
🎵 Ayaz Erdoğan – Gülüm II Sözleri
Beni de al
Bi köşede uyurum; yakma beni
Bu inadını bi bırak
Kaşına gözüne vuruldum...
Sana bunu yazmıştım
Siktir ettim
Kalbim deliler gibi sana hasret kaldı, inandım
Yerim hiç yokmuş gibi, zaten param da yoktu
Şimdi rahatım; arayan soranım çok, uyanırsam yarın
Adını çok duyar oldum
Artık sağırım!
Aklıma geliyorsun, yakma beni
Ne yapsam da kurtulamam, denedim
Bi uçurum kenarında unutup
Kendimi, vurasım var be gülüm!
Neye bulaştım
Nasıl bi bela bu?
Bi kadeh kadar dolu içim, duy İstanbul
"Sensiz yapamam" derdi, yapıyor
Zaman geçtikçe insan, beklemedim insaf
Geldim ne hâle...
Hayatımın içine etmeseydin, hiç bari
Başkasıyla bir olabilir miyiz diye düşündün mü sahi?
Yalnız kalmak bazen daha iyi
Ama soruyorum artık: hayat neden adil değildi?
Sen nerdesin?
Ben hep sendeyim, bi dert değmesin aman
Düşmüşüm, yerdeyim...
Babam görmesin
Aklıma geliyorsun, yakma beni
Ne yapsam da kurtulamam, denedim
Bi uçurum kenarında unutup
Kendimi, vurasım var be gülüm!
Ömrümü harcadım hep sana; ne varsa haram olsun
Yakışmamıştım sana, ama belanı bulursun
Yat, omzuna seni başkası uyutsun
Bir cümlede kalırsın
Bir gecelik olursun
İçim yanıyor hâlâ
Hiç sevmedin mi beni ya?
Gönlünde yer bulamadın mı bana?
Yine de gölgen olurum ardında...
Aklıma geliyorsun, yakma beni
Ne yapsam da kurtulamam, denedim
Bi uçurum kenarında unutup
Kendimi, vurasım var be gülüm!
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuAyaz Erdoğan – Gülüm II: Yaralı Bir Kalbin Çığlığı ve Vuslatın İmkansızlığı
Ayaz Erdoğan’ın “Gülüm II” adlı eseri, dinleyiciyi derin bir aşkın, pişmanlığın ve çaresizliğin girdabına çekiyor. Bu şarkı, kaybedilen bir aşka duyulan hasretin, öfkenin ve kabullenemeyişin en çıplak hallerinden birini sunuyor. Sanatçı, sözleriyle sadece bir hikaye anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda dinleyenin ruhunda yankı bulan evrensel duygulara dokunuyor. “Gülüm II”, Ayaz Erdoğan’ın kaleminden çıkan, acı dolu bir serzenişin ve iç hesaplaşmanın manifestosu adeta.Hasretin ve Pişmanlığın İnce Çizgisi
Şarkının açılış dizeleri, hemen bir teslimiyet ve kırılganlık hissi yaratıyor: Burada, terk edilen tarafın çaresiz yakarışı var. “Beni de al” ifadesi, ilişkinin bitmişliğine rağmen hala bir umut kırıntısına tutunma arzusunu gösteriyor. “Yakma beni” ise, yaşanan acının yoğunluğunu ve bu acının daha fazla dayanılmaz olduğunu vurguluyor. Aşkın başlangıcındaki masumane “Kaşına gözüne vuruldum” itirafı, mevcut durumla tezat oluşturarak geçmişteki o saf çekimin şimdi nasıl bir azaba dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Ayaz Erdoğan, bu satırlarla, aşkın hem başlangıçtaki büyüsünü hem de sonundaki yıkıcılığını aynı anda hissettiriyor. Ardından gelen dizeler ise bir kabulleniş ve inkâr döngüsünü işaret ediyor: “Sana bunu yazmıştım” ile başlayan bu kısım, bir zamanlar dile getirilen duyguların şimdi nasıl bir kenara itildiğini gösteriyor. “Siktir ettim” gibi sert bir ifade, aslında bastırılmaya çalışılan bir öfke ve hayal kırıklığının dışavurumu. Ancak hemen ardından gelen “Kalbim deliler gibi sana hasret kaldı, inandım” cümlesi, bu öfkenin maskesini düşürüyor ve asıl gerçeği, yani bitmek bilmeyen özlemi ortaya koyuyor. Maddi yoksunlukla ilişkilendirilen “Yerim hiç yokmuş gibi, zaten param da yoktu” ifadesi, belki de ilişkinin bitiş sebeplerinden birine, ya da en azından ayrılık sonrası oluşan boşluğa dair bir ipucu veriyor. Şimdiki “rahatım; arayan soranım çok” söylemi ise, yüzeysel bir memnuniyetin ardına gizlenmiş derin bir yalnızlığı ve “Adını çok duyar oldum / Artık sağırım!” ile zirveye ulaşan bir duyarsızlaşma çabasını ortaya koyuyor. Ayaz Erdoğan, burada dış dünyanın gürültüsüne karşı kendini kapatarak içindeki acıyı dindirmeye çalıştığını anlatıyor.Uçurum Kenarında Bir Yakarış: Kaçış Yok
