Cankat Erdoğan & Güler Duman – Kara Bağrım Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Cankat Erdoğan & Güler Duman 🕒 20 Tem 2025
Cankat Erdoğan & Güler Duman – Kara Bağrım video

🎵 Cankat Erdoğan & Güler Duman – Kara Bağrım Sözleri

Kara bağrım yanar oldu bugünler
Kaldır at gönlünden silinsin kinler
Zor bulursun benim gibi seveni
Çıkmıyor aklımdan geçen o günler

Benzerin yok eşin çok zor bulunur
Huri misin melek misin gel söyle
Hangi aşiretten kimin neyisin
Seversen Mevlayı nolur gel söyle

Kara bağrım yanar oldu bugünler
Kaldır at gönlünden silinsin kinler
Zor bulursun benim gibi seveni
Çıkmıyor aklımdan geçen o günler

Bunca yıldır beni ağlatan felek
Ahtım var olursa tuttum bir dilek
O yâr benim olsun barabar ölek
Aslı mısın Şirin misin gel söyle
O yâr benim olsun barabar ölek
Şirin misin Leyla mısın gel söyle

Kara bağrım yanar oldu bugünler
Kaldır at gönlünden silinsin kinler
Zor bulursun benim gibi seveni
Çıkmıyor aklımdan geçen o günler

Duyan yok Erdoğan bunca zarımı
Dağlar almış dumanını karını
Düşte gördüm boynu bükük yârimi
Yalvarırım Aslı mısın gel söyle

Kara bağrım yanar oldu bugünler
Kaldır at gönlünden silinsin kinler
Zor bulursun benim gibi seveni
Çıkmıyor aklımdan geçen o günler

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Cankat Erdoğan ve Güler Duman’ın sesinden yükselen “Kara Bağrım”, derin bir acının, özlemin ve kaybedilen bir aşkın feryadını yüreklere taşıyor. Bu şarkı sözleri, sadece bir melodiye eşlik etmekle kalmıyor, aynı zamanda Anadolu irfanında kök salmış kadim bir sevda anlayışının modern bir yorumunu sunuyor. Her dizesi, dinleyenin ruhunda tanıdık bir sızıya dokunuyor, adeta geçmişten gelen bir ağıt gibi yankılanıyor.

Yanık Bir Kalbin Feryadı: “Kara Bağrım Yanar Oldu Bugünler”

Şarkının açılış dizeleri, dinleyiciyi doğrudan bir yanık yüreğin içine çekiyor. Cankat Erdoğan & Güler Duman – Kara Bağrım şarkı sözleri, kahramanın içsel yangınını net bir şekilde ortaya koyuyor:

Kara bağrım yanar oldu bugünler
Kaldır at gönlünden silinsin kinler
Zor bulursun benim gibi seveni
Çıkmıyor aklımdan geçen o günler

Burada “kara bağır”, sadece fiziksel bir organ olmaktan çıkıp, derin bir kederin, acının ve hasretin metaforu haline geliyor. “Yanar oldu bugünler” ifadesi, bu acının güncel ve yakıcı olduğunu vurgularken, geçmişe duyulan özlemin de hâlâ taze olduğunu gösteriyor. Şarkıdaki kahraman, sevdiğine seslenerek “kaldır at gönlünden silinsin kinler” diyor; bu, belki de aralarındaki bir dargınlığa, bir yanlış anlaşılmaya işaret ediyor olabilir. Kendi sevgisinin eşsizliğini “zor bulursun benim gibi seveni” dizesiyle dile getirmesi, bu aşkın ne denli özel ve vazgeçilmez olduğunu anlatıyor. Geçmiş günlerin akıldan çıkmaması ise, yaşananların sadece birer anı değil, ruhun derinliklerine kazınmış izler olduğunu gösteriyor. Cankat Erdoğan & Güler Duman’ın bu eseri, kaybedilen aşkın ağırlığını ve geçmişin gölgesini ustaca işliyor.

