
🎵 Bertuğ Cemil – Yağmur Sözleri
Küçük hesaplarla geçiyor yaşam
Büyük kavgalar küçük şeyler için
Arsız ayaklar altında alın teri
Kırılgan naif elleri
Yalanlar yalanlar yalanlar
Umutların ardındaki güneş gibi gerçek
Sevilmeye muhtaçken kimileri
Kirli avuçlara düşüverecek
Yağmur Yağmur Yağmur Yağmur
Geri verecek buharlaşan sevgimizi
Yağmur Yağmur Yağmur Yağmur
Sessizce silecek kibrimizi
Vadide akmayı öğrendi nehrimiz
Kas katı insanların arasında
Sevincin resmi olacak doğa bir gün
Biz genişleyip denize varınca
Yağmur Yağmur Yağmur Yağmur
Geri verecek buharlaşan sevgimizi
Yağmur Yağmur Yağmur Yağmur
Sessizce silecek kibrimizi
bazen tutkudan delirince
kapanmalı kendine
yağmurun kucağında
doymalı sessizliğe
Yağmur Yağmur Yağmur Yağmur
Geri verecek buharlaşan sevgimizi
Yağmur Yağmur Yağmur Yağmur
Sessizce silecek kibrimizi
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuBertuğ Cemil – Yağmur: Yitip Giden Sevgilerin ve Kibirlenen Ruhların Arınma Çağrısı
Bertuğ Cemil’in “Yağmur” şarkısı, modern insanın karmaşık ve çoğu zaman anlamsızlaşan yaşam döngüsüne keskin bir bakış sunuyor. Bu şarkı, sadece bir melodi değil, aynı zamanda ruhumuzdaki buharlaşan sevgiyi ve yükselen kibri sorgulayan edebi bir manifesto niteliğinde. Sanatçı, hayatın içindeki çelişkileri, umutları ve nihayetinde bir arınma arayışını, yağmur metaforu üzerinden öyle güzel işliyor ki, her dinleyişte yeni bir katman keşfediyorsunuz.Küçük Hesapların Gölgesindeki Büyük Çatışmalar
Şarkının ilk dizeleri, yaşadığımız çağın en temel sorunlarından birini gözler önüne seriyor: Bertuğ Cemil, burada hayatın ne denli anlamsız uğraşlarla dolu olduğunu vurguluyor. İnsan, ömrünü küçük çıkarların peşinde harcarken, aslında çok daha büyük, köklü çatışmaların tohumlarını ekiyor. Bu, bireysel hırsların toplumsal huzuru nasıl dinamitlediğinin acı bir itirafı. “Yağmur” şarkısı, bu döngüyü kırabilmek için bir uyanış çağrısı adeta. Bu dizeler, toplumun en kırılgan kesimlerinin yaşadığı mağduriyeti ve adaletsizliği anlatıyor. “Arsız ayaklar altında alın teri” ifadesi, emeğin sömürülmesini, dürüst çabanın hiçe sayılmasını sembolize ederken, “kırılgan naif eller” ise bu sömürünün kurbanlarını işaret ediyor. “Yalanlar yalanlar yalanlar” tekrarı, modern dünyanın sahtekarlıkla ne denli iç içe geçtiğini vurgularken, “umutların ardındaki güneş gibi gerçek” ifadesi, tüm bu yalanların ötesinde, acı da olsa bir gerçeğin varlığına dikkat çekiyor. Ne yazık ki, sevilmeye en çok muhtaç olanların, “kirli avuçlara” düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalması, Bertuğ Cemil’in “Yağmur” şarkısındaki toplumsal eleştirinin derinliğini gösteriyor.Yağmurun Kutsal Dokunuşu: Sevginin ve Kibrin Temizliği
Şarkının nakaratı, tüm bu olumsuzluklara karşı bir umut ışığı, bir arınma vaadi sunuyor: Bertuğ Cemil, yağmuru sadece doğal bir olay olmaktan çıkarıp, adeta ilahi bir temizleyici güç haline getiriyor. Buharlaşan sevgi, modern dünyanın getirdiği kopuklukları, empatiden yoksun ilişkileri anlatırken, yağmurun bu sevgiyi geri getireceği umudu, insanlığın yeniden bağ kurma potansiyeline olan inancı temsil ediyor. Aynı zamanda, insanlığın en büyük kusurlarından biri olan kibir, yağmurun sessiz dokunuşuyla silinip gidecek. Bu, Bertuğ Cemil – Yağmur şarkısının merkezindeki en güçlü mesajlardan biri: Doğanın gücüyle içsel bir dönüşüm.Denize Varmak ve Sessizliğe Doymak
Şarkının ikinci bölümü, bu dönüşümün nasıl gerçekleşebileceğine dair ipuçları veriyor: “Vadide akmayı öğrenen nehir”, zorluklar karşısında direnç göstermeyi ve uyum sağlamayı öğrenen insan ruhunu simgeliyor. “Kas katı insanların arasında” ifadesi, katılaşmış, duyarsızlaşmış bir toplumda bile akışkanlığı ve değişimi koruyabilmenin önemini vurguluyor. Doğa, bir gün sevincin yegane resmi olacak; ancak bu, “biz genişleyip denize varınca” mümkün olacak. Bu “genişleme”, dar görüşlülükten kurtulma, empatiyle büyüme ve nihayetinde bir bütünlüğe, özgürlüğe (deniz) ulaşma arzusunu ifade ediyor. Bertuğ Cemil’in “Yağmur” şarkısı, bu yolculuğun ancak içsel bir temizlikle mümkün olabileceğini fısıldıyor. Şarkının bu son dizeleri, modern insanın gürültülü ve kaotik dünyasında, içsel bir sığınağa duyulan ihtiyacı dile getiriyor. Tutkuların insanı delirtebildiği anlarda, dış dünyaya kapanıp, yağmurun kucağında, yani doğanın dinginliğinde, sessizliğe doymak, ruhu yeniden dengeye getirmek için bir davet. Bertuğ Cemil, “Yağmur” ile bize, koşuşturmacadan uzaklaşıp, kendi içimize dönerek gerçek huzuru bulabileceğimizi hatırlatıyor. Bu sadece bir şarkı değil, aynı zamanda ruhumuza bir mola, bir arınma ve yeniden doğuş çağrısı.