Şarkının ana temalarından biri, bu acıdan kaçamama ve intihar düşüncesinin gölgesinde yaşama halidir. Ayaz Erdoğan’ın “Gülüm II” şarkısında bu durum, tekrarlayan nakaratta açıkça ifade ediliyor: Bu dizeler, şarkının en vurucu ve en dokunaklı kısımlarından. Zihnin sürekli geçmişe dönmesi ve sevilen kişinin anısının yakıcılığı, “yakma beni” feryadında somutlaşıyor. Çaresizlik, “Ne yapsam da kurtulamam, denedim” cümlesiyle doruğa ulaşıyor. Denenmiş ama başarısız olmuş her türlü kurtulma çabasının ardından gelen “Bi uçurum kenarında unutup / Kendimi, vurasım var be gülüm!” ifadesi, acının ne denli derin ve bunaltıcı olduğunu, varoluşsal bir sona erme arzusunu gözler önüne seriyor. Bu, sadece bir intihar düşüncesi değil, aynı zamanda bu yükten kurtulma, yeniden huzur bulma arayışının en trajik yansımasıdır.İstanbul’a Sitem ve Hayatın Adaletsizliği
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, iç hesaplaşma ve dış dünyaya yönelik sitemler de yerini alıyor: “Neye bulaştım / Nasıl bi bela bu?” soruları, yaşanan durumun bir felaket olarak algılandığını gösteriyor. “Bi kadeh kadar dolu içim, duy İstanbul” dizesi, içindeki dolup taşan acıyı, şehrin kendisiyle paylaşma ihtiyacını ve bu acının ağırlığını ifade ediyor. İstanbul, burada sadece bir şehir değil, aynı zamanda sessiz bir sırdaş ve şahit. Eski sevgilinin “Sensiz yapamam” vaadinin boşa çıkması ve onun şimdi başkasıyla olabilme ihtimali, derin bir hayal kırıklığı yaratıyor. “Zaman geçtikçe insan, beklemedim insaf” diyerek, zamanın bile iyileştirmek yerine daha çok yara açtığını belirtiyor. “Hayatımın içine etmeseydin, hiç bari” ifadesi, büyük bir pişmanlık ve öfkenin dışavurumu. “Yalnız kalmak bazen daha iyi” düşüncesi, bu acı dolu ilişkiden sonra oluşan bir savunma mekanizması. Ancak esas soru, “hayat neden adil değildi?”, evrensel bir acının ve haksızlığa uğramışlık hissinin ifadesidir.Kaybolan Bir Gölge: Fedakarlık ve Lanet
Ayaz Erdoğan’ın “Gülüm II” şarkısının son bölümleri, kaybedilen aşka duyulan derin bir öfke, pişmanlık ve aynı zamanda vazgeçilemeyen bir bağlılık hissini barındırıyor: “Ömrümü harcadım hep sana; ne varsa haram olsun” cümlesi, bir ömrün heba edildiği hissiyatını ve bu fedakarlığın karşılığının alınamamasına duyulan derin bir nefreti yansıtıyor. Bu, sadece bir beddua değil, aynı zamanda yaşanan kaybın büyüklüğünün bir ifadesi. “Yakışmamıştım sana, ama belanı bulursun” sözü, bir yandan kendini değersiz görme, diğer yandan ise eski sevgiliye yönelik keskin bir intikam arzusunu içeriyor. “Yat, omzuna seni başkası uyutsun” dizesi, fiziksel yakınlığın ve şefkatin artık başkalarına ait olmasının verdiği acıyı somutlaştırıyor. “Bir cümlede kalırsın / Bir gecelik olursun” ifadeleri, terk eden kişiye yönelik bir lanet ve onun gelecekteki ilişkilerinin yüzeyselliğine dair bir kehanet olarak okunabilir. Ancak tüm bu sertliğe rağmen, “İçim yanıyor hâlâ / Hiç sevmedin mi beni ya? / Gönlünde yer bulamadın mı bana?” soruları, hâlâ bir cevap arayışını ve sevginin gerçekliğine dair şüpheleri barındırıyor. Şarkının en çarpıcı ve ironik kapanışı ise “Yine de gölgen olurum ardında…” cümlesiyle geliyor. Tüm acılara, öfkeye ve lanetlere rağmen, anlatıcının eski sevgilinin hayatında bir iz, bir gölge olarak kalma, ondan kopamama arzusunu dile getiriyor. Bu, Ayaz Erdoğan’ın “Gülüm II” şarkısında işlediği aşkın hem yıkıcı hem de vazgeçilmez doğasını en iyi özetleyen dizelerden biri. Bu şarkı, acının, hasretin ve kabullenemeyişin bir ağıtı olarak kalbimizde yerini alıyor.