Ahmet Kaya – Yemen Türküsü Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Ahmet Kaya 🕒 13 Oca 2026
Ahmet Kaya – Yemen Türküsü video

🎵 Ahmet Kaya – Yemen Türküsü Sözleri

Havada bulut yok, bu ne dumandır?
Mahlede ölüm yok, bu ne figandır?
Şu yemen elleri ne de yamandır

Anu Yemen'dir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir?

Burası Muş'tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir?

Mızıka çalınır, düğün mü sandın?
Al yeşil bayrağı gelin mi sandın?
Yemene gideni gelir mi sandın?

Anu Yemen'dir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir?
Burası Muş'tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir?

Kışlanın önünde redif sesi var
Bakın çantasında acep nesi var
Bir çift kundurayla bir de fesi var

Anu Yemen'dir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir?

Burası Muş'tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir?

Burası Muş'tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir?

Ahmet Kaya – Yemen Türküsü Şarkı Sözleri

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Ahmet Kaya – Yemen Türküsü: Gurbetin ve Hasretin Dokunaklı Melodisi

Ahmet Kaya’nın eşsiz yorumuyla yeniden hayat bulan Yemen Türküsü, dinleyeni zamanın ve coğrafyanın ötesine taşıyan, derin bir hüzün ve belirsizlik hikayesi anlatır. Bu kadim ezgi, uzak diyarlara gidenlerin ardından duyulan sonsuz özlemi, geri dönme ihtimali olmayan yolculukların acısını ve geride kalanların çaresiz bekleyişini ilmek ilmek işler. Ahmet Kaya’nın yorumu, türkünün zaten var olan bu ağırlığını daha da derinleştirerek dinleyicinin yüreğine işler.

Beklenmedik Bir Hüzün: “Havada Bulut Yok, Bu Ne Dumandır?”

Türkünün açılış dizeleri, dinleyiciyi aniden bir belirsizliğin ve açıklanamaz bir kederin içine çeker. Ahmet Kaya – Yemen Türküsü, henüz ilk nefeslerinde bile bu atmosferi hissettirir:

Havada bulut yok, bu ne dumandır?
Mahlede ölüm yok, bu ne figandır?

Gök yüzünde bulut olmamasına rağmen görülen duman, fiziksel bir yangından ziyade içsel bir yangını, toplumsal bir acıyı simgeler. Mahallede somut bir ölüm olmamasına rağmen yükselen feryat, kolektif bir yası, gidenlerin ardından duyulan bitmek bilmez bir ağıtı ifade eder. Bu dizeler, görünürde bir sebep olmasa da derinden hissedilen bir acının varlığını, bir keder bulutunun tüm coğrafyayı sardığını anlatır. Bu, Yemen’e gidenlerin geri dönmeyişinin yarattığı sessiz çığlığın bir yansımasıdır.

Yemen’in Acı Gerçeği: “Giden Gelmiyor Acep Nedendir?”

Ahmet Kaya’nın yorumladığı Yemen Türküsü‘nün ana damarlarından biri, gidenlerin geri dönmeyişi ve bunun yarattığı derin sorgulamadır. Tekrar eden bu soru, türkünün bel kemiğini oluşturur:

Anu Yemen’dir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir?

Yemen, coğrafi olarak uzaklığı ve iklimsel zorluklarıyla bilinen bir diyar olsa da, “gülü çemendir” ifadesi, oranın aslında güzel bir yer olabileceği algısını yaratır. Ancak bu güzellik, gidenlerin geri dönmeyişiyle gölgelenir. “Giden gelmiyor acep nedendir?” sorusu, sadece fiziksel bir dönüşün değil, aynı zamanda umutların, hayallerin ve yaşamların da geri dönmeyişinin altını çizer. Bu soru, bir toplumun hafızasına kazınmış, nesilden nesile aktarılan derin bir travmanın ifadesidir.

Muş’tan Yemen’e Uzanan Yolların Yokuşu

Türkünün coğrafi referansları, yaşanan acının evrensel boyutunu vurgular. Muş’un yokuşlu yolları, Yemen’e uzanan meşakkatli yolculuğun bir metaforudur:

Burası Muş’tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir?

Muş, Anadolu’nun zorlu coğrafyasını temsil ederken, “yokuştur” ifadesi hayatın, mücadelenin ve özellikle de savaşa gidişin zorluğunu betimler. Bu yokuş, sadece bir coğrafi engel değil, aynı zamanda kaderin, ayrılığın ve ölümün getirdiği zorlukları da ifade eder. “Giden gelmiyor acep ne iştir?” sorusu, önceki “nedendir?” sorusunun bir uzantısı olarak, yaşanan trajedinin akıl almazlığını ve çaresizliğini dile getirir. Ahmet Kaya – Yemen Türküsü, bu yokuşları adeta dinleyicinin önüne serer.

Yanıltıcı Sesler ve Semboller: “Düğün mü Sandın?”

Türkünün en çarpıcı bölümlerinden biri, yanıltıcı sembollerle gerçekliğin acımasız yüzünü ortaya koymasıdır:

Mızıka çalınır, düğün mü sandın?
Al yeşil bayrağı gelin mi sandın?
Yemene gideni gelir mi sandın?

Mızıka sesi, genellikle neşeyi ve kutlamayı çağrıştırırken, burada bir yanılgının aracıdır. Bu, askere uğurlama törenlerindeki müziğin, aslında bir vedanın ve belki de bir daha dönüşü olmayan bir yolculuğun başlangıcı olduğunu vurgular. “Al yeşil bayrak”, bir düğün bayrağı değil, vatan savunması için gidilen bir savaşın, şehitliğin sembolüdür. Bu güçlü tezat, gidenlerin ardında kalanların içsel çatışmasını, umut ve gerçeklik arasındaki uçurumu gözler önüne serer. Ahmet Kaya’nın sesindeki tonlama, bu yanılgının acısını derinden hissettirir.

Bir Redifin Son Eşyaları: Veda ve Yoksulluk

Şarkının son bölümlerinde, Yemen’e giden bir askerin, bir “redif”in (yedek asker) portresi çizilir. Bu portre, bireysel bir trajedinin somutlaşmış halidir:

Kışlanın önünde redif sesi var
Bakın çantasında acep nesi var
Bir çift kundurayla bir de fesi var

Kışlanın önündeki redif sesi, askere uğurlanan gençlerin heyecanlı ama bir o kadar da hüzünlü sesleridir. Çantasındaki eşyaların sadeliği – bir çift kundura ve bir fes – gidenlerin yoksulluğunu ve sahip oldukları tek şeyin canları olduğunu gösterir. Bu tasvir, savaşın ve gurbetin insan üzerindeki yıkıcı etkisini, geride bırakılanların maddi ve manevi yoksunluğunu vurgular. Bu detaylar, Ahmet Kaya’nın yorumladığı Yemen Türküsü‘nün sadece bir coğrafi acı değil, aynı zamanda bireylerin yaşadığı derin dram olduğunu anlatır.

Ahmet Kaya – Yemen Türküsü, tekrar eden nakaratları ve sorularıyla, dinleyenin zihninde kalıcı bir etki bırakır. Bu tekrar, yaşanan acının döngüselliğini, unutulmazlığını ve kuşaklar boyu süren etkisini pekiştirir. Türkünün her dizesi, bir ağıtın, bir hasretin ve geri dönmeyecek olanların anısının sesidir.

🎵 Ahmet Kaya Diğer Şarkı Sözleri