Bahadır Tatlıöz – Aşkın Ertesi Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Bahadır Tatlıöz 🕒 03 Şub 2026
Bahadır Tatlıöz – Aşkın Ertesi video

🎵 Bahadır Tatlıöz – Aşkın Ertesi Sözleri

Tüylerim diken diken olur hatırladıkça
Gözlerin ecel olur, satır satır yazardım da mecalim var mı ki
Uyumakla geçen bir pazardı halbuki

Düştüysek aşkın ertesi yine bir pazartesi
Seyretti dost düşman bizi, onlara film dizi
Beş günde sildim herkesi, iki duble ertesi bize hep cumartesi

Meltemi vurur vurur geçer hatırladıkça saçlarında ki tuzu
Satır satır yazardım da mecalim var mı ki
Uyumakla geçen bir pazardı halbuki

Düştüysek aşkın ertesi yine bir pazartesi
Seyretti dost düşman bizi, onlara film dizi
Beş günde sildim herkesi, iki duble ertesi bize hep cumartesi

Bahadır Tatlıöz – Aşkın Ertesi Şarkı Sözleri

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Bahadır Tatlıöz – Aşkın Ertesi: Aşkın Bıraktığı Yorgun Bir Mirasın Edebiyatı

Bahadır Tatlıöz’ün “Aşkın Ertesi” şarkısı, biten bir ilişkinin ardından yaşanan derin yorgunluğu, melankoliyi ve kabullenişi öyle içten bir dille anlatıyor ki, dinleyicinin ruhunda yankı uyandırmaması imkansız. Bu şarkı, sadece bir ayrılık şarkısı olmanın ötesinde, geçmişin ağırlığı altında ezilen bir ruhun gün be gün nasıl ayakta kalmaya çalıştığının şiirsel bir dökümü adeta. Sözlerin her bir satırı, yaşanmışlıkların izlerini taşıyor ve dinleyeni o anlara doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Hatırlayışın Sızısı ve Kaybolan Güç

Şarkı, güçlü bir hatırlayış anıyla başlıyor ve hemen dinleyiciyi o duygunun içine çekiyor:

Tüylerim diken diken olur hatırladıkça
Gözlerin ecel olur, satır satır yazardım da mecalim var mı ki

Bu dizeler, geçmişin ne kadar canlı ve etkili olduğunu gösteriyor. “Tüylerim diken diken olur” ifadesi, anının fiziksel bir tepkime yaratacak kadar güçlü olduğunu vurguluyor; bu bir ürperti, bir özlem ya da bir acı olabilir. Ancak bu hatırlayış sadece bir özlem değil, aynı zamanda bir yorgunluk ve tükenmişlik de barındırıyor. “Gözlerin ecel olur” derken, o bakışların ya da anıların artık ölümcül bir etkiye sahip olduğunu, yaşam enerjisini emdiğini hissediyoruz. Anlatıcı, içindeki her şeyi “satır satır yazmak” istese de, “mecalim var mı ki” sorusuyla bu isteğin önündeki engeli, yani gücünün kalmadığını ortaya koyuyor. Bahadır Tatlıöz’ün “Aşkın Ertesi” şarkısı, burada bir nevi içsel bir teslimiyeti fısıldıyor; acıyı dile getirme arzusuna rağmen, o acının verdiği yorgunlukla suskunluğa bürünme halini.

Zamanın Döngüsü ve Gerçekle Yüzleşme

Şarkının ilerleyen kısımları, zamanın döngüsü içinde yaşanan kaçış ve yüzleşme anlarını çarpıcı bir şekilde ele alıyor:

