
🎵 Aşık Veysel – Dostlar Beni Hatırlasın Sözleri
Dostlar beni hatırlasın
Ben giderim adım kalır
Dostlar beni hatırlasın
Düğün olur bayram gelir
Dostlar beni hatırlasın
Can kafeste durmaz uçar
Dünya bir han konan göçer
Ay dolanır yıllar geçer
Dostlar beni hatırlasın
Can cesetten ayrılacak
Tütmez baca yanmaz ocak
Selam olsun kucak kucak
Dostlar beni hatırlasın
Ne gelsemdi ne giderdim
Günden güne arttı derdim
Garip kalır yerim yurdum
Dostlar beni hatırlasın
Açar solar türlü çiçek
Kimler gülmüş kim gülecek
Murat yalan ölüm gerçek
Dostlar beni hatırlasın
Gün ikindi akşam olur
Gör ki başa neler gelir
Veysel gider adı kalır
Dostlar beni hatırlasın
Ben giderim adım kalır
Dostlar beni hatırlasın
Düğün olur bayram gelir
Dostlar beni hatırlasın
Ah can kafeste durmaz uçar
Dünya bir han konan göçer
Ay dolanır yıllar geçer
Dostlar beni hatırlasın
Can cesetten ayrılacak
Tütmez baca yanmaz ocak
Selam olsun kucak kucak
Dostlar beni hatırlasın
Oh ne gelsemdi ne giderdim
Günden güne arttı derdim
Garip kalır yerim yurdum
Dostlar beni hatırlasın
Ne gelsemdi ne giderdim
Günden güne arttı derdim
Garip kalır yerim yurdum
Dostlar beni hatırlasın
Açar solar türlü çiçek
Kimler gülmüş kim gülecek
Murat yalan ölüm gerçek
Dostlar beni hatırlasın
Ah gün ikindi akşam olur
Gör ki başa neler gelir
Veysel gider adı kalır
Dostlar beni hatırlasın
Gün ikindi akşam olur
Gör ki başa neler gelir
Veysel gider adı kalır
Dostlar beni hatırlasın
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuAşık Veysel’in Ölümsüz Mirası: “Dostlar Beni Hatırlasın” Şarkı Sözleri Üzerine Bir Yorum
Bazı şarkılar vardır ki, sadece bir melodi ve söz dizisi olmaktan öteye geçer, adeta bir yaşam felsefesini, insanlığın ortak duygularını fısıldar. Aşık Veysel’in ölümsüz eseri “Dostlar Beni Hatırlasın” da tam olarak böyle bir türkü. Bu eseri dinlerken veya sözlerine odaklanırken, zamanın, varoluşun ve ölümün evrensel gerçekleriyle yüzleşiriz. Gelin, bu derinlikli eserin sözlerinde saklı anlamlara birlikte yolculuk edelim.
Hayatın Fani Yüzü ve Kalıcı Olma Arzusu
Türkünün açılış dizeleri, Aşık Veysel’in en temel dileğini ve insanlığın belki de en kadim arzusunu dile getirir:
Bu dizeler, fiziksel varoluşun geçiciliğini ve ismin, eserin, bırakılan mirasın kalıcılığını vurgular. Aşık Veysel, bedenin yok olacağının bilincindedir, ancak arkasında bırakacağı adının, sözlerinin, felsefesinin yaşamasını arzular. Bu, sadece bir hatırlanma isteği değil, aynı zamanda bir ölümsüzlük arayışıdır; sanatçının eserleriyle zamanı aşma çabasıdır. “Dostlar Beni Hatırlasın” şarkı sözleri, bu temel insanlık durumunu yalın ve dokunaklı bir şekilde ifade eder.
Hayatın döngüsü, sevinçleri ve kederleriyle akıp giderken bile, bu hatırlanma isteği devam eder:
Düğünler ve bayramlar, yaşamın devam eden neşeli anlarıdır. Bu anlarda bile, geçmişte yaşamış ve iz bırakmış olanların hatırlanması, onların varlıklarının bir parçasıdır. Aşık Veysel, hayatın telaşı içinde bile unutulmamayı, dostlarının yüreğinde bir yer edinmeyi dilemektedir.
