
🎵 Can Toğrulca & Zedi – Düşünemedim ki Sözleri
Omuzuma yüksün
Yaralarım artık
Seve seve yandım öldüm sana
Alışamadım da zaten buna
Düşünemedim ki
Kaçamadım hayır
Bile bile düştü gönlüm zora
Yaranamadım da zaten buna
Alacağın olsun
Kör olası bahtım
Kaderime küstüm hakkım haram
Sebebine çekmem artık zarar
Sonum oldun çarem yok artık
Uykumdan gafil avlandım
Korkum yok zaten duamsın
Kabul olmanı beklerken yandım
Bırak aşkı al anılarımı
Sana yazdım sayfayı karaladım
Saymadım onca şeyi
Kalbimde bıraktın sancıları
Korktum senden değil Allahtan
Yanmam sandın yanacaksın
Aklımda hep mi kalacaksın
Sen sen gibisine layıksın
Şu ezanlara sor beni
Bir vicdanın varsa
Yeter artık bu yangın
Kabustan uyandım
Sana sevmeyi öğretemedim
Kor alevlere düştüm
Yüreğimi yere salıp üzerinede mi bastın
Kabustan uyandım
Ama bunu ben
Düşünemedim ki
Kaçamadım hayır
Bile bile düştü gönlüm zora
Yaranamadım da zaten buna
Bildim bilmez dedin
Gördüm görmez dedin
Sevdim sevmez din
Her şeyden vaz geçtim
Düşünemedim ki
Kaçamadım hayır
Bile bile düştü gönlüm zora
Yaranamadım da zaten buna
Alacağın olsun
Kör olası bahtım
Kaderime küstüm hakkım haram
Sebebine çekmem artık zarar
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuHer şarkı bir hikaye anlatır, bazıları ise dinleyenin ruhunda derin izler bırakır. Can Toğrulca & Zedi'nin "Düşünemedim ki" şarkısı da işte tam böyle bir eser. Dinlerken, aşkın en çaresiz anlarında sıkışıp kalmış bir ruhun feryadına şahit oluyoruz. Sözler, adeta bir itirafname, bir pişmanlık ve kabullenişin iç içe geçtiği bir döngüyü resmediyor.
Yük Olan Aşk ve Çaresiz Bir Kabulleniş
Şarkının açılış dizeleri, ilişkinin ağırlığını ve geride bıraktığı yaraları doğrudan hissettiriyor:
Burada "omuzuma yüksün" ifadesi, sevilen kişinin artık bir yük haline geldiğini, ancak bu yükün de bir zamanlar seve seve taşındığını anlatıyor. "Seve seve yandım öldüm sana" dizesi, aşkın ne denli yıkıcı bir tutkuya dönüştüğünü, kişinin kendini bu uğurda feda ettiğini ancak bu acıya "alışamadığını" dile getiriyor. Can Toğrulca & Zedi, dinleyicisine, aşkın getirdiği yıkımın ne kadar öznel ve katlanılmaz olabileceğini, tüm fedakarlıklara rağmen bir türlü kabullenilemeyen bir ağırlık bıraktığını gösteriyor.
"Düşünemedim ki": Pişmanlık ve Kaderin Pençesinde
Nakarat, şarkının ana temasını ve anlatıcının içinde bulunduğu durumu özetliyor:
"Düşünemedim ki" ifadesi, bir anlık gafletin, belki de aşkın kör edici gücünün bir sonucu olarak ortaya çıkan pişmanlığı vurguluyor. "Kaçamadım hayır" ve "bile bile düştü gönlüm zora" dizeleri ise, bu durumun farkında olunmasına rağmen bir tür kadercilikle kabullenildiğini, kişinin kendi duygularına karşı koyamadığını gösteriyor. "Yaranamadım da zaten buna" ise, tüm bu çabaya rağmen karşı taraftan beklenen karşılığın veya takdirin gelmediğinin acı itirafı. Bu döngü, "Düşünemedim ki" şarkısının kalbinde atıyor ve dinleyeni de bu çaresizliğe ortak ediyor.
