SanatçıBurak King

🎵 Burak King – Yanıyoruz Sözleri
Bi nedeni mi var? bi sebebi mi var?
Arasıra dolu yağar arasıra kar
Bi garezi mi var? bana arıyorum hep
Cinayet varsa delili de var
Bi nedeni mi var? bi sebebi mi var?
Arasıra dolu yağar arasıra kar
Bi garezi mi var? bana arıyorum hep
Cinayet varsa delili de var delili de var delili de var
Yanıyorum ah her dolunaya bir de sabah
Ekle yarim kahrıma kahr
Kal gitme özrün kabahat (drrrt)
Yanıyoruz ah her dolunaya bir de sabah
Ekle yarim kahrıma kahr
Kal gitme özrün kabahat
Sebebi ben miyim sorularının? (sorularının sorularının)
Oluru yoksa da boş yere yorulmayalım (yorulmayalım)
Cevabı ben miyim sorduğun sorularının? (sorularının sorularının)
Oluru yoksa da boş yere yorulmayalım (yorulmayalım)
Burak King – Yanıyoruz Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuHayatın Değişkenliği ve Sebep-Sonuç İlişkisi
Burak King’in “Yanıyoruz” şarkısının açılış dizeleri, dinleyicide hemen bir merak uyandırıyor, bir bilinmezliğin kapılarını aralıyor: Bu bölümde, hayatın öngörülemez doğası “Arasıra dolu yağar arasıra kar” dizesiyle çarpıcı bir şekilde ifade edilmiş. Tıpkı mevsimlerin ani değişimleri gibi, duygusal durumlar ve olaylar da beklenmedik bir şekilde karşımıza çıkabiliyor. Şarkının öznesi, bu belirsizlik karşısında bir anlam arayışı içinde. “Bi nedeni mi var? bi sebebi mi var?” soruları, yaşanan her şeyin ardında yatan görünmez bir gücü veya kaderi sorguluyor. “Bi garezi mi var? bana arıyorum hep” ifadesi, kişisel bir mağduriyet hissini ve bu olumsuzlukların kendisine karşı özel bir ‘düşmanlığı’ olup olmadığını araştırma çabasını ortaya koyuyor. Ancak en vurucu dizelerden biri şüphesiz “Cinayet varsa delili de var.” Bu metafor, yaşanan her acının, her kırılmanın, her ilişkinin bir “suç” gibi ele alındığını ve bu suçun da mutlaka bir kanıtı, bir sorumlusu olması gerektiğini düşündürüyor. Burak King, bu sözlerle, hayatın karmaşık denklemlerinde bile mantıksal bir sebep-sonuç ilişkisi aradığımızı dile getiriyor.Dolunaydan Sabaha Yanan Bir Ruh Hali
Burak King – Yanıyoruz şarkısının nakaratı, şarkının duygusal zirvesini oluşturuyor ve dinleyiciyi derinden etkileyen imgelerle dolu: “Yanıyoruz ah her dolunaya bir de sabah” ifadesi, bitmek bilmeyen bir acıyı, sürekli tazelenen bir yanmayı anlatıyor. Dolunay, genellikle mistik ve duygusal yoğunluğun sembolü iken, sabah yeni bir başlangıcı temsil eder. Ancak burada, her dolunay ve her sabah, bu yanma hissini yeniden canlandırıyor. Bu, acının döngüsel ve kaçınılmaz doğasına bir gönderme olabilir. “Ekle yarim kahrıma kahr” dizesi, zaten ağır olan bir yükün üzerine yenisinin eklenmesi isteği gibi paradoksal bir durumu ifade ediyor. Sanki acı, artık bir parçası haline gelmiş ve ondan vazgeçmek yerine, onu daha da sahiplenme eğilimi var. “Kal gitme özrün kabahat” ise, ilişkisel bir çıkmazı gözler önüne seriyor. Sevilen kişinin gitme ihtimali ve bunun getirdiği acı, o kadar büyük ki, ayrılığı engelleyecek her türlü bahane veya özür bile “kabahat” olarak görülüyor. Bu, gitme düşüncesinin kendisinin bile bir suç olduğunu, dolayısıyla özür dilemenin durumu daha da kötüleştirdiğini ima eden güçlü bir ifade. Burak King, bu sözlerle, aşkın ve ayrılığın karmaşık psikolojisini ustaca yansıtıyor.Cevapsız Sorular ve Boşuna Yorulmalar
Şarkının son bölümü, ilişkideki belirsizlik ve sonuçsuz kalma durumunu vurguluyor: Bu dizeler, karşılıklı bir sorgulama ve kendini merkeze koyma halini sergiliyor. “Sebebi ben miyim sorularının?” ve “Cevabı ben miyim sorduğun sorularının?” soruları, kişinin ilişkideki sorunların kaynağı veya çözümü olup olmadığını sorgulamasını gösteriyor. Bu, aynı zamanda karşı tarafın da sürekli bir şeyler sorduğunu, bir cevap aradığını ancak bu cevabın kendisinde olup olmadığını düşündüğünü ifade ediyor. “Oluru yoksa da boş yere yorulmayalım” cümlesi ise, tüm bu sorgulamaların, çabaların ve acıların beyhude olabileceği acı gerçeğini kabullenişi yansıtıyor. Eğer bir ilişkinin veya durumun bir geleceği yoksa, daha fazla çabalamanın, daha fazla yorulmanın anlamı da kalmayacaktır. Burak King, bu sözlerle, bazen en doğru kararın, sonuca ulaşamayacak bir mücadeleden vazgeçmek olduğunu, içsel huzurun ancak bu kabullenişle gelebileceğini fısıldıyor. “Yanıyoruz” şarkısı, bu anlamda, hem acıyı derinden yaşayan hem de bu acının mantıksal bir çözümünü arayan ruhların ortak sesi oluyor.Burak King’in “Yanıyoruz” şarkısı, sözleriyle dinleyicisini bir düşünce yolculuğuna çıkarıyor; hayatın iniş çıkışlarını, aşkın karmaşık denklemlerini ve insanın kendi içindeki bitmek bilmeyen sorgulamalarını ele alıyor. Bu şarkı, sadece bir dinleme deneyimi değil, aynı zamanda bir yaşam analizi sunuyor.