Birol Namoğlu – Zar Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Birol Namoğlu 🕒 15 Şub 2026
Birol Namoğlu – Zar video

🎵 Birol Namoğlu – Zar Sözleri

Ay vaktinde gel
Herkes uyurken
Sen ve dolunay ışık olmasın başka
Kimse duymasın yenildiğimizi
Kendi sahamızda, zaman dursun yüzyıl sürsün gülüşün

Artık iyi bir şeyler olsun
Artık iyi bir haber gelsin
Biz kazanalım bazen de ,bir de bizim zarımız tutsun

Artık iyi bir şeyler olsun artık iyi bir haber gelsin
Biz kazanalım bazen de ,bir de bizim zarımız tutsun

Düş vaktinde gel sislerin arasından
Bir müjde bir duman içime içime yayılan
Bir iksir olsun sevdan
Artık iyi bir şeyler olsun artık iyi bir haber gelsin
Biz kazanalım bazen de bir de bizim zarımız tutsun

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Birol Namoğlu – Zar Şarkı Sözleri: Umut ve Yenilginin Kesişiminde Bir Feryat

Müziğin ve sözlerin derinliklerine inmek, bir şarkının ruhunu anlamak benim için her zaman büyüleyici bir yolculuk olmuştur. Bugün, Birol Namoğlu’nun son derece dokunaklı eseri “Zar” ile bu yolculuğa çıkıyoruz. Birol Namoğlu, bu şarkıda insan ruhunun en kırılgan hallerini, umutla harmanlanmış bir yenilgi hissini ve kaderin cilvelerine karşı direniş arayışını dile getiriyor. “Zar” şarkı sözleri, dinleyeni adeta kendi iç hesaplaşmalarına davet eden, samimi ve güçlü bir anlatıma sahip.

Ay Işığında Gizlenen Yenilgi ve Zamanın Durdurulması Arzusu

Şarkının açılışı, adeta bir çağrı, bir yalvarış niteliğinde. Gecenin en mahrem saatlerinde, gözlerden uzak bir buluşma arzusunu dile getiriyor Birol Namoğlu:

Ay vaktinde gel Herkes uyurken
Sen ve dolunay ışık olmasın başka
Kimse duymasın yenildiğimizi
Kendi sahamızda, zaman dursun yüzyıl sürsün gülüşün

Bu dizeler, sadece bir sevgiliye yapılan bir davet değil, aynı zamanda dış dünyanın acımasız gerçeklerinden kaçışın, bir sığınak arayışının ifadesidir. “Herkes uyurken” gelme isteği, bu anın kutsallığını ve gizliliğini vurgularken, “Sen ve dolunay ışık olmasın başka” derken, bu özel ana hiçbir dış etkenin, hiçbir yargılayıcı gözün şahit olmaması arzusu ön plana çıkıyor. Bu, sadece iki kişinin var olduğu, saf ve bozulmamış bir anın özlemidir.

Ancak bu gizlilik arayışının altında yatan derin bir acı var: “Kimse duymasın yenildiğimizi”. Bu cümle, şarkının en vurucu noktalarından biri. Hayatın getirdiği zorluklar karşısında, belki de kişisel mücadelelerde yaşanan bir mağlubiyetin itirafı. “Kendi sahamızda” ifadesi, bu yenilginin ne kadar içsel, ne kadar kişisel bir alanla ilgili olduğunu gösteriyor. Olması gerekenin aksine, kendi kontrol alanında bile başarıya ulaşılamamış olmanın ağırlığı hissediliyor. Bu ağır yenilgi hissinin tek panzehiri ise, sevilen kişinin varlığı. “Zaman dursun yüzyıl sürsün gülüşün” dileği, bu anlık mutluluğa, bu gülüşe duyulan bağlılığı ve onu sonsuz kılma arzusunu gözler önüne seriyor. Birol Namoğlu’nun “Zar” şarkısındaki bu dizeler, kırılganlığın ve umudun iç içe geçtiği bir tablo çiziyor.

