SanatçıBaran Mengüç

🎵 Baran Mengüç – Allı Turnam Sözleri
Kaymaklı ballı turtam
Endamlı allı turnam
Ne yaptım sana göçtün ellere?
Ah allı turnam
Kaymaklı ballı turtam
Endamlı allı turnam
Ne yaptım sana göçtün ellere?
Ah allı turnam
Bir an da yalpalandım
Çekildim mindere
Tertemiz duyguları,
İstedim kirletme
Kimi vursunlar yerlere?
Aşığım sana dönmesen de
Kaymaklı ballı turtam
Endamlı allı turnam
Ne yaptım sana göçtün ellere?
Ah allı turnam
Kaymaklı ballı turtam
Endamlı allı turnam
Ne yaptım sana göçtün ellere?
Ah allı turnam
Ne bu naz?
Nasıl kaçtın el’e?
Anacığının gözlerinde yaş
Yollarım turnayla mektup okursun bu yaz
Düğünümüzde açacaktım cuguli’den “binnaz”
(naz, naz)
Gece sürdü beni,
Sürdü beni at
Adı “deliha”
Et istila
Kızım şirinem, kimseye yedirmem
O, ballı
Kaymaklı,
Ballı,
Kaymaklı
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuBaran Mengüç’ün “Allı Turnam” Şarkısında Aşkın ve Ayrılığın Yankıları
Müzik, bazen en derin hislerimizi birkaç dizeyle anlatır ve Baran Mengüç’ün “Allı Turnam” şarkısı da tam olarak bunu başarıyor. Bu şarkı, dinleyicisini bir ayrılığın getirdiği acı, şaşkınlık ve bitmek bilmeyen özlemle dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Sanatçı, geleneksel motifleri modern bir yorumla harmanlayarak dinleyenin kalbine dokunan bir hikaye anlatıyor.
Bir Terk Edilişin Şaşkınlığı: “Kaymaklı Ballı Turtam”
Şarkının açılış dizeleri, sevgiliye duyulan derin ve eşsiz sevgiyi, aynı zamanda bu sevginin aniden kesintiye uğramasının yarattığı şoku ortaya koyuyor. Baran Mengüç, sevgilisini “Kaymaklı ballı turtam” ve “Endamlı allı turnam” gibi samimi, sıcak ve bir o kadar da özel benzetmelerle tanımlıyor. Bu ifadeler, sevgiliye atfedilen değeri ve onun ne kadar kıymetli olduğunu vurguluyor. Ancak hemen ardından gelen o yürek burkan soru:
Bu dizeler, terk edilişin getirdiği çaresizliği, anlam arayışını ve bir türlü bulunamayan cevabı gözler önüne seriyor. “Ne yaptım sana göçtün ellere?” sorusu, sadece bir merak değil, aynı zamanda bir kırgınlık ve derin bir hayal kırıklığı barındırıyor. Sevgili, bir turna gibi uçup gitmiş, ardında sadece boşluk ve sorular bırakmıştır. Bu nakaratın Baran Mengüç’ün şarkısında tekrar tekrar yankılanması, acının ve anlam arayışının ne denli kalıcı olduğunu gösteriyor.
Yalpalayan Bir Kalbin Çığlığı: “Aşığım Sana Dönmesen De”
Şarkının ikinci bölümü, ayrılığın yarattığı içsel fırtınayı ve bu fırtınaya rağmen ayakta kalma çabasını anlatıyor. “Bir an da yalpalandım / Çekildim mindere” dizeleri, terk edilişin fiziksel ve ruhsal etkisini, sanki dünyanın altından kaydığını hissetme halini betimliyor. Şarkıdaki bu an, bir çöküş anı, bir teslimiyet. Ancak bu teslimiyet, umutsuzluğa değil, duyguların saflığını koruma arzusuna dönüşüyor:
Burada Baran Mengüç, aşkın saflığını ve kutsallığını dile getiriyor. Sevgiliye, yaşanmış güzel duyguları kirletmemesi için bir yalvarış var. “Kimi vursunlar yerlere?” sorusu, bu acının büyüklüğünü ve dayanılmazlığını vurguluyor. Ancak en çarpıcı ifade, tüm bu acıya rağmen söylenen “Aşığım sana dönmesen de” cümlesi. Bu, koşulsuz bir sevginin, tüm mantık ve beklentilerin ötesine geçen bir bağlılığın ilanıdır. Baran Mengüç, bu sözlerle aşkın vazgeçilmezliğini ve derinliğini ustalıkla ifade ediyor.
Yarım Kalmış Hayaller ve Koruma İçgüdüsü
Şarkının ilerleyen kısımları, yarıda kalmış hayallere ve sevgiliye duyulan koruyucu içgüdüye odaklanıyor. “Ne bu naz? / Nasıl kaçtın el’e?” soruları, ayrılığın ardındaki nedeni anlamaya yönelik bir sitem ve şaşkınlık barındırıyor. Annenin gözlerindeki yaşlar, bu ayrılığın sadece iki kişiyi değil, aileleri de etkilediğini gösteriyor. “Yollarım turnayla mektup okursun bu yaz” dizesi, geleneksel aşk mektupları ve turna kuşu motifini kullanarak, özlemin ve haberleşme arzusunun romantik bir ifadesi oluyor.
Baran Mengüç, “Düğünümüzde açacaktım cuguli’den “binnaz”” derken, gerçekleşemeyen bir geleceğin, yıkılan umutların acısını dile getiriyor. Bu, sadece bir şarkı değil, aynı zamanda bir yaşam planının, bir hayalin de sona erdiğinin göstergesi. Şarkının son bölümü ise biraz daha farklı bir tona bürünüyor:
Bu dizeler, belki de ayrılığın getirdiği delilik haliyle, tutkulu bir kovalamacayı anlatıyor. “Gece sürdü beni, sürdü beni at / Adı ‘deliha'” ifadesi, kontrolsüz bir arayışı, belki de aşkın getirdiği çılgınlığı simgeliyor. “Et istila” dizesi, fiziksel özlemin ve arzunun yoğunluğunu gösterirken, “Kızım şirinem, kimseye yedirmem” sözüyle sevgiliye duyulan sahiplenici ve koruyucu aşkı vurguluyor. Son tekrarlanan “O, ballı / Kaymaklı, / Ballı, / Kaymaklı” dizeleri ise, sevgilinin eşsizliğini ve kıymetini bir kez daha, bu kez daha kararlı ve sahiplenici bir tonda pekiştiriyor. Baran Mengüç’ün “Allı Turnam” şarkısı, ayrılığın ve aşkın karmaşık duygularını, geleneksel motiflerle modern bir dille harmanlayarak dinleyicisine unutulmaz bir deneyim sunuyor.