
🎵 Athena – Dam Üstüne Çul Serer Sözleri
Dam üstüne çul serer
Leyli de yâr, loylu da yâr
Loy loy loy
Bilmem yâr kimi sever
Halelim nenni de, kınalım nenni de
Belalım nenni de nenni
Onun bir sevdiği var
Leyli de yâr, loylu da yâr
Loy loy loy
Günde on çeşit giyer
Halelim nenni de, kınalım nenni de
Belalım nenni de nenni
Günde on çeşit giyer
Halelim nenni de, kınalım nenni de
Belalım nenni dе nenni
Onu bana verselеr
Leyli de yâr, loylu da yâr
Loy loy loy
Cihana bildirseler
Halelim nenni de, kınalım nenni de
Belalım nenni de nenni
Ağ daşı kaldırsalar
Leyli de yâr, loylu da yâr
Loy loy loy
Yılanı öldürseler
Halelim nenni de, kınalım nenni de
Belalım nenni de nenni
Yılanı öldürseler
Halelim nenni de, kınalım nenni de
Belalım nenni de nenni
Küçükten yâr seveni
Leyli de yâr, loylu da yâr
Loy loy loy
Cennete gönderseler
Halelim nenni, kınalım nenni
Belalım nenni de nenni
Girsem yârin koynuna
Leyli de yâr, loylu da yâr
Loy loy loy
Sabahtan öldürseler
Halelim nenni de, kınalım nenni de
Belalım nenni de nenni
Sabahtan öldürseler
Halelim nenni de, kınalım nenni de
Belalım nenni de nenni
Halelim nenni de, kınalım nenni de
Belalım nenni de nenni
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuAthena’nın “Dam Üstüne Çul Serer” Şarkısında Gizli Duyguların Peşinde
Müzik, bazen en derin hislerimizi, en karmaşık arzularımızı birkaç dizeyle anlatır. Bazen de bildik bir türküyü alıp, ona yepyeni bir ruh katarak dinleyicisine bambaşka kapılar açar. Athena’nın “Dam Üstüne Çul Serer” yorumu tam da böyle bir eser. Gelenekselin o tanıdık dokusunu, modern bir enerjinin içine sarmalayan bu şarkı, her dinleyişte farklı bir katmanını açığa vuruyor. Gelgelelim, bu şarkının sözleri bize aslında ne fısıldıyor? Hangi aşkın, hangi özlemin hikayesini anlatıyor?
Yâr Sevgisi ve Bilinmezliğin Perdesi
Şarkı, basit ama etkileyici bir girişle başlıyor, adeta bir halk türküsü edasıyla:
Bu dizeler, şarkının ana temasını hemen ortaya koyuyor: Belirsizlik içinde bir aşk. “Dam üstüne çul serer” imgesi, kırsal bir sahneyi, belki de bir hazırlığı, bir bekleyişi çağrıştırır. Ancak hemen ardından gelen “Bilmem yâr kimi sever” itirafı, bu pastoral atmosferi hüzünlü bir bilinmezlikle doldurur. Aşık, sevdiğinin kalbinin kime ait olduğunu bilmiyor ve bu durum, şarkının tüm melodisine sinen o derin özlemin ilk tohumlarını atıyor. “Leyli de yâr, loylu da yâr” ve “Halelim nenni de, kınalım nenni de, Belalım nenni de nenni” gibi nakaratlar ise, bu belirsizliği ve acıyı hafifletmeye çalışan, geleneksel ağıtların veya ninnilerin teselli edici, ritmik tekrarı gibi yankılanıyor.
Ulaşılmaz Aşkın Çekiciliği ve Hayali Birleşme
Sözler ilerledikçe, aşığın çaresizliği daha da belirginleşiyor:
“Onun bir sevdiği var” cümlesi, aşığın kalbine saplanan bir gerçek gibi. Bu durum, özlemi katmerliyor. “Günde on çeşit giyer” ifadesi ise, sevilenin güzelliğine, albenisine ve belki de ulaşılmazlığına yapılan bir vurgu. Aşık, sevdiğinin her detayını fark ediyor, onun çekiciliğini kabul ediyor ve bu da kendi arzusunu daha da körüklüyor. Bu noktada, Athena’nın “Dam Üstüne Çul Serer” şarkısı, platonik bir aşkın, uzaktan uzağa beslenen bir hayranlığın resmini çiziyor.
Ardından gelen dizelerde, aşığın hayal dünyasına dalarız:
“Onu bana verseler / Cihana bildirseler” dileği, sadece sevgiliye kavuşma arzusunu değil, aynı zamanda bu aşkın herkes tarafından bilinip onaylanmasını, kutlanmasını arzuladığını gösteriyor. Bu, gizli kalmış bir sevdanın, gün yüzüne çıkma ve meşruiyet kazanma isteğidir.
Engeller ve Fedakarlığın Doruk Noktası
Şarkı, karşılıksız aşkın önündeki engelleri metaforlarla anlatmaya devam ediyor:
“Ağ daşı kaldırsalar / Yılanı öldürseler” dizeleri, aşığın gözünde sevdaya giden yoldaki devasa engelleri sembolize eder. “Ağ daş”, ağır bir yükü, aşılamaz bir sorunu temsil ederken, “yılan” ise tehlikeyi, düşmanlığı veya kötü kaderi simgeler. Aşık, bu engellerin ne kadar büyük olursa olsun, ortadan kalkmasını diliyor, aşkının önündeki tüm zorlukların aşılmasını istiyor. Athena’nın bu yorumu, geleneksel motifleri modern bir duyguyla harmanlayarak dinleyicisine sunuyor.
Ve son dizeler, aşkın en dramatik, en fedakar halini gözler önüne seriyor:
“Girsem yârin koynuna / Sabahtan öldürseler” ifadesi, bu şarkının en çarpıcı ve en yürek burkan anlarından biri. Bu, aşk uğruna en büyük fedakarlığı yapmaya hazır olmanın ilanıdır. Bir anlık, kısacık bir birlikteliğin, ölüm pahasına bile olsa her şeye değeceği inancı. Bu, sadece bir sevda değil, aynı zamanda bir varoluşsal teslimiyetin, aşkın tüm sonuçlarını kabul etmenin bir ifadesidir. Athena’nın “Dam Üstüne Çul Serer” şarkısı, bu derin ve tutkulu arzuyla dinleyenin zihninde silinmez bir iz bırakıyor. Bu dizeler, aşkın bazen ne kadar yıkıcı, ne kadar gözü kara olabileceğini gösteren güçlü bir edebi metin.