
🎵 Ahmet Can Dündar – Keşke Tanımasaydım Sözleri
Çık çık saklasaydın, bana öyle bakmasaydın
Keşke tanımasaydım, tanıdığım gibi kalsaydın nolurdu?
Koş, kaçtın işte. Bitti gitti yalan gülüşle
Son bulur aşk, yine yansın her şey yak!
Çık çık saklasaydın, bana öyle bakmasaydın
Keşke tanımasaydım, tanıdığım gibi kalsaydın nolurdu?
Koş, kaçtın işte. Bitti gitti yalan gülüşle
Son bulur aşk, yine yansın her şey yak!
İki kadeh şarap olsak
Birbirimize bakıp da sarhoş olsak
Artık değilim sana tutsak
Ya da kopamam belki de asla
Gelmem asla
Artık resmini duvarlarıma asmam
Karıştı rüyalar, boynumda günahlar
Sırtımda hançerle kazılı bütün yalanlar
Sırtıma hançeri bin kez vur
Yeter ki şu yüzüme bir kez gül
Yazar mı yine bana bir mektup?
Yeterdi bi kez onu hissetsem
Hayır hissetmem
Kendimi tanımıyorum bazen
Eğer bi gün geri dönersen
Bi daha beyaz sayfaları pisletmem
Artık kalbimden
Çık çık saklasaydın, bana öyle bakmasaydın
Keşke tanımasaydım, tanıdığım gibi kalsaydın nolurdu?
Koş, kaçtın işte. Bitti gitti yalan gülüşle
Son bulur aşk, yine yansın her şey yak!
Çık çık saklasaydın, bana öyle bakmasaydın
Keşke tanımasaydım, tanıdığım gibi kalsaydın nolurdu?
Koş, kaçtın işte. Bitti gitti yalan gülüşle
Son bulur aşk, yine yansın her şey yak!
Neden inandım kaldım bu çukurda hep
Tüm içimdekileri dökene dek
Var mıydı sence başka seçeneğim
Bi gün öleceğim seni düşünerek
Üzülme hiç gülümse
Tek kadınmış gibi bak gözlerime
Süzül meleğim gökyüzünde hep
Ölene dek seni seveceğim
Ahmet Can Dündar – Keşke Tanımasaydım Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuTanıdık Bir Pişmanlığın Yankısı: “Keşke Tanımasaydım”
Şarkının ilk dizeleri, yaşadığımız en evrensel pişmanlıklardan birini, yani “keşke”leri yüzümüze çarpıyor. Ahmet Can Dündar, bu sözlerle, bir zamanlar hayatımıza giren ve bizi derinden etkileyen birinin, zamanla nasıl bir hayal kırıklığına dönüştüğünü anlatıyor. Bu dizelerdeki “Çık çık saklasaydın, bana öyle bakmasaydın” ifadesi, aslında karşımızdaki kişinin gerçek yüzünü hiç görmemiş olmayı, o ilk, masum bakışların ardındaki acı gerçeğin gizli kalmasını dileyen bir ruh halini yansıtıyor. Sanatçı, “Keşke tanımasaydım, tanıdığım gibi kalsaydın nolurdu?” diyerek, tanıştığı ilk ana, o saf ve beklentisiz duruma duyduğu özlemi dile getiriyor. İlişkinin getirdiği hayal kırıklığı, kişinin ilk izleniminin ne kadar yanıltıcı olabileceğini acı bir şekilde gösteriyor. Ardından gelen “Koş, kaçtın işte. Bitti gitti yalan gülüşle” cümlesi ise, yaşanan terk edilişin ve sahte bir mutluluk maskesinin ardındaki gerçeğin acısını dile getiriyor. Aşkın son buluşuyla birlikte gelen yıkıcı bir arzu, “yine yansın her şey yak!” nidasıyla zirveye ulaşıyor; bu, belki de yaşananların acısından kurtulmak için her şeyi yok etme isteği.Aşkın İki Yüzü: Tutsaklık ve Özgürlük Çatışması
Ahmet Can Dündar’ın “Keşke Tanımasaydım” şarkısı, ilerleyen bölümlerde içsel bir çelişkiyi, hem yoğun bir bağlılık arzusunu hem de özgürleşme mücadelesini gözler önüne seriyor. “İki kadeh şarap olsak / Birbirimize bakıp da sarhoş olsak” dizeleri, ilişkinin başlangıcındaki o saf, baş döndürücü ve her şeyi unutturan anlara duyulan nostaljik bir özlemi yansıtıyor. Bu, geçmişteki o büyülü anların aslında ne kadar geçici olduğunu fark etmenin getirdiği bir acı. Ancak bu romantik tablonun hemen ardından gelen “Artık değilim sana tutsak / Ya da kopamam belki de asla” ifadesi, dinleyiciyi derin bir ikilemin içine çekiyor. Kişi, bir yandan bu bağımlılıktan kurtulma arzusunu haykırırken, diğer yandan o bağın aslında hiç koparılamayacak kadar güçlü olduğunu itiraf ediyor. Bu, aşkın hem özgürleştiren hem de esir eden doğasının çarpıcı bir portresi.Yıkılan Hayaller ve Sırtımızdaki Hançerler
