SanatçıBahadır Macit
ŞarkıGidemezsin Birtanem
Yıl2026

🎵 Bahadır Macit – Gidemezsin Birtanem Sözleri
Gidemezsin birtanem
Senden gayrı yol bilmem
Vursunlar bin yerimden
Seni bulmadan ölmem
Bulmadan ölmem
Sanki son günüm, yarınım yok
Yaz değil güzüm, tanrım beni sınıyor
Hırsımdan kırılmış aynalardan özrüm
Seni soruyorlar, bu deli ediyor
Dizlerimde derman, sende yok vefa
Konuşsam ne yazar
Küstürdün yedi cihana
Sen gündüzlere aşıkken yıldızları saydım
Dört yanım karanlık sen yokken
Gidemezsin birtanem
Senden gayrı yol bilmem
Vursunlar bin yerimden
Seni bulmadan ölmem
Bulmadan ölmem
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuMüzik dünyasında bazı şarkılar vardır ki, dinleyenin ruhuna işler, kelimeleriyle bir hikaye anlatır ve melodisiyle o hikayeyi iliklerinize kadar hissettirir. Bahadır Macit'in "Gidemezsin Birtanem" adlı eseri de tam olarak böyle bir etki yaratıyor. Bu şarkı, sadece bir aşk şarkısı olmanın ötesinde, derin bir bağlılığın, çaresizliğin ve varoluşsal bir bağımlılığın edebi dışavurumu. Her bir dizesinde kaybetme korkusuyla yoğrulmuş bir ruhun çığlığını duymak mümkün.
Bir Varlığın Tüm Anlamı: "Seni Bulmadan Ölmem"
Şarkının açılış dizeleri, dinleyiciyi doğrudan bir kabullenişin ve adanmışlığın içine çekiyor. Bahadır Macit, bu bölümle aşkın en uç noktasını, bir nevi varoluşsal bir yeminini dile getiriyor:
Burada "Gidemezsin birtanem" ifadesi, sadece bir rica değil, adeta bir kader ilanı. Sevgilinin gidişinin, kendi varlığının sonu olacağını vurguluyor. "Senden gayrı yol bilmem" derken, hayatının tüm pusulasının, tüm yönünün o sevgiliye ayarlı olduğunu anlatıyor. Şarkı sözlerindeki "Vursunlar bin yerimden / Seni bulmadan ölmem" ise, bu aşk uğruna her türlü acıya katlanma, hatta ölümü bile göze alma cesaretini sergiliyor. Ancak bu ölüm, sevgiliye ulaşmadan gerçekleşmeyecek, bir nevi son nefese kadar sürecek bir arayışın sözü bu. Bahadır Macit, bu dizelerle kayıtsız şartsız bir bağlılığın altını çiziyor.
Zamanın Sonu ve Ruhun Sınavı: "Sanki Son Günüm, Yarınım Yok"
Şarkının ikinci bölümü, daha içsel ve varoluşsal bir sorgulamaya yöneliyor. Şarkıcının yaşadığı derin buhranın ve zaman algısının nasıl değiştiğinin bir yansıması bu dizeler:
"Sanki son günüm, yarınım yok" ifadesi, mevcut anın ağırlığını ve geleceğe dair tüm umutların tükenişini betimliyor. Mevsimlerin güzellemesiyle "Yaz değil güzüm" demesi, hayatının baharından ziyade, hüzünlü ve solgun bir sonbaharda olduğunu, belki de bir çöküşün eşiğinde bulunduğunu anlatıyor. "Tanrım beni sınıyor" sözü, bu acının ilahi bir sınav olduğunu düşünmesine yol açıyor. En çarpıcı imgelerden biri ise "Hırsımdan kırılmış aynalardan özrüm". Bu, kişinin kendi iç dünyasındaki öfkeyi, pişmanlığı ve belki de kendine verdiği zararı gösteriyor. Kırık aynalar, paramparça olmuş bir ruh halinin sembolü. Dışarıdan gelen "Seni soruyorlar, bu deli ediyor" baskısı ise, içsel kaosun dış etkenlerle nasıl daha da büyüdüğünü, zaten kırılgan olan ruh halini nasıl uçuruma sürüklediğini gözler önüne seriyor. Bahadır Macit, bu dizelerde aşk acısının kişiyi nasıl tükettiğini ve benliğini nasıl parçaladığını ustaca ifade ediyor.
Vefa Eksikliği ve Yalnızlık Hapsi: "Sen Gündüzlere Aşıkken Yıldızları Saydım"
Şarkının en can alıcı bölümlerinden biri, aşkın tek taraflı hale geldiği ve vefasızlığın getirdiği derin yalnızlığı tasvir eden bu dizeler:
"Dizlerimde derman" kalmaması, fiziksel ve ruhsal yorgunluğun bir simgesi iken, "sende yok vefa" sözü, sevgilinin beklentileri karşılamayan, sadakatsiz veya ilgisiz tutumunu işaret ediyor. "Konuşsam ne yazar" ifadesi, artık iletişimin bile anlamını yitirdiğini, kelimelerin köprü kurma gücünü kaybettiğini gösteriyor. "Küstürdün yedi cihana" ise, sevgilinin eylemlerinin kendisini tüm dünyadan, tüm sosyal bağlardan kopardığını, yalnızlığa mahkum ettiğini anlatıyor. Ancak bu bölümün en güçlü dizesi şüphesiz "Sen gündüzlere aşıkken yıldızları saydım". Bu, iki ayrı dünyanın, iki ayrı zaman diliminin ve iki ayrı ruh halinin çarpışmasıdır. Sevgili ışığa, neşeye ve belki de başkalarına yönelirken, şarkının sahibi karanlıkta, yalnız başına, belki de umutsuzlukla dolu bir bekleyiş içinde. "Dört yanım karanlık sen yokken" cümlesi, bu karanlığın sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal bir boşluk olduğunu, sevgilinin yokluğunun yarattığı dipsiz bir karanlığı vurguluyor. Bahadır Macit'in "Gidemezsin Birtanem" şarkısı, bu dizelerle bir aşkın nasıl bir yalnızlık zindanına dönüşebileceğini gözler önüne seriyor.
Tekrar Eden Yemin: "Seni Bulmadan Ölmem"
Şarkı, açılışındaki güçlü nakaratı tekrarlayarak sona eriyor. Bu tekrar, dile getirilen bağlılığın ve çaresizliğin ne denli sarsılmaz olduğunu bir kez daha pekiştiriyor. Bahadır Macit, bu döngüsel yapıyla, aşkın kişiyi nasıl bir kısır döngüye soktuğunu, tüm mantığın ötesinde bir adanmışlık hissinin nasıl baskın çıktığını dramatik bir şekilde aktarıyor. "Gidemezsin Birtanem" sadece bir şarkı değil, kaybetme korkusuyla yoğrulmuş, çaresiz bir ruhun kalbinden kopan, yankısı uzun sürecek bir feryat. Bu şarkı, dinleyicisini derinden etkileyen, unutulmaz bir deneyim sunuyor.