SanatçıAhmet Kaya
ŞarkıBen Beni
AlbümYıldızlar ve Yakamoz
Yıl1996

🎵 Ahmet Kaya – Ben Beni Sözleri
Seyyah oldum; pazar pazar dolaştım
Bir tüccara satamadım ben beni
Koyun oldum; kuzum ile meleştim
Bir sürüye katamadım ben beni, ben beni
Ben beni, kendimi, canımı, özümü, dost
Ben beni, kendimi, canımı, özümü
Dostlar beni bir kazana koydular
40 yıl yandım, "Daha çiğsin." dediler
Ölçeğimi gram gram yediler
Bir kantarda tartamadım ben beni, ben beni
Ben beni, kendimi, canımı, özümü, dost
Ben beni, kendimi, canımı, özümü
Deli gönlüm aktı gitti engine
Çok boyandım çok çiçekler rengine
Bir Mahzuni demiş oldum kendime
Olmaz olsun, atamadım ben beni, ben beni
Ben beni, kendimi, canımı, özümü, dost
Ben beni, kendimi, canımı, özümü
Dost
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuMüzik dünyamızın eşsiz sesi Ahmet Kaya'nın "Ben Beni" şarkısı, dinleyenin ruhunda derin izler bırakan, öz benlik arayışının ve varoluşsal sorgulamaların çarpıcı bir dışavurumu. Bu eser, sadece bir şarkı olmanın ötesinde, insanın kendi iç dünyasıyla olan hesaplaşmasını, aidiyet arayışını ve toplumsal kabulleniş sancılarını edebi bir dille işliyor. Ahmet Kaya'nın "Ben Beni" şarkı sözleri, dinleyeni adeta bir felsefi yolculuğa çıkarıyor.
Bir Seyyahın Kimlik Arayışı: "Bir Tüccara Satamadım Ben Beni"
Şarkının ilk dizeleri, dinleyeni hemen bir içsel yolculuğa davet ediyor. Ahmet Kaya, kendini bir seyyah olarak tanımlayarak, hayatın pazarlarında dolaşan, aidiyet arayan bir ruh halini betimliyor:
Burada "seyyah oldum; pazar pazar dolaştım" ifadesi, yaşamın farklı alanlarında, farklı ortamlarda bir kimlik arayışını, bir yer edinme çabasını simgeler. Ancak bu arayışın sonunda gelen "bir tüccara satamadım ben beni" dizesi, kişinin kendi öz değerini, ruhunu, kimliğini hiçbir maddi veya manevi karşılık uğruna feda etmeyişini, benliğini koruma kararlılığını vurgular. Ahmet Kaya'nın "Ben Beni" şarkısındaki bu kısım, içsel bütünlüğün ve öz saygının güçlü bir manifestosudur. Ardından gelen "koyun oldum; kuzum ile meleştim / bir sürüye katamadım ben beni" dizeleri ise, aidiyet arayışının bir başka boyutunu gözler önüne serer. Toplumun bir parçası olma, sürüye katılma isteği ve buna rağmen kendi özgünlüğünü, bireyselliğini kaybetmeme direnişini anlatır. Kuzusuyla meleşen bir koyun, kendi doğasına uygun bir yaşam sürerken bile, genel kabullere tam olarak uyum sağlayamama halini ifade eder. Bu, Ahmet Kaya'nın "Ben Beni" eserinin en çarpıcı metaforlarından biridir.
Şarkının nakaratında tekrar eden "Ben beni, kendimi, canımı, özümü, dost" ifadesi, bu içsel yolculuğun merkezine kişinin kendi benliğini, ruhunu ve varlığını koyduğunu gösterir. Buradaki "dost" kelimesi, kişinin en derin ve samimi halini, belki de tek gerçek dostunu işaret eder.
