
🎵 Âşık Maksut Feryadi – Kim Bilir Sözleri
El gözünde dertsiz gamsız biriyim
Benim neler çektiğimi kim bilir
Ben yeni közlenmiş yangın yeriyim
Benim neler çektiğimi kim bilir
Sinemdedir benim derdim dağlarım
Ben yaramı gizli sarar bağlarım
Ben gündüzler güler, gece ağlarım
Benim neler çektiğimi kim bilir
Ben kimine yazım, kimine kışım
Arife doluyum, cahile boşum
Ben kolsuz kanatsız beden siz başım
Benim neler çektiğimi kim bilir
Sinemdedir benim derdim dağlarım
Ben yaramı gizli sarar bağlarım
Ben gündüzler güler gece ağlarım
Benim neler çektiğimi kim bilir
Ben Maksut'um yüreğimde, yangın var
Bu yangını söndürmedi, boran kar
Benim sessiz sessiz ahuzar'ım var
Benim neler çektiğim kim bilir
Sinemdedir benim derdim dağlarım
Ben yaramı gizli sarar bağlarım
Ben gündüzler güler gece ağlarım
Benim neler çektiğimi kim bilir
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuDuygu yüklü türkülerin, her bir dizesinde bin bir anlam barındıran âşık geleneğinin güçlü temsilcilerinden Âşık Maksut Feryadi'nin "Kim Bilir" adlı eseri, dinleyicisini derin bir iç yolculuğa çıkarıyor. Bu şarkı, dışarıdan görünenle içeride yaşananlar arasındaki keskin tezatlığı, insan ruhunun en mahrem köşelerindeki acıları ve yalnızlığı öyle içten bir dille anlatıyor ki, her mısra adeta birer feryada dönüşüyor. Gelin, "Kim Bilir" şarkı sözlerinin katmanlarına inerek bu dokunaklı eserin derinliklerini birlikte keşfedelim.
Dışarıdan Görünen ve İçeride Yanan: İlk Kıta
Âşık Maksut Feryadi, "Kim Bilir" şarkısına, dış dünyanın kendisini nasıl algıladığını ve bu algının gerçekle nasıl örtüşmediğini anlatarak başlıyor:
Bu dizeler, toplumun bireyler üzerindeki yüzeysel bakışını çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Şarkının öznesi, dışarıdan "dertsiz gamsız" görünse de, içeride bambaşka bir gerçeklik yaşıyor. "Ben yeni közlenmiş yangın yeriyim" ifadesi, sadece geçmişte kalmış bir acıyı değil, taptaze, dumanı tüten, her an yeniden alevlenebilecek bir ıstırabı betimliyor. Bu, acının henüz dinmediğini, küllerinin altında korların saklı olduğunu ve her an yeniden canlanabileceğini vurgulayan güçlü bir metafor. Âşık Maksut Feryadi, bu çelişkiyi "Benim neler çektiğimi kim bilir" nakaratıyla defalarca pekiştirerek, anlaşılmamanın ve yalnızlığın verdiği derin kederi dinleyicisine aktarıyor.
Gizli Yaralar ve Gündüz Maskesi: İkinci Kıta
"Kim Bilir" şarkısının nakarat olarak da tekrarlanan ikinci kıtası, içsel acının nasıl taşındığını ve dışarıya nasıl yansıtıldığını gözler önüne seriyor:
"Sinemdedir benim derdim dağlarım" dizesi, acının büyüklüğünü ve derinliğini, adeta göğüs kafesine sığmayan dağlar gibi taşıdığını anlatıyor. Bu, sıradan bir dert değil, insanı saran, kuşatan, dağlar kadar yüklü bir keder. "Ben yaramı gizli sarar bağlarım" ifadesi, âşığın kendi acısını kimseye göstermeden, kendi içinde, sessizce iyileştirmeye çalıştığını gösteriyor. Bu bir direnç gösterisi olduğu kadar, aynı zamanda derin bir yalnızlığın da işareti. Gündüzleri takınılan sahte tebessüm ile geceleri dökülen gözyaşları arasındaki zıtlık, içsel çatışmayı ve toplum önünde sergilenen maskeyi tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Âşık Maksut Feryadi, bu dizelerle, birçok insanın ortak deneyimini, yani görünürde güçlü dururken içeride fırtınalar kopmasını dile getiriyor.
Bilgelik, Yalnızlık ve Varlık Mücadelesi: Üçüncü Kıta
Şarkının üçüncü bölümü, ozanın karmaşık kişiliğini ve varoluşsal yalnızlığını derinleştiriyor:
"Ben kimine yazım, kimine kışım" ifadesi, ozanın herkes tarafından aynı şekilde algılanmadığını, kimi için neşe ve bereketi, kimi içinse soğukluğu ve zorluğu temsil ettiğini gösterir. Bu, onun çok yönlü ve belki de anlaşılması zor bir karaktere sahip olduğunu ima eder. "Arife doluyum, cahile boşum" dizesi, ozanın bilgelik ve derinlik arayışını vurgular. Anlayana, bilene dolu dolu bir dünya sunarken, idrak edemeyene, yüzeysel olana hiçbir şey ifade etmez. Bu, bir nevi ruhunun seçiciliğidir. En çarpıcı imgelerden biri ise "Ben kolsuz kanatsız bedensiz başım" dizesidir. Bu ifade, fiziksel bir eksiklikten öte, ruhsal bir çaresizliği, desteksizliği ve yalnızlığı simgeler. Sanki varlığını sürdürmek için gereken temel uzuvlarından yoksun kalmış, savunmasız bir varoluşu anlatır. Âşık Maksut Feryadi, bu imgeyle çektiği acıların onu nasıl zayıf ve kırılgan bıraktığını derinden hissettiriyor.
Maksut'un Adıyla Gelen Son Yangın: Son Kıta
Şarkının son kıtası, Âşık Maksut Feryadi'nin kendi adını anarak, acısının kişisel ve eşsiz olduğunu vurguladığı bir zirve noktasıdır:
"Ben Maksut'um yüreğimde, yangın var" dizesi, ozanın kimliğini acısıyla özdeşleştirmesi, bu yangının sadece bir metafor değil, onun varoluşunun ayrılmaz bir parçası olduğunu gösterir. Bu yangın, dış etkenlerle, hatta en şiddetli soğukla bile ("boran kar") sönmeyen, içten içe yanan bir ateştir. Bu durum, acının derinliğini, kalıcılığını ve dış müdahalelerle giderilemezliğini vurgular. "Benim sessiz sessiz ahuzar'ım var" ifadesi, ozanın feryadının bile içe dönük, kimseye ulaşmayan, duyulmayan bir acı olduğunu anlatır. Bu, anlaşılmamanın en acı verici halidir; feryat etse bile sesinin duyulmadığı, acısının görülmediği bir varoluş. "Kim Bilir" şarkısı, Âşık Maksut Feryadi'nin ruhunun en derin dehlizlerinden yükselen, zamansız ve evrensel bir çığlık olarak kalplerde yankılanmaya devam ediyor.