi, “sevdiğine sadık” olmayı öne çıkarır. Bu, sevginin maddi değil, manevi bir bağla güçlendiğini ve gerçek değerin sadakatte yattığını bize fısıldar. Çeşitli Sanatçılar – Kara Köprü Narlıktır yorumunda bu sadakat vurgusu, türkünün duygusal derinliğini artıran önemli bir unsurdur.

Kaderin Cilvesi ve Ayrılık Acısı

Türkünün ilerleyen bölümlerinde, aşkın önüne geçen engeller ve kaderin acımasızlığı işlenir, dinleyiciyi derin bir hüzne sürükler.

Kala Altı MağaraLe Havar Dile Dile Le Dile Le Le Le
İpek Sardım TarağaLe Öldüm Dile Dile Le Dile Le Le Le
Ben Dedim Yakın OlsunLe Havar Dile Dile Le Dile Le Le Le
Felek Saldı IrağaLe Öldüm Dile Dile Le Dile Le Le Le

“Kala Altı Mağara” ifadesi, gizemli, belki de güvenli bir sığınak ya da bir buluşma yeri çağrıştırır. Mağara, aynı zamanda içe kapanıklığı ve dünyadan uzaklaşmayı da simgeleyebilir. “İpek sardım tarağa” dizesi ise, bir hazırlık, bir süslenme, bir güzelleşme çabasıdır. Bu, sevilenle buluşma umuduyla yapılan ince bir ritüel olabilir; belki de sevgili için en güzel halini alma arzusudur. Ancak bu umut, “Ben dedim yakın olsun, Felek saldı ırağa” dizeleriyle acı bir şekilde son bulur. Burada “felek”, yani kader, insan iradesinin önüne geçen, ayrılık getiren güçlü bir kuvvettir. Sevilenin yakında olması dileği, kaderin acımasız darbesiyle uzaklığa, ayrılığa dönüşür. Bu, Kara Köprü Narlıktır türküsünün temel hüzün kaynaklarından biridir ve dinleyicide derin bir empati uyandırır.

Aşkın Kaybı ve Son Çaresizlik

Türkünün son dizeleri, aşkın ve hayatın en acı verici anlarından birini, yani sevilenin kaybedilişini ve bu kaybın yarattığı derin çaresizliği anlatır.

Dağlara Lale DüştüLe Havar Dile Dile Le Dile Le Le Le
Güle Velvele DüştüLe Öldüm Dile Dile Le Dile Le Le Le
Öldüğüme AcımamLe Havar Dile Dile Le Dile Le Le Le
Yar Elden Ele DüştüLe Öldüm Dile Dile Le Dile Le Le Le

“Dağlara Lale Düştü, Güle Velvele Düştü” dizeleri, doğanın bile bu acıya ortak olduğunu, evrenin düzeninin bozulduğunu imgeler. Lale, genellikle baharın ve aşkın sembolü iken, “düşmesi” bir soluşu, bir kaybı ifade eder. Gül ise aşkın ve güzelliğin en bilinen sembolüdür; ona düşen “velvele” ise kargaşayı, huzursuzluğu ve acıyı anlatır. Bu doğa tasviri, içsel çalkantının dışa vurumudur. Ancak türkünün zirve noktası ve en dokunaklı anı son iki dizede saklıdır: “Öldüğüme Acımam, Yar Elden Ele Düştü.” Burada konuşan kişi, kendi ölümüne bile acımayacak kadar büyük bir acı içindedir. Onun için asıl ölüm, sevdiğinin başkalarının eline düşmesidir, yani sadakatin kaybolması, aşkın yozlaşmasıdır. Bu, onurunun ve aşkının zedelenmesiyle ortaya çıkan tarifsiz bir kederdir. Çeşitli Sanatçılar’ın seslendirdiği Kara Köprü Narlıktır, işte bu derin ve evrensel insani acıyı, Anadolu’nun kadim ezgileriyle dinleyicisine aktarır. Bu türkü, sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda kaderin acımasızlığına, sadakatin önemine ve kaybedilen bir sevdanın yarattığı sonsuz kedere dair zamansız bir yorumdur.