SanatçıCem Yıldız

🎵 Cem Yıldız – Dâr-ı Dünya Sözleri
Yürü bre yalan dünya
Sana konan göçer bir gün
İnsan bir ekin misali
Seni eken biçer bir gün
Yer üstünde yeşil yaprak
Yeraltında kefen yırtmak
Yastığımız kara toprak
O da bizi atar bir gün
O da bizi atar bir gün
O da bizi atar bir gün
O da bizi atar bir gün
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuCem Yıldız’ın Dâr-ı Dünya’sında Fani Bir Yolculuk: Zamanın ve Hayatın Döngüsü
Cem Yıldız’ın “Dâr-ı Dünya” eseri, dinleyeni derin bir tefekküre ve varoluşsal sorgulamalara davet eden, sade ama bir o kadar da güçlü bir yapıya sahip. Bu şarkı, insan ömrünün gelip geçiciliğini, dünyanın aldatıcı yüzünü ve ölümün kaçınılmaz gerçekliğini lirik bir dille işliyor. “Dâr-ı Dünya şarkı sözleri,” dinleyenin zihninde bir yankı uyandırarak, yaşamın anlamı üzerine düşünmeye itiyor.
Yalan Dünya ve İnsanın Göçü: İlk Dizelerdeki İsyan ve Kabul
Şarkı, adeta dünyaya bir sesleniş, bir sitemle başlıyor:
Bu açılış, “yalan dünya” tabiriyle dünyanın geçici, aldatıcı ve nihayetinde tatmin edici olmayan doğasına yapılan güçlü bir gönderme. Cem Yıldız, bu dizelerle dünyaya karşı bir meydan okuma, bir isyan değil, daha çok bir kabulleniş sergiliyor. “Sana konan göçer bir gün” ifadesi, insanın bu dünyadaki varlığının sadece bir misafirlik olduğunu, her canlının bir gün bu sahneden ayrılacağını net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu, kadim bilgeliklerin, tasavvufi öğretilerin de temelinde yer alan ‘dünyanın faniliği’ fikrinin modern bir yorumu adeta. “Cem Yıldız – Dâr-ı Dünya” şarkısı, bu ilk dizelerden itibaren dinleyicisine hayatın geçiciliğini fısıldıyor.
İnsan Bir Ekin Misali: Yaşamın Hasadı
Şarkı, insanın varoluşunu doğa metaforlarıyla derinleştiriyor:
“İnsan bir ekin misali” benzetmesi, yaşamın döngüselliğini ve kaçınılmaz sonunu çok çarpıcı bir şekilde ifade ediyor. Tıpkı toprağa ekilen bir tohumun büyüyüp olgunlaştıktan sonra biçilmesi gibi, insan ömrü de belirli bir süreye sahip ve sonunda ‘biçilecektir’. Bu “biçilme” eylemi, doğrudan ölümü temsil ediyor. Burada “seni eken” ifadesi, bir yaratıcıya, kadere ya da evrensel bir güce atıfta bulunarak, insanın kendi iradesi dışında bir başlangıcı ve sonu olduğunu vurguluyor. “Dâr-ı Dünya şarkı sözleri” bu noktada, insanın acizliğini ve yaşamın büyük döngüsündeki yerini hatırlatıyor.
Yeşil Yapraktan Kefen Yırtmaya: Hayat ve Ölümün Tezatı
Şarkının en keskin tezatlarından biri bu bölümde karşımıza çıkıyor:
“Yer üstünde yeşil yaprak,” hayatın canlılığını, tazeliğini, umudunu ve varoluşun gözle görülür güzelliğini simgeliyor. İnsanın yaşam enerjisini, gençliğini ve dünyaya tutunma arzusunu temsil ediyor. Ancak bu canlılığın hemen ardından gelen “Yeraltında kefen yırtmak” ifadesi, ölümün soğuk, acımasız ve kaçınılmaz gerçeğini yüzümüze vuruyor. Bu iki dize arasındaki ani geçiş, hayatın ne kadar kısa, kırılgan ve bir anda sona erebilecek bir olgu olduğunu vurguluyor. Cem Yıldız, “Dâr-ı Dünya” ile hayatın o ince çizgisini, varlık ile yokluk arasındaki mesafeyi adeta gözler önüne seriyor.
Kara Toprak ve Nihai Ayrılık: Sonsuz Döngü
Şarkı, ölümden sonraki nihai durağı ve toprağın bile bizi terk edişini işleyerek doruk noktasına ulaşıyor:
“Yastığımız kara toprak” ifadesi, ölümden sonraki nihai huzur durağını, mezarı ve toprağın kucaklayıcılığını betimliyor. Ancak Cem Yıldız, bu dizelerde bir adım daha ileri giderek, toprağın bile bizi sonsuza dek tutmayacağı fikrini ortaya atıyor: “O da bizi atar bir gün.” Bu, yalnızca bedenin çürüyüp yok olması, elementlerine ayrışması değil, aynı zamanda varoluşun en derin katmanlarında bile bir yok oluşun, bir değişimin, bir unutulmanın olduğu fikrini taşıyor. Üç kez tekrarlanan “O da bizi atar bir gün” dizesi, bu kaçınılmaz gerçeği pekiştiriyor, adeta bir ilahi gibi zihinlere kazıyor. “Cem Yıldız – Dâr-ı Dünya” şarkısının bu son kısmı, insanın fani varlığını, dünyanın geçiciliğini ve ölümün evrenselliğini derinlemesine işleyen bir ağıt niteliğinde.
Bu şarkı, sade ama derin anlamlar barındıran sözleriyle, dinleyicisini yaşamın ve ölümün döngüsü üzerine düşünmeye sevk eden, zamana meydan okuyan bir eser olarak hafızalarda yerini alıyor.