Ceg – Cinayet Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Ceg 🕒 17 Tem 2025
Ceg – Cinayet video

🎵 Ceg – Cinayet Sözleri

(Rolly, make that shit bounce)

Artık edemem şikâyet (Şikâyet), hey
Kafamın içinde cinayet (Cinayet)
Nefretin acına işaret (İşaret), mm
Kafamın içinde cinayet (Cinayet), ey
Bi' sürü şeytanla cima et (Ah)
Olmıy'cak acına şifa ve (Şifa, yey)
Olmıy'cak acına bi' çare (Çare), ey
Kafanın içinde cinayet, ah

Kendimi fişfikliyorum, hadi devam et (Hadi devam et)
Üretemiyorum üretip bahane (Aşırı sarhoşum)
Bu gece yatağım laminant parke
Kalbimin içi bi' yıkık harabe
Sanırım aklımı kaçırdım (Kaçırdım)
Dün gece düşünüp taşındım (Taşındım)
Kafamız karışık aşırı (Aşırı)
Sanırım yolumu şaşırdım (Şaşırdım)
Başından beri bi' haşarı (Haşarı, mm)
Başardı bunu tek başına (Başına, mm)
Ve dönsem on sekiz yaşıma (Ah)
Her şeyi farklı yaşarım

Hepimiz burada mahsuruz
Sokaklar soğuk ve namussuz
Sokaklar soğuk ve kanunsuz, ah
Sadece doğarken masumuz
Yüksekten korkmamızın sebebi aşağı düşme arzumuz

Artık edemem şikâyet (Şikâyet), hey
Kafamın içinde cinayet (Cinayet)
Nefretin acına işaret (İşaret), mm
Kafamın içinde cinayet (Cinayet), ey
Bi' sürü şeytanla cima et (Ah)
Olmıy'cak acına şifa ve (Şifa, yey)
Olmıy'cak acına bi' çare (Çare), ey
Kafanın içinde cinayet, ah

(Mahir Akın, il est talentueux et fou)

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu
Ceg’in “Cinayet” şarkı sözleri, dinleyeni derin bir içsel yolculuğa çıkaran, karanlık ve çarpıcı bir tablo çiziyor. Şarkı, adından da anlaşılacağı üzere, fiziksel bir eylemden ziyade zihnin ve ruhun derinliklerinde yaşanan bir yıkımı, bir hesaplaşmayı konu alıyor. Bu şarkıda Ceg, modern insanın ruh hallerini, çaresizliklerini ve kendiyle olan mücadelesini ustaca dile getiriyor.

İçsel Şikâyet ve Çaresizlik Hali

Şarkının açılışında, Ceg’in kaleminden dökülen şu dizeler, bir teslimiyet ve kabullenişin işaretlerini taşıyor:
Artık edemem şikâyet (Şikâyet), hey
Kafamın içinde cinayet (Cinayet)
Nefretin acına işaret (İşaret), mm
Kafamın içinde cinayet (Cinayet), ey
Bu satırlar, dış dünyaya karşı duyulan şikâyetlerin anlamsızlığını ve asıl mücadelenin kişinin kendi zihninde yaşandığını vurguluyor. “Kafamın içinde cinayet” ifadesi, sadece kötü düşünceleri değil, aynı zamanda umutların, hayallerin, hatta belki de masumiyetin öldürüldüğü bir psikolojik durumu anlatıyor. Nefretin acıya işaret etmesi, bu içsel yıkımın bir sonucu olarak ortaya çıkan şiddetli duygusal sancıyı gözler önüne seriyor. Ceg’in “Cinayet” adlı bu eserinde, bu içsel savaşın net bir dışavurumuyla karşılaşıyoruz. Şarkı, bu çaresizlik halini daha da derinleştirerek devam ediyor:
Bi’ sürü şeytanla cima et (Ah)
Olmıy’cak acına şifa ve (Şifa, yey)
Olmıy’cak acına bi’ çare (Çare), ey
Kafanın içinde cinayet, ah
Buradaki “şeytanla cima etme” metaforu, kişinin kendi karanlık yönleriyle, olumsuz dürtüleriyle, belki de vicdan azaplarıyla yüzleşmesini, hatta onlarla bir nevi uzlaşmasını simgeliyor. Bu uzlaşma, bir kurtuluş değil, aksine daha da derin bir bataklığa sürüklenişi ifade ediyor. Şifa ve çare bulunamayacağı vurgusu, bu içsel “cinayetin” geri dönülmezliğini ve kişinin bu durumla yaşamaya mahkum olduğunu hissetmesini anlatıyor. Ceg, “Cinayet” şarkı sözlerinde bu umutsuzluğu çarpıcı bir şekilde işliyor.

