
🎵 Âşık Veysel – Kara Toprak Sözleri
"Dost, dost" diye nice nicesine sarıldım
"Dost, dost" diye nice nicesine sarıldım
Benim sadık yârim kara topraktır
Beyhude dolandım, ey yâr, boşa yoruldum
Benim sadık yârim kara topraktır, kara topraktır
Nice güzellere, ey yâr, bağlandım kaldım, bağlandım kaldım
Ne bir vefa gordüm ne faydalandım
Her türlü isteğim', ey yâr, topraktan aldım
Benim sadık yârim kara topraktır, kara topraktır
Goyun verdi, guzu guzu verdi, süt verdi, verdi, süt verdi
Yemek verdi, ekmek verdi, et verdi
Gazma ile döğme döğmeyince gıt verdi
Benim sadık yârim kara topraktır, kara topraktır
Adem'den bu deme neslim getirdi, neslim getirdi
Bana türlü türlü meyva yetirdi
Her gün beni tepesinde götürdü
Benim sadık yarim kara topraktır, kara topraktır
Karnın' yardım gazma gazmayınan, belinen, ey yâr, belinen
Yüzün' yırttım tırnayğınan, elinen
Yine beni garşı garşıladı gülünen
Benim sadık yârim gara topraktır, gara topraktır
İşkence yaptıkça (ey yar) bana gülerdi, bana gülerdi
Bunda yalan yoktur herkes de gördü
Bir çekirdek verdim dört bostan verdi
Benim sadık yarim kara topraktır, kara topraktır
Havaya bakarsam (ey yar) hava alırım, hava alırım
Toprağa bakarsam dua alırım
Topraktan ayrılsam nerde kalırım
Benim sadık yarim kara topraktır, kara topraktır
Dileğin var ise iste Allah'tan, iste Allah’tan
Almak için uzak gitme topraktan
Cömertlik toprağa verilmiş Hak'tan
Benim sadık yarim kara topraktır, kara topraktır
Hakikat ararsan açık bir nokta, açık bir nokta
Allah kula yakın kul da Allah'a
Hakk'ın hazinesi gizli toprakta
(Hakk'ın gizli hazinesi toprakta)
Benim sadık yarim kara topraktır, kara topraktır
Bütün kusurumu (ey yar) toprak gizliyor, toprak gizliyor
Merhem çalıp yaralarım(ı) düzlüyor
Kolun açmış yollarımı gözlüyor
Benim sadık yarim kara topraktır, kara topraktır
Her kim ki olursa bu sırra mazhar, bu sırra mazhar
Dünyaya bırakır ölmez bir eser
Gün gelir Veysel'i (ey yar) bağrına basar
Benim sadık yarim kara topraktır, kara topraktır
Benim sadık yârim gara topraktır, gara topraktır
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuÂşık Veysel’in Ölümsüz Eseri: Kara Toprak’ın Derinliklerine Bir Yolculuk
Türk halk ozanlığının zirvelerinden Âşık Veysel’in “Kara Toprak” türküsü, sadece bir şarkı değil, aynı zamanda varoluşsal bir manifesto, bir yaşam felsefesidir. Bu kadim ezgide, insanoğlunun en temel ilişkileri ve arayışları, toprağın sarsılmaz sadakati üzerinden yeniden tanımlanır. Âşık Veysel, bizlere toprağın yalnızca ayak bastığımız bir zemin olmadığını, aynı zamanda en güvenilir dost, en cömert ana ve nihai sığınak olduğunu fısıldar.İnsan İlişkilerinin Geçiciliği ve Toprağın Sonsuz Sadakati
“Kara Toprak” türküsü, insanın hayatta karşılaştığı hayal kırıklıklarından beslenerek açılır. Âşık Veysel, dizelerinde dostluk sandığı birçok ilişkiye sarıldığını ancak gerçek sadakati başka bir yerde bulduğunu dile getirir: Burada Veysel, insan ilişkilerinin yüzeyselliğine ve geçiciliğine vurgu yapar. “Beyhude dolandım, boşa yoruldum” ifadeleri, insanoğlunun fani beklentilerle dolu dünyadaki boş çabalarını özetler. Ancak “Benim sadık yârim kara topraktır” dizesi, bu hayal kırıklıklarının ardından gelen mutlak bir kabullenişi ve gerçek bir sığınağı işaret eder. Âşık Veysel’in “Kara Toprak” yorumu, bu sadakatin ne denli eşsiz olduğunu gözler önüne serer.Toprak: Hayatın Kaynağı ve Cömertliğin Simgesi
