
🎵 Berdan Mardini – Çek Tetiği Sözleri
Saraylarda yattım, hamamlarda hanlarda
Gün oldu çamura battım gün oldu ayıp ört baslara
Gün oldu çamura battım gün oldu ayıp ört baslara
Kirpiğin ok gözün hançer yaralıyım ben
Düz ovada vuruldum bahtı karalıyım ben
Kirpiğin ok gözün hançer yaralıyım ben
Düz ovada vuruldum bahtı karalıyım ben
Çek çek çek tetiği vur sineme sineme
Bir dağın yamacına koy beni
Çek çek çek tetiği yar vurmuş kurşun ne ki
Doğursun anam bir daha beni beni beni
Oy beni beni beni
Oy beni beni beni
Oy beni beni beni
Yanardağlar gördüm çöller gördüm bağlarda
Kırılası elimde ördüm kaderimi ağlarla
Kırılası elimde ördüm kaderimi ağlarla
Kirpiğin ok gözün hançer yaralıyım ben
Düz ovada vuruldum bahtı karalıyım ben
Kirpiğin ok gözün hançer yaralıyım ben
Düz ovada vuruldum bahtı karalıyım ben
Çek çek çek tetiği vur sineme sineme
Bir dağın yamacına koy beni
Çek çek çek tetiği yar vurmuş kurşun ne ki
Doğursun anam bir daha beni beni beni
Oy beni beni beni
Oy beni beni beni
Oy beni beni beni...
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuBerdan Mardini – Çek Tetiği: Aşkın Vurduğu Yerdeki Direniş ve Yeniden Doğuş Arzusu
Müziğin derinliklerinde bazen öyle sözler saklıdır ki, dinleyeni alıp bambaşka diyarlara, hatta kendi iç dünyasının en kuytu köşelerine götürür. Berdan Mardini’nin güçlü sesiyle hayat bulan “Çek Tetiği” şarkısı da tam olarak bu etkiyi yaratan, adeta bir ağıt, bir itiraf ve bir meydan okuma barındıran o nadir eserlerden biri. Bu şarkı, bir aşkın yıkıcı gücünü ve bu güç karşısında hem teslimiyeti hem de yeniden var olma arzusunu çarpıcı bir dille anlatıyor.Hayatın Çalkantılı Akışında Bir Ruhun Yolculuğu
Şarkının ilk dizeleri, dinleyiciyi karakterin yaşam serüvenine davet ediyor; adeta bir filmin açılış sahnesi gibi: Berdan Mardini’nin “Çek Tetiği” şarkısı, ‘saraylarda yatmak’ gibi lüks ve ihtişamlı günlerle ‘çamurda batmak’ gibi sefil ve zor zamanları bir araya getirerek, hayatın tüm zıtlıklarını deneyimlemiş bir ruhun portresini çiziyor. Bu dizeler, sadece maddi bir iniş-çıkışı değil, aynı zamanda kişisel erdemlerin ve zaafların iç içe geçtiği bir yaşamı da simgeliyor. ‘Ayıp ört baslar’ ifadesi ise, belki de geçmişte yapılan hataların, utanç duyulan anların üzerini örtme çabasını, insan olmanın getirdiği kusurları kabullenme ve gizleme ihtiyacını gözler önüne seriyor. Bu, dinleyene karakterin sadece zorluklarla değil, kendi vicdanıyla da yüzleştiğini fısıldıyor.Aşkın Keskin Kılıcı: Kirpikler ve Gözler
Aşkın dönüştürücü, bazen de yıkıcı gücü, şarkının en vurucu metaforlarından biriyle karşımıza çıkıyor: “Çek Tetiği”nde Berdan Mardini, sevilenin bakışlarını ‘ok’ ve ‘hançer’ gibi ölümcül silahlarla özdeşleştirerek, aşkın ne denli derin yaralar açabileceğini vurguluyor. Bu, sadece fiziksel bir yara değil, ruhun en derinlerinde hissedilen, iyileşmesi güç bir acı. ‘Düz ovada vuruldum’ ifadesi, beklenmedik bir anda, savunmasız bir konumda darbe almanın