Bahtıma İsyan ve Son Bir Uyarı
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, anlatıcının bu duruma karşı bir isyanı ve aynı zamanda bir uyarı yükseliyor:
Bu dizeler, kişisel acının ötesine geçip, kaderle hesaplaşmayı ifade ediyor. "Alacağın olsun" bir sitem, "kör olası bahtım" ise acımasız bir serzeniş. "Kaderime küstüm hakkım haram" ile tüm hakkını helal etmediğini ve artık bu ilişkinin getirdiği zararı çekmeyeceğini açıkça belirtiyor. Bu, "Can Toğrulca & Zedi – Düşünemedim ki" şarkısının bir dönüm noktası; pasif kabullenişten, kendi sınırlarını çizmeye doğru bir evriliş.
Devamında gelen sert ve uyarıcı ton, ilişkinin getirdiği hayal kırıklığını ve öfkeyi yansıtıyor:
"Sonum oldun çarem yok artık" ifadesi, ilişkinin kişiyi tükettiğini ve bir çıkış yolu bırakmadığını gösteriyor. "Uykumdan gafil avlandım" ise, beklenmedik bir anda, hazırlıksız yakalanılan bir yıkımı anlatıyor. "Korkum yok zaten duamsın / Kabul olmanı beklerken yandım" çelişkili bir ifade; sevilen kişi hem bir dua kadar değerli hem de onun kabulünü beklemek kişiyi yakıp kavurmuş. Anılarla vedalaşma isteği ("Bırak aşkı al anılarımı"), yaşananların ağırlığını ve kalpte bıraktığı "sancıları" vurguluyor. "Korktum senden değil Allahtan" dizesi, ilahi adalete olan inancı ve bu ilişkinin getirdiği günahkarlık hissini ortaya koyarken, "Yanmam sandın yanacaksın" ve "Sen sen gibisine layıksın" sert uyarılar, karşı tarafa yapılan keskin bir gönderme ve gelecekte yaşanacak olası pişmanlıklara işaret ediyor.
Vicdanlara Sesleniş ve Acı Bir Uyanış
Şarkının sonlarına doğru, anlatıcı vicdanlara sesleniyor ve kendi uyanışını dile getiriyor:
"Şu ezanlara sor beni" dizesi, ilahi şahitliğe başvurarak yaşanan acının ve mağduriyetin derinliğini vurguluyor. "Bir vicdanın varsa" ise, karşı tarafa yapılan son bir çağrı, bir hesaplaşma isteği. "Yeter artık bu yangın / Kabustan uyandım" ifadeleri, uzun süreli bir acı ve yanılgıdan nihayet kurtuluşu, bir uyanışı temsil ediyor. Ancak bu uyanış bile acı dolu: "Sana sevmeyi öğretemedim" ve "Yüreğimi yere salıp üzerinede mi bastın" dizeleri, fedakarlıkların karşılıksız kalmasını ve kalbinin acımasızca çiğnendiğini gösteriyor. Bu, Can Toğrulca & Zedi'nin "Düşünemedim ki" şarkısında işlediği aşkın en karanlık yüzlerinden biri.
Şarkı, bu derin acı ve uyanışın ardından tekrar nakarata dönerek, yaşanan tüm bu süreçlerin en başında "düşünülemeyen" bir hatadan kaynaklandığını bir kez daha hatırlatıyor. "Bildim bilmez dedin / Gördüm görmez dedin / Sevdim sevmez din / Her şeyden vaz geçtim" dizeleri ise, karşı tarafın sürekli inkar ve göz ardı edişini, anlatıcının ise sonunda her şeyden vazgeçtiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. "Düşünemedim ki" şarkısı, aşkın karmaşık, yıpratıcı ve bazen de insanı kör eden doğasını, tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren güçlü bir eser olarak akıllarda yerini alıyor.