SanatçıAslıgül Ayas

🎵 Aslıgül Ayas – Atatürk / Nasıl Söylerim Sözleri
Nasıl söylerim öldüğünü, nasıl?
Atatürk'üm karşımda, yatmış uyumuş
Karlar üstüne, kalpağı başında
Nasıl söylerim öldüğünü, nasıl?
Elinde beyaz tebeşir
Geçmiş durmuş tahta başında
Atatürk'üm ders verir
Nasıl söylerim öldüğünü, nasıl?
Çenesine uzanmış eli
Atatürk'üm çıkar Kocatepe'ye
Nasıl söylerim öldüğünü, nasıl?
Nasıl söylerim?
Nasıl söylerim öldüğünü, nasıl?
Atatürk'üm karşımda, yatmış uyumuş
Karlar üstüne, kalpağı başında
Nasıl söylerim öldüğünü, nasıl?
Başında yeni şapkası
Yola çıkmış yürümüş, yürümüş
Kalabalık arkasında
Nasıl söylerim öldüğünü, nasıl?
Çenesine uzanmış eli
Atatürk'üm çıkar Kocatepe'ye
Işık vurmuş yüzümüze
Atatürk'üm bakıyor
Çeki düzen verelim kendimize
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuAslıgül Ayas’tan Zamansız Bir Nida: “Atatürk / Nasıl Söylerim” Şarkı Sözleri Yorumu
Müzik tarihinde öyle şarkılar vardır ki, sadece melodileriyle değil, sözleriyle de ruhumuza işler, derin duygular uyandırır. Aslıgül Ayas’ın sesinden dinlediğimiz “Atatürk / Nasıl Söylerim” şarkısı da tam olarak böyle bir eser. Bu şarkı, bir milletin ortak yasını, bir liderin zamansızlığını ve onun ruhunun hâlâ aramızda gezdiğine dair sarsılmaz inancı öyle güçlü bir dille anlatıyor ki, her dinleyişte tüyleriniz diken diken oluyor. Adeta bir ağıt değil, bir kabullenemeyişin, bir özlemin ve bir dirilişin şiirsel ifadesi bu.
Ölümün İnkarı ve Ebedi Uyku Hali
Şarkının her dizesine sinen o derin acı ve kabullenemeyiş, ilk satırda kendini gösterir:
Bu tekrarlayan “Nasıl söylerim öldüğünü, nasıl?” sorusu, sadece retorik bir ifade değil, aynı zamanda zihnin gerçekliği reddedişinin, kalbinin acıyla kıvranışının yankısıdır. Şarkı sözleri, Atatürk’ü bir ölü olarak değil, “yatmış uyumuş” bir figür olarak betimleyerek, ölümün kesinliğini adeta askıya alıyor. “Karlar üstüne, kalpağı başında” imgesi, hem bir saflık, bir duruluk hem de zamansız bir dinginlik sunar. Karlar, geçen zamanı ve yaşananları örterken, kalpak ise milli kimliğin ve mücadelenin değişmez bir sembolü olarak kalır. Aslıgül Ayas, bu dizelerle sadece bir kişiye duyulan özlemi değil, aynı zamanda bir dönemin, bir ruhun bitmediğine dair güçlü bir inancı dile getiriyor.
Öğretmen Lider ve Yola Çıkışın Sembolizmi
Şarkı, Atatürk’ün farklı kimliklerini de gözler önüne serer, onun sadece bir komutan olmadığını hatırlatır:
Bu dizeler, Gazi Mustafa Kemal’in sadece cephede değil, aynı zamanda fikirleriyle, eğitimle de millete yol gösteren bir öğretmen olduğunu vurgular. “Elinde beyaz tebeşir, geçmiş durmuş tahta başında, Atatürk’üm ders verir” imgeleri, onun ilkelerinin, devrimlerinin hâlâ geçerli olduğunu, yolumuzu aydınlattığını anlatır. Bu, onun mirasının sadece bir anıdan ibaret olmadığını, bugün dahi yol gösterici bir rehber olarak varlığını sürdürdüğünü gösterir. Aslıgül Ayas’ın “Atatürk / Nasıl Söylerim” şarkısı, bu bölümlerde adeta bir ulusun vicdanından yükselen sesi duyurur.
Kocatepe’nin Yükselişi ve Sürekli Bir Hareket
Şarkı, milli mücadeledeki ikonik anlara da atıfta bulunur:
“Çenesine uzanmış eli” pozu, derin düşüncelere dalmış, strateji kuran, ileri görüşlü bir liderin imgesidir. Bu, onun sadece fiziksel gücünü değil, entelektüel derinliğini de vurgular. “Atatürk’üm çıkar Kocatepe’ye” dizesi ise milli mücadelenin en kritik ve zaferle taçlanan anlarından birine gönderme yaparak, onun ruhunun hâlâ o zirvelerde, mücadelenin ve azmin sembolü olarak yaşadığını fısıldar. Bu imgelerin ardından tekrar gelen “Nasıl söylerim öldüğünü, nasıl?” sorusu, ölümün bu denli güçlü bir varoluşun karşısında ne kadar anlamsız kaldığını göstermektedir. Aslıgül Ayas, bu sözlerle zamana meydan okuyan bir figürü yeniden canlandırır.
Yüzümüze Vuran Işık ve Kendimize Çeki Düzen Çağrısı
Şarkının son kısmı, adeta bir vasiyet ve bir çağrı niteliğindedir:
“Başında yeni şapkası” dizesi, devrimleri, yenilikleri ve modernleşmeyi simgelerken, “Yola çıkmış yürümüş, yürümüş, kalabalık arkasında” ifadeleri, onun sadece bir lider değil, aynı zamanda bir öncü olduğunu, milleti peşinden sürükleyen, onlara yeni ufuklar açan bir rehber olduğunu vurgular. Şarkının en vurucu ve anlamlı kısmı ise son dizeleridir: “Işık vurmuş yüzümüze, Atatürk’üm bakıyor.” Bu ışık, onun fikirlerinin, ideallerinin ve aydınlanma meşalesinin hâlâ üzerimizde olduğunu, bizi izlediğini ve yol gösterdiğini anlatır. Finaldeki “Çeki düzen verelim kendimize” cümlesi ise sadece bir öğüt değil, aynı zamanda Atatürk’ün mirasını sahiplenme, onun idealleri doğrultusunda yaşama ve çalışma sorumluluğunu hatırlatan güçlü bir çağrıdır. Aslıgül Ayas’ın “Atatürk / Nasıl Söylerim” şarkısı, bu sözlerle büyük liderin fiziksel varlığının sona ermiş olsa da, manevi varlığının ve ideallerinin sonsuza dek yaşayacağını, bize düşen görevin de bu mirasa layık olmak olduğunu derinden hissettiriyor. Bu şarkı, sadece bir sanat eseri değil, aynı zamanda milli bir vicdanın güçlü bir ifadesidir.