SanatçıBetül Çiçekyurt

🎵 Betül Çiçekyurt – Bölündü Uykular Sözleri
Bölündü uykular
Uyku sızar hep
Damlar içime
Ben fark ederek (x2)
Sanki hala burdasın
Varlığını hissediyorum
Her gün, her geçen gün
O anı tekrar yaşıyorum
Gerçek değil miydi
Koca bi yalanla mı yaşıyorum
Her gözlerimi kapattığımda
Sana biraz daha yaklaşıyorum
Seni düşünmek
Kendimi kaybetmek gibi
Karanlık bir zindanda
Hapsolup kalmak gibi
Seni düşünmek
Aklımı kaybetmek gibi
Karanlık bir yoldayım
Her şey anlamsız şimdi
Bölündü uykular
Uyku sızar hep
Damlar içime
Ben fark ederek (x2)
Bu bi çıkış yolu
Tuzak değil
Yol alan bulur
Kaçarak değil (x2)
Kaçarak
Kaçarak
Kaçamazsın benden uzağa
Kaçarak
Kaçarak
Gidemezsin benden uzağa
Gidemezsin benden uzağa
Bölündü uykular
Uyku sızar hep
Damlar içime
Ben fark ederek (x2)
Betül Çiçekyurt – Bölündü Uykular Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuBetül Çiçekyurt'un "Bölündü Uykular" şarkısı, dinleyiciyi derin bir iç hesaplaşmanın ve farkındalığın labirentine çekiyor. Şarkı, sadece bir ayrılık acısını değil, bu acının zihnin en mahrem köşelerinde nasıl yankılandığını, uykunun bile bir kaçış olmaktan çıkıp bir yüzleşme alanına dönüştüğünü incelikle işliyor. Betül Çiçekyurt, bu eserinde kaybedilen bir bağın ardından gelen o kaçınılmaz yüzleşmeyi, uykusuz gecelerin ve sızan farkındalığın diliyle anlatıyor.
Uykunun Bölündüğü Yer: Farkındalığın Sızan Damlaları
Betül Çiçekyurt, daha ilk dizelerde uykuyu bir dinlenme aracı olmaktan çıkarıp, bilinçaltının sızıntı yaptığı bir kapıya dönüştürüyor. "Bölündü uykular" ifadesi, sadece fiziksel bir uykusuzluğu değil, aynı zamanda içsel bir dengenin bozulduğunu, huzurun paramparça olduğunu anlatıyor. "Uyku sızar hep, damlar içime" derken, uyku halinin getirmesi beklenen o dinginliğin yerine, adeta bir sıvının sürekli ve kontrolsüz bir şekilde içeri sızması gibi, bastırılmış duyguların, düşüncelerin ve anıların ruhun derinliklerine nüfuz ettiğini görüyoruz. Ve bu durum, en can alıcı noktasıyla, "Ben fark ederek" gerçekleşiyor. Bu, pasif bir acı çekme değil, acının her damlasının bilincine vararak yaşanmasıdır; bu farkındalık, acıyı daha da keskinleştiriyor, onu kaçınılmaz kılıyor. Betül Çiçekyurt'un bu dizelerdeki ustalığı, sıradan bir uykusuzluğu, varoluşsal bir sorgulamaya dönüştürmesinde yatıyor ve "Bölündü Uykular" şarkısının ana temasını belirliyor.
Geçmişin Gölgesi: Hala Buradasın
Betül Çiçekyurt – Bölündü Uykular şarkısının bu bölümü, kaybedilen bir aşkın ya da bağın ardından gelen o tanıdık hissi, yani fiziksel ayrılığa rağmen ruhsal varoluşun devamını anlatıyor. "Sanki hala burdasın, varlığını hissediyorum" ifadeleri, geçmişin sadece bir anı olmadığını, şimdiki zamanın her noktasında hissedilen canlı bir gerçeklik olduğunu vurguluyor. Betül Çiçekyurt, zamanın döngüselliğini "Her gün, her geçen gün, o anı tekrar yaşıyorum" diyerek ustaca dile getiriyor. Bu, sadece bir nostalji değil, aynı zamanda bir tür zaman hapsi; geçmişin en yoğun anlarının sürekli olarak yeniden deneyimlenmesi, belki de henüz kabullenilemeyen bir kaybın yansıması.
