Bruno Mars – When I Was Your Man Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Bruno Mars 🕒 29 Eyl 2024
Bruno Mars – When I Was Your Man video

🎵 Bruno Mars – When I Was Your Man Sözleri

Same bed but it feels just a little bit bigger now
Our song on the radio but it don't sound the same
When our friends talk about you
All it does is just tear me down
'Cause my heart breaks a little
When I hear your name

It all just sounds like ooh-ooh, ooh-ooh
Mmm, too young, too dumb to realize

That I should've bought you flowers
And held your hand
Should've gave you all my hours
When I had the chance
Take you to every party
'Cause all you wanted to do was dance
Now my baby's dancing
But she's dancing with another man

My pride, my ego, my needs, and my selfish ways
Caused a good strong woman like you
To walk out my life
Now I never, never get to clean up the mess I made
And it haunts me every time I close my eyes

It all just sounds like ooh-ooh, ooh-ooh
Mmm, too young, too dumb to realize

That I should've bought you flowers
And held your hand
Should've gave you all my hours
When I had the chance
Take you to every party
'Cause all you wanted to do was dance
Now my baby's dancing
But she's dancing with another man

Although it hurts
I'll be the first to say that I was wrong
Oh, I know I'm probably much too late
To try and apologize for my mistakes
But I just want you to know

I hope he buys you flowers
I hope he holds your hand
Give you all his hours
When he has the chance
Take to every party
'Cause I remember how much you loved to dance
Do all the things I should have done
When I was your man

Do all the things I should have done
When I was your man

Bruno Mars – When I Was Your Man Şarkı Sözleri Türkçe Çeviri

Aynı yatak ama şimdi biraz daha büyük gibi
Radyoda bizim şarkımız var ama sesi aynı değil.
Arkadaşlarımız senin hakkında konuştuğunda
Tek yaptığı beni yıkmak.
Çünkü kalbim biraz kırılıyor
Adını duyduğumda

Hepsi ooh-ooh, ooh-ooh gibi geliyor.
Mmm, çok genç, fark edemeyecek kadar aptal

Sana çiçek almalıydım.
Ve elini tuttum
Bütün saatlerimi sana vermeliydim.
Şansım olduğunda
Seni her partiye götürür
Çünkü tek yapmak istediğin dans etmekti
Şimdi bebeğim dans ediyor
Ama o başka bir adamla dans ediyor.

Gururum, egom, ihtiyaçlarım ve bencil davranışlarım
Senin gibi güçlü bir kadının
Hayatımdan çıkmak için
Şimdi yaptığım pisliği asla ama asla temizleyemeyeceğim.
Ve gözlerimi her kapattığımda aklımdan çıkmıyor.

Hepsi ooh-ooh, ooh-ooh gibi geliyor.
Mmm, çok genç, fark edemeyecek kadar aptal

Sana çiçek almalıydım.
Ve elini tuttum
Bütün saatlerimi sana vermeliydim.
Şansım olduğunda
Seni her partiye götürür
Çünkü tek yapmak istediğin dans etmekti
Şimdi bebeğim dans ediyor
Ama o başka bir adamla dans ediyor.

Acıtmasına rağmen
Yanıldığımı söyleyen ilk kişi ben olacağım.
Biliyorum, muhtemelen çok geç kaldım.
Hatalarım için özür dilemeye çalışmak
Ama bilmeni isterim ki

Umarım sana çiçek alır.
Umarım elini tutar.
Tüm saatlerini sana ver
Şansı olduğunda
Her partiye götürün
Çünkü dans etmeyi ne kadar sevdiğini hatırlıyorum.
Yapmam gereken her şeyi yapmalıydım.
Ben senin erkeğinken

Yapmam gereken her şeyi yapmalıydım.
Ben senin erkeğinken

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Müzik dünyasının en dokunaklı baladlarından biri olan Bruno Mars – When I Was Your Man, dinleyicinin kalbine işleyen derin bir pişmanlık hikayesi sunar. Bu şarkı, kaybedilen bir aşkın ardından yaşanan "keşke"leri, geri dönülmez hataları ve acı dolu kabullenişi öyle samimi bir dille anlatır ki, dinleyen herkes kendi geçmişinden bir parça bulur.

Kaybolan Aşkın Boşluğu ve Yankılanan Melodiler

Şarkı, ilişkinin bitişinin ardından kahramanın hissettiği fiziksel ve duygusal boşluğu net bir şekilde ortaya koyar:

Same bed but it feels just a little bit bigger now
Our song on the radio but it don't sound the same
When our friends talk about you
All it does is just tear me down
'Cause my heart breaks a little
When I hear your name

"Aynı yatak ama şimdi biraz daha büyük gibi" dizesi, sevgilinin yokluğunun yarattığı fiziksel boşluğu ve yatağın omuzları saran sıcaklığının yerini soğuk bir genişliğe bırakmasını anlatır. Radyoda çalan "bizim şarkımız"ın artık aynı gelmemesi, paylaşılan anıların bile ayrılığın gölgesinde anlamını yitirdiğini gösterir. Arkadaşların eski sevgili hakkında konuşması ve adının duyulması, kahramanın kalbindeki yaranın her seferinde yeniden kanamasına neden olur. Bu dizeler, Bruno Mars – When I Was Your Man şarkısının ilk anlarından itibaren dinleyiciyi hüzne boğan atmosferini belirler.