Kazanlar, Tartılar ve Yargılar: "Daha Çiğsin Dediler"
Şarkının ikinci bölümü, toplumsal yargılar, beklentiler ve kişinin bunlara karşı duruşunu ele alır:
"Dostlar beni bir kazana koydular / 40 yıl yandım, 'Daha çiğsin.' dediler" dizeleri, kişinin hayatı boyunca çeşitli sınavlardan geçmesini, zorluklarla yoğrulmasını, deneyim kazanmasını ancak buna rağmen çevresindekiler tarafından yeterli görülmemesini, sürekli eleştirilmesini anlatır. Bu, toplumsal beklentilerin ve yargıların acımasızlığını, kişinin ne kadar çabalarsa çabalasın tam olarak kabul görmeme hissini yansıtır. Ahmet Kaya'nın "Ben Beni" şarkısındaki bu metafor, kişinin içsel olgunlaşmasının dışarıdan nasıl farklı algılandığını vurgular. "Ölçeğimi gram gram yediler" ifadesi, kişinin değerinin, potansiyelinin, kimliğinin zamanla nasıl yıpratıldığını, sömürüldüğünü ya da önemsizleştirildiğini anlatır. Buna rağmen "bir kantarda tartamadım ben beni" dizesi, kişinin kendi benliğinin, özünün maddi veya somut ölçütlerle değerlendirilemez, tartılamaz olduğunu, eşsiz ve paha biçilmez olduğunu bir kez daha ortaya koyar. Bu bölüm, Ahmet Kaya'nın "Ben Beni" şarkısının en isyankar ve özgün yanlarından biridir.
Deli Gönlüm ve Mahzuni'nin İzinde: "Atamadım Ben Beni"
Şarkının son bölümü, kişinin kendi kaderiyle yüzleşmesini ve özünden vazgeçememesini işler:
"Deli gönlüm aktı gitti engine" dizesi, insanın içgüdüsel, kontrol edilemez ve özgür ruhunu, hayatın geniş ve bilinmez denizlerine doğru sürüklenişini ifade eder. Bu, kişinin iç sesini takip etme, kendi yolunu çizme arzusunu yansıtır. "Çok boyandım çok çiçekler rengine" ise, hayatın farklı güzelliklerine, çekiciliklerine kapılmayı, farklı kimliklere bürünmeyi ya da farklı yaşam tarzlarını denemeyi anlatır. Ancak bu denemelerin sonunda bile kişi, kendi özünden uzaklaşamaz. Ahmet Kaya'nın "Ben Beni" şarkısında bu kısım, bir arayışın ve denemenin özünde yatan değişmez gerçeği ortaya koyar.
En dikkat çekici noktalardan biri ise "Bir Mahzuni demiş oldum kendime" dizesidir. Aşık Mahzuni Şerif, halk ozanlığının ve protest müziğin önemli isimlerinden biridir. Bu gönderme, Ahmet Kaya'nın kendi sanatsal duruşunu, halkın sesi olma ve eleştirel bir bakış açısıyla hayata yaklaşma misyonunu Mahzuni Şerif'in mirasıyla birleştirdiğini gösterir. Kendi kaderini, kendi özgün sesini Mahzuni'nin yolunda bulduğunu ima eder. Bu derin referans, Ahmet Kaya'nın "Ben Beni" şarkısına ayrı bir katman ekler. Ve son olarak "olmaz olsun, atamadım ben beni" dizesi, tüm bu arayışlara, denemelere ve zorluklara rağmen kişinin kendi benliğinden, özünden asla vazgeçemediğini, onu terk edemediğini, hatta belki de etmemesi gerektiğini kabullenmesini ifade eder. Bu, bir kabullenişin, bir teslimiyetin ve aynı zamanda bir direncin ifadesidir.
Ahmet Kaya'nın "Ben Beni" şarkısının sonunda yer alan "Dost" kelimesi ise, tüm bu içsel yolculuğun, acıların ve kabullenişlerin ardından, kişinin kendi özüne, en samimi benliğine yaptığı son çağrı veya bir iç çekiş gibidir. Bu tek kelime, tüm şarkının özünü, kişinin kendini anlama ve kabullenme sürecini özetler.
Ahmet Kaya'nın "Ben Beni" şarkı sözleri, sadece bir dinleme deneyimi değil, aynı zamanda derin bir düşünme ve hissetme yolculuğu sunar. Kendi benliğini arayan, onu korumaya çalışan ve nihayetinde kabullenen her bireyin iç sesi olmaya devam edecektir.