çaresizliğini anlatıyor. Bu, aşkın bazen en umulmadık anda, en savunmasız olduğumuz yerde bizi yakaladığını, kaçışın olmadığını gösteriyor. ‘Bahtı karalıyım ben’ ise, kaderine yazılmış bir talihsizliği, aşkta sürekli kaybeden olmanın getirdiği derin bir kabullenişi ifade ediyor. Berdan Mardini’nin bu dizelerdeki yorumu, dinleyiciye aşkın sadece mutluluk değil, aynı zamanda derin bir keder getirebileceğini de hatırlatıyor.Teslimiyet ve Yeniden Doğuş Çığlığı
Şarkının kalbi, ismini de veren o çarpıcı nakaratta atıyor. Burada, acının doruk noktasına ulaşmış bir ruhun çığlığı duyuluyor: “Çek Tetiği” nakaratı, Berdan Mardini’nin performansıyla adeta bir teslimiyetin ve aynı zamanda bir direnişin manifestosu. ‘Çek tetiği vur sineme’ ifadesi, acıya tamamen teslim olmanın, hatta ölümü dahi kucaklamanın bir metaforu. Ancak bu, bir intihar çağrısı değil, aşkın verdiği acının fiziksel ölümden bile ağır olduğunu anlatan bir dramdır. ‘Yar vurmuş kurşun ne ki’ dizesi, bu duyguyu en keskin haliyle özetliyor; sevilenin verdiği acı, gerçek bir kurşunun açtığı yaradan çok daha derinde ve yıkıcıdır. Bu, aşkın gücünü, fiziksel acının bile ötesine taşıyor. ‘Bir dağın yamacına koy beni’ isteği, bu büyük acıyla yalnız kalma, dünyadan el çekme arzusunu simgelerken, ‘Doğursun anam bir daha beni’ çığlığı ise, tüm bu acılardan arınmış, yeniden doğmuş, belki de bambaşka bir kaderle yaşama geri dönme arzusunu dillendiriyor. Bu, umutsuzluğun içinde bile bir umut kıvılcımını, bir yenilenme isteğini barındıran güçlü bir yakarıştır.Kader Ağlarını Örmek ve Yanardağlar
Şarkının ikinci bölümü, kişinin kendi kaderi üzerindeki etkisini ve hayatın zorlu manzaralarını keşfetmeye devam ediyor: Berdan Mardini’nin “Çek Tetiği” şarkısındaki bu dizeler, sadece dış dünyadaki zorlukları değil, aynı zamanda içsel bir muhasebeyi de yansıtıyor. ‘Yanardağlar’ ve ‘çöller’ gibi ekstrem coğrafi imgeler, yaşanan yoğun duygusal fırtınaları ve yalnızlıkları sembolize ederken, bu manzaraların ‘bağlarda’ görülmesi, umut ve bereket beklenen yerlerde dahi hayal kırıklıklarının yaşandığını gösteriyor olabilir. Ancak en çarpıcı ifade, ‘Kırılası elimde ördüm kaderimi ağlarla’ dizesidir. Bu, kişinin kendi seçimleriyle, kendi eylemleriyle kaderini ördüğü, belki de bile isteye kendini bir ‘ağın’ içine hapsettiği itirafıdır. ‘Kırılası elim’ ifadesi, bu duruma neden olan eylemlerden duyulan pişmanlığı, hatta kendine yönelik bir laneti barındırır. Berdan Mardini, bu sözlerle dinleyiciye, hayatın getirdiği zorlukların yanı sıra, insanın kendi kaderini şekillendirmedeki rolünü ve bu rolün getirdiği ağır bedelleri de hatırlatıyor. Berdan Mardini’nin “Çek Tetiği” şarkısı, aşkın hem zehir hem de panzehir olabileceği, kaderin ağlarının kendi ellerimizle örüldüğü ve en büyük acının bile bir yeniden doğuş çağrısına dönüşebileceği derin bir hikaye sunuyor. Bu şarkı, dinleyicisini sadece bir melodiyle değil, aynı zamanda bir yaşam felsefesiyle baş başa bırakıyor.