It all just sounds like ooh-ooh, ooh-ooh
Mmm, too young, too dumb to realize

Bu kısım, kahramanın yaşadığı tüm bu acıların anlamsız bir uğultuya dönüştüğünü, pişmanlığın ve fark edememenin getirdiği bir koro gibi yankılandığını ifade eder. "Çok genç, fark edemeyecek kadar aptal" itirafı, geçmişteki hataların olgunlaşmamışlık ve düşüncesizlikten kaynaklandığını kabul etme cesaretini gösterir.

Yapılması Gerekenler ve Kaybedilen Şanslar

Şarkının nakaratı, kahramanın pişmanlık listesini ve sevgilisine hak ettiği değeri veremediği somut anları sıralar:

That I should've bought you flowers
And held your hand
Should've gave you all my hours
When I had the chance
Take you to every party
'Cause all you wanted to do was dance
Now my baby's dancing
But she's dancing with another man

"Sana çiçek almalıydım, elini tutmalıydım," basit ama derin anlamlar taşıyan bu eylemler, sevginin ve ilginin küçük ama önemli göstergeleridir. "Şansım varken bütün saatlerimi sana vermeliydim" diyerek zamanını ve dikkatini yeterince ayırmadığını itiraf eder. Özellikle "Tek yapmak istediğin dans etmekti" ve "Şimdi bebeğim dans ediyor ama başka bir adamla dans ediyor" dizeleri, kahramanın geçmişteki vurdumduymazlığının acı sonucunu gözler önüne serer. Onunla eğlenceyi paylaşmak yerine, şimdi başkasının onunla dans ettiğini görmek, Bruno Mars – When I Was Your Man şarkısının en keskin bıçaklarından biridir.

Ego, Gurur ve Geri Dönülmez Hatalar

Kahraman, ayrılığın asıl nedenini kendi içinde arar ve dürüstçe yüzleşir:

My pride, my ego, my needs, and my selfish ways
Caused a good strong woman like you
To walk out my life
Now I never, never get to clean up the mess I made
And it haunts me every time I close my eyes

Gurur, ego, bencil ihtiyaçlar... Bu kişisel kusurlar, böylesine "iyi ve güçlü bir kadının" hayatından çıkıp gitmesine neden olmuştur. Yaptığı "pisliği asla temizleyemeyecek" olması ve bu pişmanlığın gözlerini her kapattığında onu rahatsız etmesi, kahramanın çektiği azabı ve geri dönülmezlik hissini pekiştirir. Bu itiraf, Bruno Mars – When I Was Your Man şarkısının sadece bir aşk acısı değil, aynı zamanda kişisel sorumluluk ve özeleştiri üzerine de bir ağıt olduğunu gösterir.

Acı Dolu Bir Veda ve İyi Dilekler

Şarkının son bölümü, kahramanın acı dolu kabullenişini ve eski sevgilisine yönelik samimi dileklerini içerir:

Although it hurts
I'll be the first to say that I was wrong
Oh, I know I'm probably much too late
To try and apologize for my mistakes
But I just want you to know

Canı yansa da, hatasını kabul eden ilk kişi olacağını söyler. Özür dilemek için çok geç kaldığını bilse de, içinde kalan son bir dileği vardır. Bu kısım, Bruno Mars'ın "When I Was Your Man" şarkısına derin bir duygusal boyut katar.

I hope he buys you flowers
I hope he holds your hand
Give you all his hours
When he has the chance
Take to every party
'Cause I remember how much you loved to dance
Do all the things I should have done
When I was your man

Bu dizeler, şarkının en dokunaklı anlarından biridir. Kahraman, kendi yapamadıklarını yeni sevgilisinin yapmasını diler. Çiçek almasını, elini tutmasını, zamanını ona ayırmasını ve dans etmeyi ne kadar sevdiğini hatırlayarak onu partilere götürmesini umar. Bu, sadece bir pişmanlık değil, aynı zamanda eski sevgilisinin mutluluğunu içtenlikle arzulayan, bencil olmayan bir sevginin de ifadesidir. "Ben senin erkeğinken yapmam gereken her şeyi yapmalıydım" cümlesi, şarkının ana temasını özetler ve dinleyicide derin bir empati uyandırır. Bruno Mars – When I Was Your Man, bir ilişkinin kaybedilmesinin ardından yaşanan evrensel pişmanlık duygusunu, ustaca yazılmış sözlerle ve Bruno Mars'ın güçlü yorumuyla ölümsüzleştiren bir eserdir.