SanatçıBahadır Tatlıöz & Cağan Şengül

🎵 Bahadır Tatlıöz & Cağan Şengül – Yemin Ettim Sözleri
Asırlardır yalnızım
Pişmanım alın yazım
Bir öfkeye mahkum ettik her şeyi
Bir yemin ettim ki dönemem
Hüzün tünellerinde
Soldum kederlerinde
Cehennemde yansın bu dilim
Bir yemin ettim ki dönemem
Seni versinler ellere, beni vursunlar
Sana sevdanın yolları, bana kurşunlar
Kıyametler kopuyor zavallı yüreğimde
Tükendim, tükendim, tükendim artık
Hiç mi özlemedin, hiç mi hakkım yok?
Bir ara, bir sor Allah aşkına
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuBahadır Tatlıöz & Cağan Şengül – Yemin Ettim: Bir Vedanın Anatomisi
Müzik dünyasının güçlü seslerinden Bahadır Tatlıöz ve Cağan Şengül’ün bir araya gelerek hayat verdiği “Yemin Ettim” şarkısı, dinleyicisini derin bir hüzün yolculuğuna çıkarıyor. Bu şarkı, sadece bir ayrılık hikayesi değil, aynı zamanda pişmanlıklar, kaderle hesaplaşma ve geri dönülmez bir yeminin ağırlığı altında ezilen bir ruhun içsel çalkantılarını gözler önüne seriyor. “Yemin Ettim” şarkı sözleri, adeta bir vedanın, bir kabullenişin ve son bir yakarışın edebi bir tablosunu çiziyor.
Kadere Yazılmış Yalnızlık ve Pişmanlık
Şarkının ilk dizeleri, dinleyiciyi anında karakterin derin yalnızlığına çekiyor:
“Asırlardır yalnızım” ifadesi, sadece anlık bir durumu değil, neredeyse varoluşsal bir yalnızlığı, köklü bir tek başına kalmışlık hissini anlatıyor. Bu, sıradan bir yalnızlık değil, zamanın ötesine geçen, ruhun derinliklerine işlemiş bir duygu. Ardından gelen “Pişmanım alın yazım” cümlesi ise, bireyin kendi seçimlerinden öte, kaderine, yazgısına duyduğu derin bir pişmanlığı dile getiriyor. Sanki yazılan bu kader, kişi için bir yük, bir hataymış gibi. Bu kabullenişin ardından gelen “Bir öfkeye mahkum ettik her şeyi” dizesi, ilişkinin veya durumun dönüm noktasını işaret ediyor. Öfkenin, her şeyi mahveden, geri dönülmez kararlar aldıran yıkıcı gücü vurgulanıyor. Ve işte kilit cümle: “Bir yemin ettim ki dönemem.” Bu yemin, sadece bir söz değil, bir ant, bir kader mühürü. Geri dönüşün imkansızlığını, verilen kararın ağırlığını ve bundan duyulan acıyı derinden hissettiriyor. Bahadır Tatlıöz & Cağan Şengül ikilisi, bu dizelerle dinleyiciyi hemen şarkının kalbine çekiyor.
Hüzün Tünellerinde Tükeniş ve Kendine Lanet
Şarkının ikinci bölümü, bu yeminin ve ayrılığın yol açtığı içsel çöküşü anlatıyor:
“Hüzün tünellerinde / Soldum kederlerinde” dizeleri, acının bir yolculuk, bitmek bilmeyen karanlık bir geçit olduğunu tasvir ediyor. Karakter, bu tünellerde ilerlerken, kederin etkisiyle adeta solmuş, yaşam enerjisini kaybetmiş. Bir çiçeğin solması gibi, ruhu da canlılığını yitirmiş. Bu tükenmişliğin ardından gelen “Cehennemde yansın bu dilim” ifadesi, yeminin ne denli ağır bir bedeli olduğunu gösteriyor. Karakter, bu yemini eden diline bile lanet okuyarak, verdiği sözün pişmanlığını ve ağırlığını en uç noktada ifade ediyor. Bu, adeta bir kendini cezalandırma, bir kefaret isteği. Ve yine, “Bir yemin ettim ki dönemem” tekrarı, bu geri dönülmezliğin altını çiziyor. “Yemin Ettim” şarkı sözleri, bu kısımda karakterin iç dünyasındaki fırtınayı ve çaresizliği gözler önüne seriyor.
Aşk Yolları ve Kurşunlar: Fedakarlığın Doruğu
Şarkının en can alıcı ve dramatik bölümlerinden biri, ayrılığın yarattığı bu uçurumda karakterin sevdası için yaptığı fedakarlığı ortaya koyuyor:
Bu dizeler, aşkın en acımasız yüzünü, fedakarlığın ve vazgeçişin doruk noktasını temsil ediyor. “Seni versinler ellere, beni vursunlar” cümlesi, sevgiliye duyulan aşkın büyüklüğünü ve aynı zamanda karakterin kendi hayatına biçtiği değeri gözler önüne seriyor. Sevgilinin mutluluğu için kendi canından vazgeçme arzusunu taşıyan bu sözler, derin bir ıstırabı ve aynı zamanda özveriyi barındırıyor. “Sana sevdanın yolları, bana kurşunlar” ise, iki farklı kaderi keskin bir şekilde ayırıyor. Sevgiliye aşkın en güzel yolları, mutluluk vaat edilirken; karaktere acı, ölüm ve yok oluş düşüyor. Bu kontrast, şarkının dramatik etkisini katlayarak artırıyor. Bahadır Tatlıöz & Cağan Şengül, bu dizelerle dinleyicinin yüreğine dokunuyor.
Yüreğindeki Kıyamet ve Son Bir Yakarış
Şarkı, tüm bu kabullenişin ve fedakarlığın ardından gelen insani bir zayıflık, bir yakarışla sona eriyor:
Dışarıdan ne kadar güçlü görünse de, karakterin iç dünyasında büyük bir kaos yaşanıyor. “Kıyametler kopuyor zavallı yüreğimde” dizesi, kalbinin paramparça olduğunu, büyük bir yıkımla karşı karşıya olduğunu anlatıyor. Bu, sessiz bir çığlık. “Tükendim, tükendim, tükendim artık” tekrarı, karakterin fiziksel ve ruhsal olarak ne kadar yıprandığını, enerjisinin tamamen bittiğini vurguluyor. Ancak tüm bu tükenmişliğe rağmen, bir umut kırıntısı, bir beklenti beliriyor: “Hiç mi özlemedin, hiç mi hakkım yok?” Bu sorular, sevgilinin kayıtsızlığına karşı bir isyan, bir sitem. Yeminin ağırlığı altında ezilen ruh, yine de bir nebze olsun hatırlanmayı, değer görmeyi arzuluyor. Şarkının en insani ve kırılgan anı ise “Bir ara, bir sor Allah aşkına” cümlesiyle geliyor. Tüm o büyük fedakarlıkların, yeminin ve acıların ardından, istenen tek şey basit bir ilgi, bir hatır sorma. Bu, en derin yarası olan bir kalbin son çaresiz yakarışı. Bahadır Tatlıöz & Cağan Şengül – Yemin Ettim, bu son dizelerle, ayrılığın ve aşkın karmaşık doğasını, insan ruhunun derinliklerindeki çelişkileri ve umudu ustaca harmanlıyor.
“Yemin Ettim” şarkı sözleri, bir aşkın bitişini, bir yeminin ağırlığını ve bu ağırlık altında ezilen bir kalbin son çırpınışlarını anlatan güçlü bir edebi metin niteliğinde.