Şarkının ilerleyen kısımları, bir ayrılığın ardından yaşanan derin duygusal çalkantıyı ve ihanetin izlerini taşıyor. Ahmet Can Dündar, bu bölümde, yaşanan acının somut izlerini ve bir daha geri dönülmezlik hissini ustalıkla işliyor. “Gelmem asla / Artık resmini duvarlarıma asmam” sözleri, kararlı bir vedayı ve geçmişle tüm bağları koparma arzusunu gösteriyor. Fiziksel anılardan, yani o kişinin resminden kurtulma eylemi, duygusal bir arınma sürecinin başlangıcı. Ancak bu arınma kolay değil; “Karıştı rüyalar, boynumda günahlar” ifadesi, zihinsel karmaşayı, vicdan azabını ve yüklenilen duygusal ağırlığı betimliyor. En vurucu dizelerden biri ise “Sırtımda hançerle kazılı bütün yalanlar”. Bu güçlü metafor, yaşanan ihanetin ne kadar derin ve kalıcı olduğunu, adeta bedene kazınmış bir yara gibi asla silinmeyeceğini anlatıyor.Acının İçindeki Umut Kırıntıları ve Öz Benliğini Kaybetme
“Keşke Tanımasaydım” şarkısında Ahmet Can Dündar, bu derin acıya rağmen, bir anlık bile olsa bir teselli arayışını ve ardından gelen öz benliğini kaybetme hissini dile getiriyor. “Sırtıma hançeri bin kez vur / Yeter ki şu yüzüme bir kez gül” dizeleri, yaşanan acının boyutunu ve buna rağmen bir anlık bile olsa karşılıklı bir tebessümün, bir tesellinin ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Bu, adeta masohistik bir teslimiyetle, acı veren kişiden bir nebze olsun şefkat dilenmek gibi. “Yazar mı yine bana bir mektup? / Yeterdi bi kez onu hissetsem” ise, tükenmek bilmeyen bir umut kırıntısını, küçük bir işaretle bile olsa o kişinin varlığını hissetme arzusunu ifade ediyor. Ancak bu umut hızla reddediliyor: “Hayır hissetmem / Kendimi tanımıyorum bazen.” Bu, ilişkinin getirdiği yıkımın, kişinin kendi kimliğini bile sorgulamasına neden olduğunu gösteren çarpıcı bir itiraf. “Eğer bi gün geri dönersen / Bi daha beyaz sayfaları pisletmem / Artık kalbimden” sözleri ise, bir daha aynı hatalara düşmeme, kalbini ve ruhunu koruma kararlılığını vurguluyor. Bu, yaşananlardan ders çıkarma ve kendini yeniden inşa etme çabası.Sonsuz Bir Aşkın Dramatik Sonu
Ahmet Can Dündar’ın “Keşke Tanımasaydım” şarkısının son bölümü, tüm yaşanan acılara, ihanetlere ve pişmanlıklara rağmen, aşkın ne kadar derin ve karmaşık olabileceğini gösteren dramatik bir kapanış sunuyor. “Neden inandım kaldım bu çukurda hep / Tüm içimdekileri dökene dek” dizeleri, kişinin kendini sorgulamasını, bu ilişki batağına neden saplandığını ve tüm duygusal enerjisini tüketene kadar neden orada kaldığını anlamaya çalışmasını yansıtıyor. “Var mıydı sence başka seçeneğim / Bi gün öleceğim seni düşünerek” ifadesi, kaderci bir kabullenişi ve bu aşkın getirdiği acının ölümle bile sona ermeyeceğini düşündüren derin bir melankoliyi barındırıyor. Ancak şarkının en şaşırtıcı ve dokunaklı kısmı son dört dizede gizli: “Üzülme hiç gülümse / Tek kadınmış gibi bak gözlerime / Süzül meleğim gökyüzünde hep / Ölene dek seni seveceğim.” Tüm bu acı ve hayal kırıklığına rağmen, bu sözler, sevginin ne kadar koşulsuz ve yıkılmaz olabileceğini gösteriyor. Adeta, tüm olanlara rağmen, seven tarafın kalbindeki sevginin asla bitmediğini, hatta acıyla yoğrulmuş bu sevginin, diğerine bir teselli ve ölümsüz bir bağlılık vaadi sunduğunu görüyoruz. “Süzül meleğim gökyüzünde hep” ifadesi, bu sevginin fiziksel dünyadan öteye, ruhani ve zamansız bir boyuta taşındığını, onu yücelttiğini anlatıyor. Ahmet Can Dündar, “Keşke Tanımasaydım” ile dinleyicisine, aşkın en karmaşık, en acı ve bir o kadar da vazgeçilmez hallerini, çarpıcı bir dürüstlükle sunuyor. Gerçek bir duygu yumağı…