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, toprağın sınırsız cömertliği ve hayat veren rolü öne çıkar. Âşık Veysel, toprağın sadece bir metafor olmadığını, somut olarak yaşamın ta kendisi olduğunu anlatır: ve devamında: Bu dizeler, toprağın insanlığın varoluşundan bu yana sunduğu nimetleri, koyunlardan kuzulara, sütten ekmeğe, meyveden ete kadar her şeyi detaylandırır. “Adem’den bu deme neslim getirdi” ifadesi, toprağın sadece şimdiki nesle değil, tüm insanlık tarihine hayat veren köklü bir anaç figür olduğunu vurgular. Âşık Veysel, “Kara Toprak” ile toprağın yalnızca bir yaşam kaynağı değil, aynı zamanda nesillerin taşıyıcısı olduğunu da anlatır.İnsan ve Toprak Arasındaki Karşılıklı İlişki: Şiddet ve Affediş
Âşık Veysel, toprağa olan bu derin bağı daha da çarpıcı bir noktaya taşır; insanın toprağa verdiği zararlara rağmen toprağın affedici ve cömert tavrını dile getirir: Bu imgeler, insanın toprağı işleyerek, hatta kimi zaman ona zarar vererek elde ettiği ürünleri anlatır. Toprağın karnını yarmak, yüzünü yırtmak gibi ifadeler, çiftçilik pratiklerinin sertliğini betimlerken, buna rağmen toprağın “gülünen” (gülümseyerek) karşılık vermesi, onun sonsuz affediciliğini ve cömertliğini gözler önüne serer. “Bir çekirdek verdim dört bostan verdi” dizesi, toprağın iyiliğe iyilikle, küçüğe büyüğüyle karşılık veren muazzam döngüsünü özetler. Bu, Âşık Veysel’in “Kara Toprak” türküsünde toprağa atfettiği ilahi bir özelliktir.Toprakla Kurulan Manevi Bağ ve Hakikat Arayışı
Şarkı, fiziksel beslenmenin ötesine geçerek toprağın manevi bir rehber olduğunu da belirtir: Burada Âşık Veysel, toprağı bir dua ve hakikat kaynağı olarak konumlandırır. “Topraktan ayrılsam nerde kalırım” sorusu, insanın topraksızlığın, köksüzlüğün imkansızlığını dile getirir. Dahası, Allah’tan dilek dilemenin ve ilahi hazineyi bulmanın yolunun topraktan geçtiği vurgulanır. “Hakk’ın hazinesi gizli toprakta” dizesi, toprağın sadece maddi değil, aynı zamanda ruhsal ve metafizik bir derinliğe sahip olduğunu gösterir. Âşık Veysel’in “Kara Toprak” yorumu, bu manevi boyutla taçlanır.Toprak: Sırların Saklayıcısı ve Ebedi Kucak
“Kara Toprak” türküsünün son bölümü, toprağın nihai rolüne, yani her şeyin son durağı ve sırların saklayıcısı olmasına odaklanır: Âşık Veysel, toprağın tüm kusurları örten, yaraları iyileştiren ve en sonunda herkesi bağrına basan bir anaç figür olduğunu söyler. Ölümle birlikte toprağın kucağına dönme fikri, bir korku veya son değil, aksine bir huzur ve ebedi bir sadakat vaadidir. Veysel’in kendi adını anması ve toprağın onu da bağrına basacağını söylemesi, bu evrensel döngünün kişisel bir ifadesidir. “Kara Toprak” ile Veysel, ölümün bir son değil, sadık yâre kavuşma olduğunu anlatır.