Gerçeklik ve Yalan Arasında: Gözlerimi Kapattığımda
"Bölündü Uykular" şarkısının bu bölümünde Betül Çiçekyurt, kaybın getirdiği zihinsel karmaşayı, gerçeklik algısının bulanıklığını ele alıyor. "Gerçek değil miydi, koca bi yalanla mı yaşıyorum" sorusu, yaşananların, hissedilenlerin bir yanılsama olup olmadığını sorgulayan derin bir iç çatışmayı gözler önüne seriyor. Bu, kişinin kendi hafızasına, kendi duygularına dahi güvenemediği, bir tür varoluşsal bunalımın ifadesidir. Ancak asıl çarpıcı olan, "Her gözlerimi kapattığımda, sana biraz daha yaklaşıyorum" dizesi. Normalde gözleri kapatmak, dış dünyadan uzaklaşmak ve uykuya dalmak için yapılan bir eylemken, burada tam tersi bir işlev görüyor; kaybolan sevgiliye, anılara bir sığınak oluyor. Bu, dış gerçekliğin acısından kaçıp içsel bir buluşma yaşama arzusunun, belki de tek tesellinin bir yansıması.
Kaybolan Benlik: Karanlık Bir Zindan
Betül Çiçekyurt, "Bölündü Uykular" ile aşkın ve kaybın insan ruhunda yarattığı yıkımı, benliğin nasıl dağıldığını çok güçlü imgelerle anlatıyor. "Seni düşünmek, kendimi kaybetmek gibi" ifadesi, sevilen kişinin düşüncesinin, bireyin kendi kimliğini nasıl yuttuğunu, onu adeta bir hiçliğe sürüklediğini gösteriyor. Bu düşünce, bir tür zihinsel hapis haline dönüşüyor; "Karanlık bir zindanda hapsolup kalmak gibi." Bu zindan, fiziksel bir yer değil, zihnin içinde kurulan, çıkışı olmayan bir keder ve özlem kapanı. İkinci dörtlükte bu durum daha da şiddetleniyor: "Aklımı kaybetmek gibi." Bu, sadece bir metafor değil, aynı zamanda kişinin gerçeklikle bağının ne kadar inceldiğini, zihinsel sağlığının tehlikeye girdiğini gösteriyor. "Karanlık bir yoldayım, her şey anlamsız şimdi" dizeleri, kaybın yarattığı boşluğu, hayatın tüm renklerini ve anlamını yitirmesini çarpıcı bir şekilde ifade ediyor. Betül Çiçekyurt, bu dizelerde derin bir melankoli ve varoluşsal bir çaresizlik tablosu çiziyor.
Kaçış Yok: Bağın İki Yüzü
Şarkının sonlarına doğru "Bölündü Uykular", bir kabulleniş ve yüzleşme anına evriliyor. "Bu bi çıkış yolu, tuzak değil" cümlesi, acıyla yüzleşmenin, onu yaşamanın aslında bir kurtuluş, bir çözüm olduğunu ima ediyor. Gerçekten "yol alan bulur, kaçarak değil" diyerek, acıdan kaçmanın geçici bir çözüm olmadığını, asıl ilerlemenin ancak onunla yüzleşerek mümkün olacağını vurguluyor Betül Çiçekyurt. Ardından gelen "Kaçamazsın benden uzağa" ve "Gidemezsin benden uzağa" ifadeleri ise şarkının en güçlü ve yoruma açık noktalarından biri. Bu sözler kime yöneltiliyor? Kaybedilen sevgiliye mi, yoksa kişinin kendi acısına, kendi duygularına mı? Her iki yorum da bu derin bağın ve acının kaçınılmazlığını vurgular. Eğer sevgiliye söyleniyorsa, bu, fiziksel ayrılığın ruhen bir kopuşu getiremediğini, o kişinin hatırasının ve etkisinin hep var olacağını gösterir. Eğer kişinin kendi iç sesine söyleniyorsa, bu, acıdan ve bu derin bağdan kaçmanın imkansızlığını, onunla yaşamak zorunda kalışını kabullenişidir. Betül Çiçekyurt, bu dizelerle, aşkın ve kaybın yarattığı bağın ne kadar köklü olduğunu, zamanın ve mesafenin onu silemediğini etkileyici bir şekilde anlatıyor ve "Bölündü Uykular" ile dinleyicisini bu karmaşık duygusal yolculuğa davet ediyor.