Kaderin Zarlarını Yeniden Atmak: “Bizim Zarımız Tutulsun”

Şarkının nakaratı, bu içsel yenilgiye karşı yükselen bir feryat, bir isyan ve aynı zamanda güçlü bir umut çağrısıdır:

Artık iyi bir şeyler olsun
Artık iyi bir haber gelsin
Biz kazanalım bazen de ,bir de bizim zarımız tutsun

Bu tekrarlanan nakarat, şarkının ana temasını oluşturuyor. “Artık iyi bir şeyler olsun” ve “iyi bir haber gelsin” dilekleri, sıradan bir temenniden öte, uzun süredir devam eden olumsuzluklara karşı bıkkınlık ve bir dönüm noktası arayışının ifadesidir. Hayatın getirdiği zorluklar ve sürekli kaybedişler karşısında, bu bir isyan çığlığıdır. “Biz kazanalım bazen de” ifadesi, sanki kaderin hep başkalarına gülümsediği, kendilerinin ise sürekli geride kaldığı hissiyatını yansıtıyor. Bu, evrensel bir insanlık halidir; herkesin zaman zaman hissettiği bir haksızlık duygusu.

Ve en önemlisi: “bir de bizim zarımız tutsun”. Bu metafor, şarkının adıyla da doğrudan bağlantılı. Hayat, çoğu zaman bir şans oyunu gibidir ve zarların nasıl düşeceği belirsizdir. Şarkıdaki “Zar” kelimesi, kaderin, şansın ve kontrol edemediğimiz olayların sembolü haline geliyor. Şarkıcı, bu zarın nihayet kendi lehlerine düşmesini, şansın kendilerinden yana olmasını diliyor. Bu, sadece bir dilek değil, aynı zamanda bir mücadele ve direniş çağrısıdır; kaderi kendi ellerinde şekillendirme arzusunun bir yansımasıdır. Birol Namoğlu, “Zar” ile dinleyicisine, umudun hiçbir zaman tamamen kaybolmaması gerektiğini hatırlatıyor.

Sislerin Arasından Gelen İksir: Aşkın Kurtarıcı Gücü

Şarkının ilerleyen kısımlarında, bu umut çağrısı daha da somutlaşır ve sevdanın kurtarıcı gücüne odaklanır:

Düş vaktinde gel sislerin arasından
Bir müjde bir duman içime içime yayılan
Bir iksir olsun sevdan
Artık iyi bir şeyler olsun artık iyi bir haber gelsin
Biz kazanalım bazen de bir de bizim zarımız tutsun

“Düş vaktinde gel sislerin arasından” dizeleri, yine gizemli ve romantik bir çağrıdır. “Düş vakti” ve “sislerin arasından” ifadeleri, bu buluşmanın adeta bir rüya gibi, gerçeküstü bir deneyim olacağını ima ediyor. Bu, sıradan bir geliş değil, bir mucize bekleyişidir. Gelen kişinin varlığı, “bir müjde” gibi karşılanıyor; beklenen iyi haberin cisimleşmiş hali. “Bir duman içime içime yayılan” ifadesi, bu sevdanın adeta bir buhar gibi, tüm benliği sarıp sarmalayan, içsel bir dönüşüm yaratan etkisini anlatıyor. Bu, sadece fiziksel bir yakınlık değil, ruhsal bir etkiyi ifade ediyor.

Ve bu dönüşümün doruk noktası: “Bir iksir olsun sevdan”. Sevda, burada sadece bir duygu değil, bir ilaç, bir şifa kaynağı, hatta bir büyü olarak tanımlanıyor. Yaşanan yenilgilerin, acıların ve olumsuzlukların üstesinden gelmek için ihtiyaç duyulan o sihirli formül, o hayat iksiri, sevilen kişinin varlığıdır. Birol Namoğlu, “Zar” şarkısında sevdanın bu iyileştirici, dönüştürücü gücüne olan inancını dile getiriyor. Tekrar eden nakarat ise, bu iksirin getireceği “iyi şeyler” ve “iyi haberler” beklentisini pekiştiriyor, zarların nihayet bizim lehimize dönmesi arzusunu bir kez daha vurguluyor. Birol Namoğlu’nun bu eseri, umudun ve sevginin en karanlık anlarda bile bir yol gösterici olabileceğini fısıldıyor.