Uyumakla geçen bir pazardı halbuki
Düştüysek aşkın ertesi yine bir pazartesi

“Uyumakla geçen bir pazar”, yaşanan büyük acının ardından gelen bir tür kaçış, kendini kapatma ve dinlenme çabasıdır. Pazar, genellikle dinlenmeyle ilişkilendirilir, ancak burada bu dinlenme, pasif bir kabulleniş ve belki de gerçeklerden kaçışa dönüşmüş. Ancak bu kaçışın bir sonu var: “Düştüysek aşkın ertesi yine bir pazartesi”. Pazartesi, yeni bir haftanın, yeni bir başlangıcın ve çoğu zaman gerçekle yüzleşmenin simgesidir. Pazarın uyuşukluğundan sonra pazartesiye düşmek, aşkın bitiminden sonra hayatın acımasız gerçekleriyle tekrar yüzleşmek anlamına geliyor. Bahadır Tatlıöz, “Aşkın Ertesi” ile bu geçişi ustaca vurguluyor; bir yandan kaçış, bir yandan da kaçınılmaz bir düşüş ve yüzleşme.

Dışarıdan Gelen Bakışlar ve Kendi Cumartesi’ni Yaratma Çabası

Şarkı sözleri, yaşanan bu içsel fırtınanın dışarıdan nasıl algılandığını da gözler önüne seriyor:

Seyretti dost düşman bizi, onlara film dizi
Beş günde sildim herkesi, iki duble ertesi bize hep cumartesi

“Seyretti dost düşman bizi, onlara film dizi” dizesi, yaşanan ilişkinin ve ayrılığın, dışarıdan izlenen bir drama gibi algılandığını anlatıyor. Anlatıcının yaşadığı derin acı ve karmaşa, başkaları için bir merak konusu, bir eğlence malzemesi haline gelmiş. Bu durum, yalnızlık hissini ve anlaşılmama duygusunu daha da derinleştiriyor. Bu dışsal baskı ve yargının karşısında anlatıcı, kendi direnişini ve başa çıkma yöntemini geliştiriyor: “Beş günde sildim herkesi, iki duble ertesi bize hep cumartesi.” Bu, hızlı bir toparlanma çabası, hatta belki de bir meydan okumadır. “İki duble ertesi” ifadesi, alkolün veya anlık kaçışların yarattığı geçici mutluluğu, bir nevi sahte bir “cumartesi” hissini simgeliyor. Gerçekte pazartesiye düşmüşken, o anlık kaçışlarla kendini cumartesi neşesine inandırma çabası, Bahadır Tatlıöz’ün “Aşkın Ertesi” şarkısında hem bir direnç hem de kırılgan bir savunma mekanizması olarak beliriyor.

Meltemin Tuzu ve Kalıcı Anılar

Şarkının ikinci kıtası, ilk kıtanın tekrarı olsa da, eklenen tek bir dizeyle anıların derinliğini artırıyor:

Meltemi vurur vurur geçer hatırladıkça saçlarında ki tuzu

Bu dize, geçmişe dair çok daha somut ve duyusal bir anıyı canlandırıyor. Denizin, meltemin ve saçlardaki tuzun verdiği his, aşkın yaşandığı anların ne kadar gerçek ve dokunulabilir olduğunu gösteriyor. Bu detay, sadece bir anı değil, aynı zamanda o anıların fiziksel izlerini de taşıyor. “Hatırladıkça” kelimesiyle birleşen bu duyusal betimleme, geçmişin sadece zihinde değil, bedende de iz bıraktığını vurguluyor. Bahadır Tatlıöz, “Aşkın Ertesi” şarkısında bu gibi küçük ama etkili detaylarla dinleyicinin anıların derinliklerine inmesini sağlıyor.

Genel olarak, Bahadır Tatlıöz’ün “Aşkın Ertesi” şarkısı, biten bir ilişkinin ardından yaşanan karmaşık duygusal süreci, zamanın ve dış dünyanın etkisiyle harmanlayarak sunuyor. Sözler, acıyı, yorgunluğu, kaçışı ve kabullenişi öyle doğal bir akışla anlatıyor ki, şarkının melankolik tınısı dinleyenin ruhuna işliyor. Bu parça, aşkın ertesi günlerinin ne kadar zorlu olabileceğini, ancak bu zorluklara rağmen hayata devam etme çabasının da bir o kadar değerli olduğunu bize hatırlatıyor.

🎵 Bahadır Tatlıöz Diğer Şarkı Sözleri