SanatçıÇağan Şengül

🎵 Çağan Şengül – Benimle Kal Sözleri
Yüzün eski bir şiirdi
Çok kez yazılmış
Üstü karalanmış
Sevilmek bir savaş değil mi?
Çok yalan bulaşmış
Defalarca yara almış
Yine de arıyorsam seni
Hükümsüzlüğün hakimiyim
Bile bile öleceğini
Sever mi her kalp katilini?
Durur zaman benimle kal bu akşam
Beni sen vur sen öldür
Beni sen büyüt sen döndür bu hayata
Uyur yaram derinde bak kanatma
Beni sen koru beni sen sakla
Beni sen kül et ya da hiç yakma yüreğimi
Durur zaman benimle kal bu akşam
Uyur yaram derinde bak kanatma
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuÇağan Şengül – Benimle Kal: Yaralı Ruhların Şiiri
Müzik dünyasında kendine özgü bir yer edinen Çağan Şengül, “Benimle Kal” şarkısı ile dinleyicilerini derin bir duygusal yolculuğa çıkarıyor. Şarkının sözleri, aşkın karmaşık, çoğu zaman acı veren ve paradokslarla dolu doğasını öyle incelikli bir dille işliyor ki, her dinleyişte yeni bir katman keşfetmek mümkün oluyor. Bir şarkı sözü yorumcusu olarak, “Benimle Kal”ın her dizesinde yankılanan o hüzünlü çağrıyı ve teslimiyeti sizlerle paylaşmak istiyorum.
Geçmişin İzleri ve Aşkın Savaş Meydanı
Şarkı, dinleyiciyi doğrudan bir kabullenişin ve yorgunluğun içine çekiyor. İlk dizeler, âşık olunan kişinin portresini çiziyor adeta:
Bu dizeler, karşımızdaki kişinin yalnızca fiziksel bir varlık olmadığını, aynı zamanda yaşanmışlıkların, deneyimlerin ve belki de hayal kırıklıklarının izlerini taşıyan derin bir metin olduğunu anlatıyor. “Eski bir şiir” benzetmesi, o yüzün zamana meydan okuyan bir güzelliğe ve anlam derinliğine sahip olduğunu fısıldarken, “çok kez yazılmış, üstü karalanmış” ifadeleri, bu güzelliğin defalarca sınandığını, belki de başkaları tarafından yeniden şekillendirilmeye çalışıldığını ya da geçmişte alınan yaraların izlerini taşıdığını gösteriyor. Çağan Şengül’ün “Benimle Kal” şarkısındaki bu metafor, kişinin ruhsal yorgunluğunu ve geçmişin yükünü omuzlarında taşıdığını hissettiriyor.
Ardından gelen soru ise, aşkın evrensel acısını sorguluyor:
Bu keskin soru, aşkın idealize edilmiş imajını yerle bir ediyor ve onu bir savaş meydanına benzetiyor. Sevilmenin, uğruna mücadele edilmesi gereken, yalanlarla ve aldatmacalarla dolu, defalarca yara alınan bir süreç olduğunu dile getiriyor. Bu, Çağan Şengül’ün “Benimle Kal”da işlediği gerçekçi ve acımasız aşk anlayışının temelini oluşturuyor. Aşkın getirdiği hayal kırıklıklarının birikimi, bu dizelerde kendini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Hükümsüzlüğün Hakimiyeti ve Katilin Kalbi
Şarkının en çarpıcı bölümlerinden biri, bu acıya rağmen duyulan vazgeçilmez çekimi anlatıyor:
Bu dizeler, bir çelişkinin ve teslimiyetin ilanı. Tüm o savaşlara, yalanlara ve yaralara rağmen o kişiyi aramaya devam etmek, bir tür “hükümsüzlüğün hakimiyeti” olmak anlamına geliyor. Bu ifade, kişinin kendi çaresizliğini, mantıksızlığını kabullendiğini ve bu durumun efendisi olduğunu belirtir. “Bile bile öleceğini / Sever mi her kalp katilini?” sorusu ise, ilişkinin yıkıcı doğasını ve âşık olunan kişinin adeta bir “katil” gibi ruha zarar verme potansiyelini gözler önüne seriyor. Ancak bu soru, aynı zamanda bu yıkıcılığa rağmen duyulan derin ve belki de sağlıksız bir bağımlılığı da ifşa ediyor. Çağan Şengül, “Benimle Kal” ile bu imkansız aşkın, bu acı veren çekimin izini sürüyor.
Zamanın Durduğu An ve Tam Bir Teslimiyet
Nakarat, şarkının duygusal zirvesini temsil ediyor:
“Durur zaman benimle kal bu akşam” ifadesi, bu kişinin varlığının o anı nasıl durdurduğunu, tüm diğer dertleri unutturduğunu gösteriyor. Bu, adeta bir sığınma, bir kaçış anı. Ancak asıl teslimiyet, sonraki dizelerde yatıyor: “Beni sen vur sen öldür / Beni sen büyüt sen döndür bu hayata.” Bu ifadeler, âşık olunan kişiye karşı tam bir teslimiyeti, varoluşun anahtarını ona verme arzusunu simgeliyor. Bu kişi, hem yıkıcı (“vur, öldür”) hem de yapıcı (“büyüt, döndür bu hayata”) bir güce sahip. Bu paradoksal istek, ilişkinin ne kadar derin ve hayati olduğunu, kişinin varoluşunu tamamen bu kişiye bağladığını gösteriyor. Çağan Şengül’ün “Benimle Kal” şarkısında bu çelişki, aşkın ve tutkunun en karanlık ve en parlak yüzlerini aynı anda sergiliyor.
Derin Yaralar ve Tekrar Edilen Çağrı
Şarkı, bu teslimiyeti bir adım öteye taşıyor:
“Uyur yaram derinde bak kanatma” dizesi, kişinin taşıdığı eski ve derin yaraların varlığını itiraf ediyor. Bu kişi, sevgilisinden bu yaraları yeniden açmamasını, acıları tazelememesini rica ediyor. Ancak hemen ardından gelen “Beni sen koru beni sen sakla” ifadesi, aynı kişiden şefkat ve himaye bekliyor. Bu, güven ve kırılganlığın iç içe geçtiği bir an. Son dize olan “Beni sen kül et ya da hiç yakma yüreğimi” ise, ilişkinin ya her şeyi tüketen bir tutkuyla yaşanmasını ya da hiç yaşanmamasını isteyen bir ‘ya hep ya hiç’ tavrını ortaya koyuyor. Bu, duygusal yoğunluğun ve ilişkinin taşıdığı riskin bir göstergesi. Çağan Şengül, “Benimle Kal” ile bu acımasız dürüstlüğü ve yoğunluğu dinleyicisine aktarıyor.
Nakaratın tekrarı olan “Durur zaman benimle kal bu akşam” ve “Uyur yaram derinde bak kanatma” dizeleri, bu duygusal döngünün, bu çaresiz çağrının ve derin yaraların sürekli olarak varlığını koruduğunu vurguluyor. Çağan Şengül’ün “Benimle Kal”ı, aşkın karmaşık, yıpratıcı ama bir o kadar da vazgeçilmez doğasına dair hüzünlü ve çarpıcı bir ağıt niteliğinde.