SanatçıAleyna Tilki & Mabel Matiz

🎵 Aleyna Tilki & Mabel Matiz – Kayboldum Masalında Sözleri
Kapanına kıstırıldım aşkın
“Çek sapanınla vur” dedim
Mızıkçı değilim, ben ağlamam ki zaten
Ödünç aldın gözlerimi
Sende kaldı haberin yok
Ellerim, yüzüm sende kaldı
Sessizleştim, huysuzlaştım
İçimi bi’ çocukluk sardı
İçeri atlayıp çitlerinden
Kayboldum masalında
Doğruldum kendime beterinden
Bir ben buldum usulunda
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuMüzik dünyamızın iki güçlü sesi, Aleyna Tilki ve Mabel Matiz’in bir araya gelerek yarattığı “Kayboldum Masalında”, dinleyeni aşkın derin ve karmaşık labirentlerine davet eden, duygusal yoğunluğu yüksek bir şarkı. Bu şarkının sözleri, bir ilişkinin içinde kayboluşu, dönüşümü ve kendini yeniden buluşu öyle incelikli bir dille anlatıyor ki, her dinleyişte farklı bir katman keşfediyorsunuz. Bir şarkı sözü yorumcusu olarak, “Aleyna Tilki & Mabel Matiz – Kayboldum Masalında” şarkı sözlerinin ardındaki anlamları sizin için aralıyorum.
Aşkın Kapanı ve Gönüllü Teslimiyet
Şarkının açılış dizeleri, dinleyiciyi doğrudan aşkın çelişkili doğasına çekiyor. “Kapanına kıstırıldım aşkın” ifadesi, bir yandan çaresizliği, diğer yandan ise bu kıstırılmışlığın kaçınılmazlığını vurguluyor. Sanki bir av gibi yakalanmış, ancak bu yakalanışın içinde tuhaf bir haz var. Ardından gelen “Çek sapanınla vur’ dedim” cümlesi ise bu teslimiyetin boyutunu gözler önüne seriyor. Bu, sadece bir yakalanış değil, aynı zamanda acıyı bile kucaklamaya hazır, bilinçli bir davet. Aşkın getireceği her şeyi, iyisiyle kötüsüyle kabul etmeye hazır bir ruh halinin yansıması. Bu dizeler, “Kayboldum Masalında” şarkısının temel dinamiğini, yani aşkın hem tatlı bir tuzak hem de bir meydan okuma oluşunu başarıyla kuruyor.
Burada, aşkın etkisiyle değişen benliğin ilk ipuçlarını görüyoruz. “Mızıkçı değilim, ben ağlamam ki zaten” sözleri, bir direniş ve gurur ifadesi gibi dursa da, aslında içten içe yaşanan kırılganlığı örtme çabası. Bu, “ben güçlü dururum” mesajı verirken, bir yandan da derin bir iç hesaplaşmanın varlığını hissettiriyor. Ancak asıl çarpıcı olan, “Ödünç aldın gözlerimi” dizesi. Bu metafor, kişinin artık dünyayı kendi gözleriyle değil, âşık olduğu kişinin bakış açısıyla görmeye başladığını anlatıyor olabilir. Kendi algısının, kendi görüşünün, sevgilinin etkisi altında kaldığını, adeta ödünç verildiğini ve artık ona ait olmadığını dile getiriyor. Bu, Aleyna Tilki ve Mabel Matiz’in bu şarkıdaki duygu aktarımının ne kadar katmanlı olduğunu gösteriyor.
Kaybolan Benlik ve Çocukluğa Dönüş
Bu kısım, aşkın benlik üzerindeki dönüştürücü etkisini en açık şekilde ortaya koyuyor. “Sende kaldı haberin yok / Ellerim, yüzüm sende kaldı” dizeleri, kişinin fiziksel ve ruhsal varlığının bir kısmının sevgilide kaldığını, adeta onunla bütünleştiğini anlatır. Bu, sadece bir ayrılık sonrası değil, ilişkinin içindeyken bile yaşanan bir tür kendini kaybetme hali. Sevgilinin varlığıyla o kadar iç içe geçilmiş ki, kendi sınırları belirsizleşmiş. “Sessizleştim, huysuzlaştım” ifadeleri, bu değişimin dışa yansımasını gösteriyor. Kişi, eski neşeli halinden uzaklaşmış, içine kapanmış ve belki de bu durumdan rahatsızlık duymaya başlamış. “İçimi bi’ çocukluk sardı” dizesi ise bu değişimin kökenine iniyor. Aşkın getirdiği yoğun duygular, kişiyi daha savunmasız, daha saf, belki de daha kaprisli bir çocukluk haline geri döndürmüş olabilir. Bu, kontrolsüz duyguların, mantık dışı tepkilerin ve derin bir özleme dönüşen bir halin başlangıcıdır.
Masalın İçine Atlamak ve Yeni Bir Ben
Şarkının zirve noktası ve adı, bu son bölümde anlam kazanıyor. “İçeri atlayıp çitlerinden”, kişinin bilinçli bir kararla, belki de bir maceraperest edasıyla, sevgilinin dünyasına, onun “bahçesine” adım attığını gösteriyor. Bu bir sınırdan geçiş, bir teslimiyet anı. Ve bu geçişin doğal sonucu: “Kayboldum masalında”. Aşk, gerçeklikten uzak, düşsel bir masal gibi. Bu masalın içinde kişi, kendi kimliğini, yönünü kaybetmiş. “Aleyna Tilki & Mabel Matiz – Kayboldum Masalında” adını taşıyan bu şarkı, tam da bu kayboluşun hikayesini anlatıyor.
Ancak bu kayboluş bir son değil, bir başlangıç. “Doğruldum kendime beterinden” dizesi oldukça çarpıcı. “Beterinden” kelimesi, kişinin bu aşk deneyimi sonucunda belki de daha olgunlaşmış, daha gerçekçi, hatta belki de acılarla yoğrulmuş bir benliğe ulaştığını ima ediyor. Bu, kolay bir uyanış değil; aksine, zorlu bir sürecin sonunda elde edilen, belki de daha karmaşık, daha “beter” ama daha gerçek bir farkındalık. Ve işte bu farkındalıkla, “Bir ben buldum usulunda”. Bu yeni benlik, aceleyle değil, usul usul, yavaş yavaş, bu masalın içinde kaybolup, tekrar doğrulma sürecinde ortaya çıkmış. Bu, hem bir kayboluş hem de bir kendini buluş hikayesi. “Kayboldum Masalında sözleri” bize aşkın yıkıcı ve yapıcı gücünü aynı anda hissettiriyor.
Aleyna Tilki ve Mabel Matiz’in yorumladığı bu eser, aşkın insana neler yapabileceğini, nasıl dönüştürebileceğini ve kişinin kendini nasıl yeniden inşa edebileceğini anlatan derinlikli bir şiir gibi. Her dize, aşkın karmaşık tabiatına ışık tutuyor ve dinleyeni kendi aşk masalını sorgulamaya davet ediyor.