Kaybolmuşluk ve Yıkık Bir Ruh Hali

Şarkının ilerleyen bölümlerinde, sanatçı bu içsel karmaşanın getirdiği fiziksel ve ruhsal yorgunluğu gözler önüne seriyor:
Kendimi fişfikliyorum, hadi devam et (Hadi devam et)
Üretemiyorum üretip bahane (Aşırı sarhoşum)
Bu gece yatağım laminant parke
Kalbimin içi bi’ yıkık harabe
“Kendini fişfiklemek,” bir nevi kendini kamçılamak, zorlamak anlamına gelirken, “bahane üretememe” ve “aşırı sarhoşluk” durumu, kişinin artık kaçacak bir yer bulamadığını, gerçeklerle yüzleşmek zorunda kaldığını gösteriyor. Laminant parke üzerindeki yatak imgesi, soğuk, konforsuz ve gerçekçi bir yaşam alanını tasvir ederken, “kalbimin içi bi’ yıkık harabe” dizesi, bu fiziksel soğukluğun ruhsal bir çöküntüye dönüştüğünü ortaya koyuyor. Ceg’in “Cinayet”indeki bu imgeler, dinleyenin zihninde güçlü bir etki bırakıyor. Akıl sağlığının sınırlarında gezinen bir ruh halini ise şu sözler özetliyor:
Sanırım aklımı kaçırdım (Kaçırdım)
Dün gece düşünüp taşındım (Taşındım)
Kafamız karışık aşırı (Aşırı)
Sanırım yolumu şaşırdım (Şaşırdım)
Başından beri bi’ haşarı (Haşarı, mm)
Başardı bunu tek başına (Başına, mm)
Ve dönsem on sekiz yaşıma (Ah)
Her şeyi farklı yaşarım
Bu dizeler, yoğun bir düşünsel sürecin ardından gelen zihinsel bir tükenişi ve kafa karışıklığını ifade ediyor. “Yolunu şaşırmak,” hayat amacını, yönünü kaybetmenin metaforu. “Başından beri bi’ haşarı” ifadesi, belki de kişinin gençliğinden beri taşıdığı asi, yaramaz ya da kural tanımaz bir yapının, bu içsel “cinayete” zemin hazırladığını düşündürüyor. On sekiz yaşına dönme arzusu ise, geçmişe duyulan pişmanlığı ve farklı bir yaşam seçeneği arayışını ortaya koyuyor. Bu, Ceg’in “Cinayet” şarkısında sıkça rastladığımız bir iç hesaplaşma teması.

Varoluşsal Mahsuriyet ve Masumiyetin Yitimi

Şarkının en can alıcı ve evrensel mesajlar içeren bölümlerinden biri ise şu dizeler:
Hepimiz burada mahsuruz
Sokaklar soğuk ve namussuz
Sokaklar soğuk ve kanunsuz, ah
Sadece doğarken masumuz
Yüksekten korkmamızın sebebi aşağı düşme arzumuz
Burada “Cinayet” teması, kişisel bir iç çatışmadan toplumsal bir gözleme doğru genişliyor. “Hepimiz burada mahsuruz” ifadesi, sadece sanatçının değil, modern dünyanın bireylerinin ortak bir sıkışmışlık hissini paylaştığını gösteriyor. “Soğuk, namussuz ve kanunsuz sokaklar,” dış dünyanın acımasızlığını, ahlaki çöküşünü ve adaletsizliğini simgeliyor. “Sadece doğarken masumuz” dizesi, insanların dünyaya saf ve temiz geldiğini ancak yaşamın getirdiği koşulların ve deneyimlerin bu masumiyeti nasıl yok ettiğini anlatıyor. Şarkının en vurucu felsefi cümlesi ise “Yüksekten korkmamızın sebebi aşağı düşme arzumuz” oluyor. Bu dize, insan psikolojisinin derinliklerine inerek, başarısızlık korkumuzun altında yatan paradoksal bir yıkım arzusunu veya en azından bu olasılığın bilincini ortaya koyuyor. Belki de bu, kişinin içindeki “cinayet”in bir başka yansımasıdır; bir yandan düşmekten korkarken, diğer yandan bilinçaltında bu düşüşü arzulayan bir yanın varlığı. Ceg’in “Cinayet” şarkısı, dinleyicisine bu derin sorgulamaları sunuyor. Ceg’in “Cinayet” şarkısı, modern insanın zihnindeki karmaşık döngüleri, çaresizlikleri ve varoluşsal sorgulamaları cesurca ele alan, hem kişisel hem de toplumsal bir aynalama görevi görüyor. Bu sözler, sadece bir şarkıdan öte, ruhun labirentlerinde yankılanan bir çığlık.