SanatçıCengiz Özkan

🎵 Cengiz Özkan – Bu Dünyanın Devranına Sözleri
Bu dünyanın devranına
Aldanma gönül aldanma
Zilli çanlı kervanına
Aldanma gönül aldanma
Güldürür yüze devranı
Birgün okutur fermanı
Bulaman derde dermanı
Aldanma gönül aldanma
Bilir misin neden nesin
Birgün kesilecek sesin
Çürür cisminle kafesin
Aldanma gönül aldanma
Evden barktan geçeceksin
Ecel tasın içeceksin
Ne ektinse biçeceksin
Aldanma gönül aldanma
Gelmemişken ölüm cana
Ağla yalvar yana yana
Haktan yardım olsun sana
Aldanma gönül aldanma
Cafer sözünü kısa kes
Kemalete eyle heves
Menzil almaz tamah nekes
Aldanma gönül aldanma
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuCengiz Özkan'ın derinlikli yorumuyla hayat bulan "Bu Dünyanın Devranına" adlı eser, dinleyenin ruhunda köklü bir sorgulama uyandıran, adeta bir nasihatname niteliğinde. Bu şarkı, sadece bir türkü olmanın ötesinde, insanlık hallerine dair evrensel bir felsefeyi, şiirsel bir dille aktarıyor. Sözlerin her bir dizesi, dünyaya ve onun geçiciliğine karşı bir duruş sergilememiz gerektiğini fısıldıyor kulağımıza. Gelin, Cengiz Özkan'ın "Bu Dünyanın Devranına" şarkısının sözlerinde gizli olan anlam katmanlarına birlikte inelim.
Dünyanın Aldatıcı Cazibesi ve Gönlün Uyarılması
Şarkının henüz ilk dizelerinde, Cengiz Özkan bizi uyarının tam kalbine çekiyor: "Bu dünyanın devranına / Aldanma gönül aldanma." Burada "devran," yaşamın döngüsünü, akışını, gelip geçiciliğini ifade ediyor. Dünya, sürekli değişen, döngüsel bir yapıya sahip ve bu akışa kendini kaptıran gönül, kolayca aldanabilir. Ardından gelen "Zilli çanlı kervanına / Aldanma gönül aldanma" dizeleri ise, dünyanın dıştan parlak, çekici, gürültülü ama içi boş cazibelerine gönderme yapıyor. Zilli çanlı bir kervan, uzaktan gösterişli ve ilgi çekici görünse de, tıpkı hayatın sunduğu geçici hevesler gibi, sonunda geçer gider ve geride bir boşluk bırakır. Cengiz Özkan, bu metaforla, maddenin ve geçici zevklerin peşinden koşmanın nafileliğini vurguluyor. "Bu Dünyanın Devranına" şarkısı, dinleyiciye ilk andan itibaren bir farkındalık çağrısı yapıyor.
Devranın İki Yüzü: Güldüren ve Ferman Okutan
İkinci dörtlük, dünyanın ironik ve iki yüzlü doğasını gözler önüne seriyor. "Güldürür yüze devranı" derken, hayatın zaman zaman sunduğu neşeyi, mutluluğu kabul ediyor; ancak hemen ardından gelen "Birgün okutur fermanı" dizesiyle bu geçici mutluluğun ardından gelecek kaçınılmaz sona işaret ediyor. Ferman, burada ilahi bir yazgıya, ölümün veya büyük bir musibetin hükmüne benzetilebilir. Bu hüküm geldiğinde, dünya nimetlerine aldanmış olan kişi, "Bulaman derde dermanı" diyerek çaresiz kalacağını, hiçbir çözüm bulamayacağını anlıyor. Cengiz Özkan, dinleyiciyi bu acı gerçekle yüzleştirerek, anlık zevklere kapılmamanın önemini bir kez daha hatırlatıyor. "Bu Dünyanın Devranına" sözleri, dünyanın bir yanılsama olabileceği fikrini pekiştiriyor.
Fani Beden ve Sonsuzluk Arayışı
Bu dörtlük, varoluşsal bir sorgulamaya davet ediyor. "Bilir misin neden nesin" sorusu, insanın kendi kimliği, varoluş amacı üzerine düşünmesini teşvik ediyor. Ardından gelen "Birgün kesilecek sesin" ve "Çürür cisminle kafesin" dizeleri, bedenin faniliğini ve ölümün kesinliğini vurguluyor. Sesin kesilmesi, hayatın sona ermesi; bedenin bir kafes gibi çürümesi ise, ruhun bedenden ayrılışını ve fiziksel varlığın yok oluşunu betimliyor. Cengiz Özkan, bu keskin gerçeklerle yüzleşerek, dünyevi varlığın geçiciliğine aldanmamız gerektiğini haykırıyor. "Bu Dünyanın Devranına" şarkısı, bu dizelerde adeta bir memento mori (ölümü hatırla) mesajı taşıyor.
Ecel Tası ve Ektiklerini Biçmek
Bu bölüm, ahiret inancının ve ilahi adaletin güçlü bir ifadesidir. "Evden barktan geçeceksin" diyerek, dünyevi mülklerin, evlerin, barkların, yani tüm maddi varlıkların geride bırakılacağını belirtiyor. "Ecel tasın içeceksin" ifadesi ise, ölümün kaçınılmazlığını, herkesin bu acı gerçeği tadacağını çok güçlü bir metaforla anlatıyor. Şarkının en önemli mesajlarından biri ise "Ne ektinse biçeceksin" dizesinde gizli. Bu, yapılan her eylemin, iyi ya da kötü, mutlaka bir karşılığı olacağını, ilahi adaletin tecelli edeceğini vurguluyor. Cengiz Özkan, bu dizelerle sadece ölümün değil, ölüm sonrası hesaplaşmanın da varlığına dikkat çekiyor ve dinleyiciyi eylemlerinin sonuçları üzerine düşünmeye sevk ediyor.
Tövbe ve Kemalete Heves: Gerçek Kurtuluş Yolu
Şarkının son iki dörtlüğü, bir kurtuluş yolu ve nasihat sunuyor. "Gelmemişken ölüm cana / Ağla yalvar yana yana" dizeleri, ölüm gelmeden önce tövbe etmenin, içtenlikle yakarmanın önemini vurguluyor. "Haktan yardım olsun sana" ifadesi, bu içten yakarışın karşılığında ilahi bir yardımın gelebileceği umudunu taşıyor. Cengiz Özkan, bu dizelerle manevi bir uyanışa çağırıyor.
Son dörtlükte ise, şairin veya söz yazarının mahlası "Cafer" geçiyor. "Cafer sözünü kısa kes / Kemalete eyle heves" diyerek, sözün özüne inmenin, gereksiz laflardan kaçınmanın ve olgunluğa, mükemmelliğe (kemalete) ulaşma arzusunun önemini belirtiyor. "Menzil almaz tamah nekes" dizesi, açgözlülüğün, cimriliğin ve hırsın insanı hiçbir yere ulaştırmayacağını, aksine onu kendi içinde kısır bir döngüye sokacağını ifade ediyor. Cengiz Özkan, "Bu Dünyanın Devranına" ile dinleyicisine, dünyanın geçici zevklerine aldanmak yerine, manevi olgunluğa ve iyi amellere yönelmenin gerçek kurtuluş olduğunu öğütlüyor. Bu şarkı, Cengiz Özkan'ın güçlü yorumuyla, dinleyicisine derin bir içsel yolculuk vaat ediyor.