Dünya Bir Han, Can Bir Kuş: Varoluşun Geçiciliği
Aşık Veysel, sonraki dörtlükte yaşamın geçiciliğini güçlü metaforlarla anlatır:
“Can kafeste durmaz uçar” ifadesi, ruhun bedenden ayrılışının kaçınılmazlığını, özgürlüğe kanat çırpışını betimler. Beden, ruh için geçici bir kafestir. “Dünya bir han konan göçer” sözü ise, dünyanın fani bir durak olduğunu, insanların bu hana gelip konaklayıp sonra da yoluna devam ettiğini, yani ölümlü olduğunu çok çarpıcı bir şekilde dile getirir. Zamanın acımasız akışı “Ay dolanır yıllar geçer” dizesiyle vurgulanır; her şey değişir, eskir, yok olur. Bu evrensel gerçekler karşısında Aşık Veysel’in tek dileği, “Dostlar Beni Hatırlasın” sözleriyle bir kez daha yankılanır.
Veda ve Kalan Selam
Ölümün fiziksel sonuçları ve son bir veda, yürek burkan dizelerde yerini bulur:
Ruhun bedeni terk etmesiyle evin, yuvanın sembolü olan “baca tütmez, ocak yanmaz” olur. Bu imgeler, bir yaşamın sona erişini, sıcaklığın ve hareketliliğin kayboluşunu anlatır. Ancak bu bitiş, bir küskünlükle değil, “Selam olsun kucak kucak” diyerek sevgi dolu bir vedayla gelir. Aşık Veysel, ölüme rağmen dostlarına olan bağlılığını ve sevgisini en son nefesinde bile ifade etmek ister. Bu, “Dostlar Beni Hatırlasın” türküsünün en dokunaklı anlarından biridir.
Hayatın Yükü ve Gerçeğin Acımasızlığı
Şairin kendi hayatına dair iç çekişleri ve kabullenişleri de türküde yer bulur:
Bu dizeler, bazen hayatın getirdiği yüklerin ağırlığı altında duyulan yorgunluğu ifade eder. “Ne gelsemdi ne giderdim” ifadesi, var olmanın getirdiği çilelere bir isyan değil, daha çok bir kabulleniştir. Derdin artması, yaşamın zorluklarını ve yalnızlığı vurgular. Ölümle birlikte “yerim yurdum garip kalır” düşüncesi, geride kalan boşluğun hüznünü taşır. Ancak tüm bu kabullenişlerin ve hüzünlerin ötesinde, Aşık Veysel’in “Dostlar Beni Hatırlasın” dileği, umudun ve insan bağının gücünü korur.
Yalan Dünya ve Gerçek Ölüm
Doğanın döngüsü ve hayatın aldatıcı yönü, ölümün kesinliği ile karşılaştırılır:
Çiçeklerin açıp solması, yaşamın ve güzelliğin geçiciliğinin en çarpıcı örneğidir. İnsanların sevinçleri, mutlulukları da bu çiçekler gibidir; gelir geçer. “Murat yalan ölüm gerçek” dizesi, dünya nimetlerinin, arzuların, heveslerin birer yanılsama olduğunu, ancak ölümün mutlak ve kaçınılmaz bir gerçek olduğunu dile getirir. Bu sert gerçeklik karşısında dahi, Aşık Veysel’in “Dostlar Beni Hatırlasın” çağrısı, insan ruhunun ölümsüz bir iz bırakma arayışını simgeler.
Son Veda ve Bırakılan İz
Türkü, zamanın akışını ve Veysel’in kendi adını bir kez daha anarak sona erer:
“Gün ikindi akşam olur” ifadesi, hayatın son demlerine gelindiğini, akşamın çöküşüyle birlikte yaşamın da son bulduğunu anlatır. Yaşam boyunca karşılaşılan zorluklar, “Gör ki başa neler gelir” dizesiyle özetlenir. Veysel, kendi adını anarak, fiziken aramızdan ayrılsa da, “Dostlar Beni Hatırlasın” dileğiyle, eserlerinin, felsefesinin ve adının kalıcılığını bir kez daha mühürler. Bu türkü, Aşık Veysel’in sadece bir ozan değil, aynı zamanda hayatın ve ölümün derinliklerini anlamış bir bilge olduğunu gösteren ölümsüz bir mirastır.