Âşık Mahzuni Şerif – Merhametsiz Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Âşık Mahzuni Şerif 🕒 12 Oca 2026
Âşık Mahzuni Şerif – Merhametsiz video

🎵 Âşık Mahzuni Şerif – Merhametsiz Sözleri

Ne hayalim kaldı, ne de umudum, vay, vay, vay
Gözlerimden uykumu da kaldırdın, vay, vay, vay
Bir güvercin oldum kondum bağına, vay, vay, vay, vay, vay

Şahin oldum kanadıma saldırdın, zalım zalım
Saldırdın merhametsiz
Saldırdın zalım zalım
Saldırdın merhametsiz, vay

Irmak oldum boz bulanık çağladım, vay, vay, vay
Dağlar oldum kara duman bağladım, vay, vay, vay
Her bahar her bayram düştüm ağladım, vay, vay, vay, vay, vay

Şeref olsun diye davul çaldırdın, zalım zalım
Çaldırdın merhametsiz
Çaldırdın zalım zalım
Çaldırdın merhametsiz, vay

Usandım Mahzuni zülfü yaylardan, vay, vay, vay
Kara yıldan, haftalardan, aylardan, vay, vay, vay
Bir baharda sürüklendim çaylardan, vay, vay, vay, vay, vay

Deryaların ciğerine doldurdun, zalım zalım
Doldurdun merhametsiz
Doldurdun zalım zalım
Doldurdun merhametsiz, vay

Âşık Mahzuni Şerif – Merhametsiz Sözleri

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Âşık Mahzuni Şerif’in “Merhametsiz” Şarkı Sözleri: Umutsuzluğun Derin Sularında Bir Çığlık

Merhaba dostlar, bugün Âşık Mahzuni Şerif’in yürek burkan eseri “Merhametsiz” şarkı sözlerini mercek altına alıyoruz. Bir türkünün sadece notalardan ibaret olmadığını, her bir kelimesinin bir ömrün acısını, umutsuzluğunu ve haykırışını taşıdığını bu eserde bir kez daha görüyoruz. “Merhametsiz” kelimesi, daha şarkının adında bile, dinleyene yaşanacak yoğun duyguların habercisi oluyor.

Hayallerin ve Umutların Tükendiği Yer: İlk Dizelerdeki Acı

Âşık Mahzuni Şerif’in “Merhametsiz” şarkısı, dinleyicisini ilk andan itibaren derin bir kederin içine çekiyor.
Ne hayalim kaldı, ne de umudum, vay, vay, vay Gözlerimden uykumu da kaldırdın, vay, vay, vay
Bu dizeler, sadece bir tükenmişliği değil, aynı zamanda bu tükenmişliğin bir özne tarafından bilinçli olarak yaşatıldığını fısıldıyor. “Vay, vay, vay” nidaları, ozanın içindeki acının, feryadın ve çaresizliğin dışa vurumu. Hayallerin ve umutların yitimi, yaşam enerjisinin çekilmesi anlamına gelirken, “uykunun kaldırılması” ise huzurun, dinlenmenin ve belki de unutuşun bile imkânsız hale geldiğini gösteriyor. Bu, sürekli bir uyanıklık halinde, acıyla yüzleşmek zorunda kalmanın ağırlığını vurguluyor.

Masumiyetten Zulme: Güvercin ve Şahin İmgeleri

“Merhametsiz” şarkı sözleri, imgelerle örülü güçlü bir anlatıma sahip. Özellikle güvercin ve şahin benzetmeleri, yaşanan trajediyi net bir şekilde gözler önüne seriyor.
Bir güvercin oldum kondum bağına, vay, vay, vay, vay, vay Şahin oldum kanadıma saldırdın, zalım zalım Saldırdın merhametsiz Saldırdın zalım zalım Saldırdın merhametsiz, vay
Burada ozan, kendini “bir güvercin” olarak tanımlayarak, masumiyetini, barışçıllığını ve belki de savunmasızlığını ortaya koyuyor. Bağ, bir yuva, bir sığınak veya sevgi dolu bir ortamı temsil ederken, güvercinin buraya konması bir umut ya da güven arayışını simgeliyor olabilir. Ancak bu masumiyet, “şahin” gibi yırtıcı, acımasız bir gücün saldırısına uğruyor. “Şahin oldum kanadıma saldırdın” ifadesi, aslında saldırganın kendi doğasına uygun bir eylem yaptığını, ancak bu eylemin masum bir varlığa yöneldiğini anlatıyor. “Zalım zalım” ve “merhametsiz” tekrarları, bu saldırının ne denli bilinçli, acımasız ve ısrarlı olduğunu hissettiriyor. Âşık Mahzuni Şerif’in bu sözleri, iyiliğin kötülük karşısındaki çaresizliğini ve uğradığı haksızlığı derinden işliyor.

