
Platformlarda Dinle
🎵 Burak Bulut & Serdar Ortaç – Yasemin Sözleri
Yoruldum efkardan, yalanlardan
Gittiğin günden beri ben sana mecburum
Çaresiz o aşklara mensubum
Alın yazım tılsımım efsunum
Seni sevmeye mecburum
Seni yaşamaya mecburum
Neden insan sevip de ayrılır
Neden gönül baharı yaşarken ağlanır
Ah be zalim söyle reva mı
Neden bu gözlerim gittiğin o andadır
Neden insan sevip de ayrılır
Neden gönül baharı yaşarken ağlanır
Ah be zalim söyle revamı
Neden bu gözlerim gittiğin o andadır
Yaseminler attım gezdiğin her yere
Bütün güzelliğin serildi üstüme
Çocukluk aşkımdın kolay kazanmadım
Nefes almıyorsam hala unutmadım
Saydım adım adım geçtiğin yolları
Nedense bir güne topladım ayları
Gözünden anlarım bi tek şeye kızsan
Demekki haklıyım eğer ağlıyorsam
Neden insan sevip de ayrılır
Neden gönül baharı yaşarken ağlanır
Ah be zalim söyle reva mı
Neden bu gözlerim gittiğin o andadır
Neden insan sevip de ayrılır
Neden gönül baharı yaşarken ağlanır
Ah be zalim söyle reva mı
Neden bu gözlerim gittiğin o andadır
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör Yorumu"Yoruldum Efkardan, Yalanlardan": Ayrılığın Yükü ve Kadercilik
Şarkının ilk dizeleri, dinleyeni doğrudan bir yorgunluk ve bıkkınlık atmosferine çekiyor: Burada söz konusu olan sadece fiziksel bir ayrılık değil, ruhsal bir çöküş. Şarkının öznesi, "efkar" ve "yalanlar"dan yorulmuş durumda. Bu yalanlar, belki de ayrılığın nedenleri ya da ayrılık sonrası söylenen teselliler olabilir. Ancak asıl vurgu, "gittiğin günden beri ben sana mecburum" ifadesinde yatıyor. Bu, bir seçimden öte, kaderci bir bağlılık. Aşk, artık bir tercih değil, bir zorunluluk halini almış. "Çaresiz o aşklara mensubum" dizesi, bu aşkın da diğerleri gibi çaresiz bir sona mahkum olduğunu, ancak yine de ondan kopamadığını gösteriyor. Sevgili, adeta bir "alın yazısı, tılsım, efsun" gibi mistik bir güçle donatılmış; bu da sevmeyi ve yaşamayı bir mecburiyete dönüştürüyor. Burak Bulut ve Serdar Ortaç'ın "Yasemin" şarkısında bu mecburiyet, dinleyicinin kalbine işliyor."Neden İnsan Sevip de Ayrılır?": Gönül Baharının Hıçkırıkları
Şarkının nakaratı, evrensel bir acıyı ve sorgulamayı dile getiriyor: Bu dizeler, aşkın en büyük paradokslarından birini, yani sevgi ve ayrılığın bir arada varoluşunu sorguluyor. "Gönül baharı yaşarken ağlanır" metaforu, mutluluğun en yoğun yaşandığı, umutların yeşerdiği bir dönemde dahi acının ve kederin varlığını vurguluyor. Sevgiliye yöneltilen "Ah be zalim söyle reva mı" serzenişi, bu ayrılığın haksızlığını ve acımasızlığını haykırıyor. Gözlerin hala "gittiğin o anda" kalmış olması ise, zamanın ve hayatın akışına rağmen, ayrılık anının zihinde ve ruhta donup kaldığını, bir türlü aşılamadığını gösteriyor. "Yasemin" şarkısının bu bölümü, ayrılık acısının ne denli zamansız ve etkileyici olduğunu gözler önüne seriyor.Yaseminler ve Çocukluk Aşkı: Unutulmaz Bir İz Bırakan Hatıralar
Şarkının ilerleyen bölümleri, kaybedilen aşkın derinliğini ve unutulmazlığını daha da pekiştiriyor: "Yaseminler attım gezdiğin her yere" dizesi, hem romantik hem de hüzünlü bir jesti simgeliyor. Yasemin çiçeğinin zarifliği ve kokusu, sevgiliye duyulan saf ve derin aşkı temsil ederken, bu eylem, aynı zamanda bir umutsuz bekleyişi de ifade ediyor olabilir. Sevgilinin "bütün güzelliğinin serilmesi", onun anısının veya fiziksel varlığının şarkının öznesini tamamen kapladığını, ondan kaçış olmadığını gösteriyor. "Çocukluk aşkımdın kolay kazanmadım" ifadesi, ilişkinin köklü geçmişine ve verilen emeğe vurgu yaparak, ayrılığın acısını katmerliyor. Bu aşk, sıradan bir heves değil, uzun yılların birikimi. "Nefes almıyorsam hala unutmadım" dizesi ise, abartılı bir ifadeyle bile olsa, unutmanın imkansızlığını, sevgilinin varlığının nefes almak kadar temel bir ihtiyaç haline geldiğini anlatıyor. Burak Bulut ve Serdar Ortaç'ın "Yasemin" yorumu, bu derin duygusal katmanları başarıyla aktarıyor."Saydım Adım Adım Geçtiğin Yolları": Obsesif Bağlılık ve Haklı Gözyaşları
Şarkının son bölümü, ayrılığın yarattığı takıntılı bağlılığı ve acının haklılığını gözler önüne seriyor: "Saydım adım adım geçtiğin yolları" dizesi, sevgilinin izini sürmek, onun yokluğunda bile varlığını hissetmek için gösterilen çaresiz bir çabayı ifade ediyor. Zamanın algısının bozulması, "bir güne topladım ayları" ifadesiyle netleşiyor; ayrılık acısı o kadar yoğun ki, uzun aylar tek bir acı dolu gün gibi hissediliyor. "Gözünden anlarım bi tek şeye kızsan" dizesi, ilişkinin derinliğini ve sevgilinin en küçük mimiklerinden bile ne anlaşıldığını gösteriyor. Bu, geçmişteki eşsiz anlayışın ve yakınlığın bir anısı. Ve nihayet, "Demekki haklıyım eğer ağlıyorsam" cümlesi, acının ve gözyaşlarının bir haklılık nişanesi olduğunu, bu kadar derin bir acının ancak gerçek bir kayıpla açıklanabileceğini vurguluyor. Burak Bulut ve Serdar Ortaç'ın "Yasemin" şarkısı, bu içsel hesaplaşmayı ve acının haklılığını dinleyiciye derinden hissettiriyor.