Sevgiliye Sesleniş ve Kimlik Arayışı: “Huri misin melek misin gel söyle”

Şarkının ilerleyen bölümlerinde, sevgiliye duyulan hayranlık ve onun gizemli kimliğine dair merak ön plana çıkıyor. “Kara Bağrım”ın bu dizeleri, sevilenin adeta dünyevi bir varlık olmadığının altını çiziyor:

Benzerin yok eşin çok zor bulunur
Huri misin melek misin gel söyle
Hangi aşiretten kimin neyisin
Seversen Mevlayı nolur gel söyle

“Benzerin yok eşin çok zor bulunur” ifadesi, sevgilinin benzersizliğini, tekliğini ve erişilmezliğini vurguluyor. Bu, sadece fiziksel bir güzellikten öte, ruhani bir çekiciliği de işaret ediyor. “Huri misin melek misin” sorusu, sevgiliyi ilahi bir varlık mertebesine yükseltirken, ona duyulan aşkın kutsallığını da gözler önüne seriyor. “Hangi aşiretten kimin neyisin” sorusu ise, sevgilinin dünyevi kökenlerine dair bir merakı, onu daha iyi tanıma arzusunu ve belki de ona ulaşmanın yollarını arayan bir çaresizliği yansıtıyor. “Seversen Mevlayı nolur gel söyle” cümlesi, sevginin kutsallığına, ilahi bir güce yemin ederek sevgiliden bir cevap alma isteğini gösteriyor. Cankat Erdoğan & Güler Duman – Kara Bağrım, bu dizelerde aşkın hem dünyevi hem de uhrevi boyutlarını bir araya getiriyor.

Kadim Aşk Hikayelerine Atıf ve Sonsuzluk Dileği

Şarkının sözleri, Türk halk edebiyatının köklü aşk hikayelerine göndermeler yaparak, bu sevdanın ne denli derin ve zamansız olduğunu vurguluyor:

Bunca yıldır beni ağlatan felek
Ahtım var olursa tuttum bir dilek
O yâr benim olsun barabar ölek
Aslı mısın Şirin misin gel söyle
O yâr benim olsun barabar ölek
Şirin misin Leyla mısın gel söyle

“Bunca yıldır beni ağlatan felek” dizesi, kaderin acımasızlığına ve yaşanan zorluklara bir isyanı dile getiriyor. Kahraman, “ahtım var olursa tuttum bir dilek” diyerek, bu zorluklara rağmen umudunu yitirmediğini ve tek bir dileği olduğunu belirtiyor: “O yâr benim olsun barabar ölek”. Bu ifade, aşkın en uç noktasını, sevgiliyle birlikte ölmeyi bile göze alacak kadar derin bir bağlılığı anlatıyor. Aslı ile Kerem, Şirin ile Ferhat, Leyla ile Mecnun gibi efsanevi aşıkların adlarının anılması, bu sevginin sıradan olmadığını, yüzyıllardır anlatılan o büyük ve tutkulu aşklardan biri olduğunu ima ediyor. “Kara Bağrım” şarkısı, bu kadim hikayelerle bağ kurarak, evrensel bir aşk acısını ve özlemini dile getiriyor.

Son Feryat ve Hüznün Doruk Noktası

Şarkının son bölümü, kahramanın çaresizliğini ve yalnızlığını daha da derinleştiriyor:

Duyan yok Erdoğan bunca zarımı
Dağlar almış dumanını karını
Düşte gördüm boynu bükük yârimi
Yalvarırım Aslı mısın gel söyle

“Duyan yok Erdoğan bunca zarımı” dizesi, sözlerin yazarına bir gönderme yaparak, bu acının kişisel ve derinliğini vurguluyor. Kahramanın acısı o kadar büyük ki, kimse onu duymuyor, anlamıyor. “Dağlar almış dumanını karını” ifadesi, doğanın bile bu acıya ortak olduğunu, hüzünlü bir atmosferin her yanı sardığını gösteriyor. “Düşte gördüm boynu bükük yârimi” dizesi, özlemin ve hasretin uykulara bile sirayet ettiğini, sevgilinin acı çeken, boynu bükük halinin rüyalara yansıdığını anlatıyor. Bu, kahramanın sevgilisine duyduğu derin empatinin ve onun için hissettiği kederin bir göstergesi. Tekrar “Yalvarırım Aslı mısın gel söyle” diyerek, bu efsanevi aşk hikayelerine atıfta bulunması, kendi aşkının da aynı derecede trajik ve büyük olduğunu düşündüğünü ortaya koyuyor. Cankat Erdoğan & Güler Duman’ın bu eseri, aşkın ve ayrılığın insan ruhunda bıraktığı derin izleri, Anadolu’nun o kendine has hüzünlü ve etkileyici diliyle anlatıyor.