Doğanın Dilinden Dökülen Keder: Irmağın Bulanıklığı, Dağın Dumanı

Şarkının ilerleyen bölümlerinde, doğa imgeleri ozanın iç dünyasının bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor.
Irmak oldum boz bulanık çağladım, vay, vay, vay Dağlar oldum kara duman bağladım, vay, vay, vay Her bahar her bayram düştüm ağladım, vay, vay, vay, vay, vay
“Irmak olup boz bulanık çağlamak”, içsel bir karmaşanın, kederin ve gözyaşlarının sürekli akışının metaforu. Berrak olmayan, bulanık bir su, ruhun berraklığını yitirdiğini, kederle dolup taştığını ifade ediyor. “Dağlar olup kara duman bağlamak” ise ağır bir yükün, derin bir yasan ve gözyaşlarının ardında biriken kederin dışavurumu. Dağların doruklarındaki kara duman, içsel bir fırtınanın, sürekli bir hüznün ve kederin sembolü. En çarpıcı olanlardan biri de “Her bahar her bayram düştüm ağladım” dizesi. Bahar ve bayramlar genellikle sevinç, yenilenme ve kutlama zamanlarıdır. Ancak ozan için bu zamanlar bile acının ve gözyaşının durmadığı, aksine daha da belirginleştiği anlara dönüşüyor. Bu, kederin geçici değil, yaşamın her anına sinmiş kalıcı bir durum olduğunu gösteriyor.

Şeref ve Acı Arasındaki Çelişki: Toplumsal Bir Yaraya İşaret

Âşık Mahzuni Şerif, “Merhametsiz” şarkısında sadece kişisel acıyı değil, belki de toplumsal bir yarayı da ima ediyor.
Şeref olsun diye davul çaldırdın, zalım zalım Çaldırdın merhametsiz Çaldırdın zalım zalım Çaldırdın merhametsiz, vay
Bu dizelerdeki “şeref olsun diye davul çaldırmak” ifadesi oldukça düşündürücü. Davul, genellikle kutlama, zafer veya duyuru için çalınan bir enstrümandır. Ancak burada, birinin acısı üzerinden, belki de bir haksızlığın ya da zulmün zaferi kutlanıyor gibi bir anlam taşıyor. Bu, acı çekenin onurunun ayaklar altına alındığını, düşmanının ise bu durumdan bir “şeref” devşirdiğini gösteriyor olabilir. Ya da belki de ozan, kendi acısının herkesçe duyulduğunu, ancak bu durumun ona değil, bu acıyı çektirene bir “şeref” olarak yansıtıldığını ima ediyor. Bu, zulmün ve merhametsizliğin ne denli pervasız ve gözü kara bir hal aldığını vurguluyor.

Tükenmişliğin Son Noktası: Zaman ve Deryaların Ciğeri

Şarkının son bölümünde, ozan artık her şeyden usanmışlığını, zamana ve yaşananlara karşı duyduğu yorgunluğu dile getiriyor.
Usandım Mahzuni zülfü yaylardan, vay, vay, vay Kara yıldan, haftalardan, aylardan, vay, vay, vay Bir baharda sürüklendim çaylardan, vay, vay, vay, vay, vay
“Zülfü yaylardan usanmak”, güzellikten, aşktan veya belki de hayatın cilvelerinden duyulan yorgunluğu ifade eder. Artık hiçbir şeyin eskisi gibi tat vermediği, hatta güzel olanın bile acı verdiği bir noktaya gelinmiştir. “Kara yıldan, haftalardan, aylardan” usanmak ise, zamanın akışının bile acıyı dindirmediğini, aksine her geçen anın bu acıyı daha da derinleştirdiğini gösteriyor. “Bir baharda sürüklendim çaylardan” dizesi, hayatın akışına, belki de kaderin getirdiklerine karşı koyamamanın, sürüklenip gitmenin çaresizliğini anlatıyor. Ve Âşık Mahzuni Şerif, “Merhametsiz” şarkısını şu güçlü imgelerle noktalıyor:
Deryaların ciğerine doldurdun, zalım zalım Doldurdun merhametsiz Doldurdun zalım zalım Doldurdun merhametsiz, vay
“Deryaların ciğerine doldurmak”, acının, kederin ve yükün okyanuslar kadar derin ve sınırsız olduğunu ifade eden müthiş bir benzetme. Ozanın içine doldurulan bu acı, artık sadece kişisel bir yük olmaktan çıkmış, varoluşsal bir boyuta ulaşmıştır. Bu, bir insanın taşıyabileceğinden çok daha fazlasının yüklendiğini, tüm benliğinin bu tarifsiz kederle dolduğunu gösteriyor. “Doldurdun merhametsiz” tekrarları, bu dolumun yine bilinçli, zalimce ve merhametsizce yapıldığını vurguluyor. Âşık Mahzuni Şerif’in “Merhametsiz” şarkısı, dinleyenin ruhunda derin izler bırakan, güçlü imgelerle bezeli, gerçek bir ağıt.

🎵 Âşık Mahzuni Şerif Diğer Şarkı Sözleri