SanatçıAyberk Serin

🎵 Ayberk Serin – Harabeyim Sözleri
Sorma ne hâldeyim, sorma kiminleyim
Yangın düştü bir kere
Sensiz ne hâldeyim? Artık divaneyim
Gözünde harabeyim
Seni bile bile sakındım herkesten
En çok da kendimden
Gel, sorma, gel, kal benimle
Sus, dinle
Beni bana sor, yerimde kalır mıyım?
Gel, sorma, kal benimle
Sus, dinle
Beni bana sor, yerimde kalır mıyım?
Sorma ne hâldeyim, sorma kiminleyim
Yangın düştü bir kere
Sensiz ne hâldeyim? Artık divanеyim
Gözünde harabeyim
Seni bilе bile sakındım herkesten
En çok da kendimden
Gel, sorma, gel, kal benimle
Sus, dinle
Beni bana sor, yerimde kalır mıyım?
Gel, sorma, kal benimle
Sus, dinle
Beni bana sor, yerimde kalır mıyım?
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuYangın Düştü Bir Kere: Küllerden Doğan Divanelik
Şarkının açılışı, kahramanın iç dünyasındaki fırtınayı doğrudan gözler önüne seriyor: Bu dizeler, bir kabullenişin ve aynı zamanda bir isyanın çığlığı gibi. "Sorma ne hâldeyim, sorma kiminleyim" ifadesi, konuşmacının halinin o kadar kötü, o kadar içinden çıkılmaz olduğunu anlatıyor ki, kelimelerle ifade etmek dahi acısını arttıracak. Bu, başkalarının merakına karşı bir savunma mekanizması olabileceği gibi, kendi içindeki yıkımı kimseye göstermek istemeyişinin de bir yansıması. "Yangın düştü bir kere" cümlesi, geri dönülemez bir kırılma noktasını işaret ediyor. Yaşanan acı, artık geçmişe ait bir hatıra değil, anbean yakıp kavuran bir gerçekliğe dönüşmüş. Ve bu yangın, konuşmacıyı "divane" bir hale getirmiş. Sensizliğin getirdiği bu delilik hali, aşkın insanı nasıl dönüştürebileceğinin en keskin örneklerinden. "Gözünde harabeyim" dizesi ise, sadece kendi iç dünyasındaki yıkımı değil, aynı zamanda sevdiği kişinin gözündeki değerini de kaybettiğini düşünme halini ortaya koyuyor. Bu, yıkımın dışa vurumu ve bir nevi kendini cezalandırma biçimi. Ayberk Serin, "Harabeyim" şarkısında bu derin acıyı dinleyiciye çok güçlü bir şekilde aktarıyor.Kendinden Sakınmak: Aşkın Paradoksu
Ayberk Serin'in "Harabeyim" şarkısındaki bir diğer vurucu kısım ise şu sözler: Bu iki dize, aşkın belki de en karmaşık ve en fedakarca yönlerinden birini ortaya koyuyor. "Seni bile bile sakındım herkesten," sevilen kişiye duyulan derin bir koruma içgüdüsünü ifade ederken, asıl çarpıcı olan "En çok da kendimden" kısmı. Bu ifade, konuşmacının kendi varlığının, kendi acısının veya kendi kusurlarının sevdiği kişiye zarar verebileceği endişesini taşıdığını gösteriyor. Kendi içindeki karanlığın, sevdiği ışığı gölgelemesinden korkuyor. Bu, bir nevi kendini feda etme, kendini aşktan geri çekme hali. Sevilenin iyiliği için kendi mutluluğundan vazgeçme, onu kendi yıkımından koruma çabası. Bu durum, Ayberk Serin'in "Harabeyim" şarkısının sadece bir ayrılık şarkısı olmadığını, aynı zamanda derin bir özveri ve içsel çatışma barındırdığını gösteriyor.Beni Bana Sor: Bir Çığlık ve Bir Soru
Şarkının nakaratı, bir yalvarış ve bir sorgulama döngüsü içinde: "Gel, sorma, gel, kal benimle" ifadesi, yukarıdaki "sorma ne hâldeyim" ile bir tezat oluşturuyor. Konuşmacı, bir yandan acısını anlatmak istemezken, diğer yandan sevdiği kişinin yanında olmasını, sessizce varlığını hissettirmesini istiyor. "Sus, dinle" emri, kelimelerin kifayetsiz kaldığı, sadece varoluşun yeterli olduğu bir anı tarif ediyor. Ve ardından gelen o can alıcı soru: "Beni bana sor, yerimde kalır mıyım?" Bu, sadece fiziksel bir yerde kalıp kalmama sorusu değil, aynı zamanda ruhsal bir varoluşsal sorgulama. Bu kadar acı içinde, bu kadar harabe bir halde, insan kendi varlığını, kendi benliğini nasıl sürdürebilir? Kendi içinde bile tutunamayan bir ruhun çığlığı bu. Ayberk Serin'in "Harabeyim" şarkısındaki bu dizeler, dinleyiciyi de bu varoluşsal çaresizliğin içine çekiyor. Bu şarkı, Ayberk Serin'in güçlü yorumuyla, aşkın en karanlık dehlizlerinde kaybolan bir ruhun hikayesini anlatıyor. "Harabeyim" sadece bir melodi değil, aynı zamanda bir duygusal deneyim, dinleyenin kendi içindeki harabelerle yüzleşmesini sağlayan bir ayna.