Ahiyan & Mai – Çözemedim Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Ahiyan & Mai 🕒 19 Ara 2025
Ahiyan & Mai – Çözemedim video

🎵 Ahiyan & Mai – Çözemedim Sözleri

Ben de çözemedim
Kaderimin bile oyunu kalbime
Kendime gelemedim
Sorsan "Benimle derdi ne?" diye
Ben de çözemedim

İçtim hızlıca, unuttuğumu sandıkça
Ben kirlendim yokluğunda
Birçok farklı ten altında
Kaldım aklında, bunun farkındayım
Dökmüş yaprakları kırgınlıklar parkındayız, ah

Batağında batmamışım
Bu işlerin sonu yokmuş
Mimleniyormuşuz gittikçe
Göze batıyor muyum, saçmalıyor muyum ben çok içince?

Kaderimin bile oyunu kalbime
Kendime gelemedim
Sorsan "Benimle derdi ne?" diye (Okay, okay)
Ben de çözemedim

Çok mu aştım? Kendi baskım altındayım
Sakinleştim, çok alıştım sandım ama
Vaktindeyim, tam durulma vaktindeyim
Sandım ama, yandım ama
Sardım ama tek başıma
Karanlık bir yerlerdeyim
Kimsenin düşme peşine
Gözyaşıma bak, gözyaşıma bak

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Ahiyan & Mai – Çözemedim: Kalbin Çözülmez Düğümleri

Müziğin derinliklerinde kaybolmayı seven bir şarkı sözü yorumcusu olarak, Ahiyan & Mai’nin “Çözemedim” adlı eseriyle karşılaştığımda, içimde bir yerlerde yankılanan o tanıdık hüzünle titredim. Bu şarkı, adeta insanın kendini ve kaderini anlamlandırma çabasının, ancak bu çabanın beyhudeliğinin bir manifestosu gibi. Dinlerken, sadece bir melodi değil, aynı zamanda ruhun en karmaşık labirentlerinde bir yolculuğa çıktığınızı hissediyorsunuz.

Kaderin Oyunu ve Çözülemeyen Bilmeceler

Şarkının ilk dizeleri, bizi hemen ana temanın kalbine çekiyor:

Ben de çözemedim
Kaderimin bile oyunu kalbime
Kendime gelemedim
Sorsan “Benimle derdi ne?” diye
Ben de çözemedim

Ahiyan & Mai, “Çözemedim” derken, aslında sadece bir durumu değil, bir varoluş biçimini ifade ediyor. Bu, basit bir anlaşmazlık değil; “kaderimin bile oyunu kalbime” ifadesiyle derin, içsel bir çatışmaya işaret ediliyor. Sanki kader, kişiye karşı bir oyun oynamış ve bu oyunun en büyük kurbanı, kalbin kendisi olmuş. “Kendime gelemedim” cümlesi, yaşanan şokun, travmanın veya derin üzüntünün kişiyi adeta kendinden kopardığını, benliğini yitirdiğini vurguluyor. Karşı tarafa yöneltilen “Benimle derdi ne?” sorusu ise, bu karmaşanın dışsal bir kaynağı olabileceği ihtimalini düşündürüyor, ancak cevabı yine şarkının başlığı gibi “Çözemedim” oluyor. Bu döngüsel ifade, Ahiyan & Mai’nin “Çözemedim” şarkısının temelindeki çaresizliği ve anlayışsızlığı pekiştiriyor.

Yokluğun Kirlettiği Ruh ve Kırgınlıklar Parkı

Şarkı, bu başlangıçtaki kafa karışıklığından sonra, acıyla baş etme mekanizmalarına ve bunun getirdiği sonuçlara odaklanıyor:

İçtim hızlıca, unuttuğumu sandıkça
Ben kirlendim yokluğunda
Birçok farklı ten altında
Kaldım aklında, bunun farkındayım
Dökmüş yaprakları kırgınlıklar parkındayız, ah

“İçtim hızlıca, unuttuğumu sandıkça” dizesi, acıyı bastırmak için alkole sığınan bir ruhun çaresizliğini gözler önüne seriyor. Ancak bu geçici unutuş, daha büyük bir kirlenmeye yol açıyor. “Ben kirlendim yokluğunda” ifadesi, sevilen kişinin yokluğunun sadece bir boşluk yaratmakla kalmayıp, kişinin kendi özüne, değerlerine de zarar verdiğini gösteriyor. “Birçok farklı ten altında” ise, bu kirlenmenin somut bir yansıması olarak, belki de anlamsız ilişkilerle boşluğu doldurma çabasını anlatıyor. Tüm bu karmaşaya rağmen, “Kaldım aklında, bunun farkındayım” cümlesi, ilişkinin bitmiş olsa bile zihinsel ve duygusal bağın devam ettiğini, bunun farkındalığının da ayrı bir acı kaynağı olduğunu belirtiyor. Ahiyan & Mai, “Çözemedim” şarkısında, “Dökmüş yaprakları kırgınlıklar parkındayız” metaforuyla, ilişkide biriken kırgınlıkların, tıpkı sonbahar yaprakları gibi döküldüğünü ve geriye sadece bir hüzün parkı bıraktığını çok çarpıcı bir şekilde ifade ediyor.

Yükselen Endişeler ve Saçmalama Korkusu

Şarkının ilerleyen bölümlerinde, bu içsel sorgulama ve dışsal kaygılar daha da belirginleşiyor:

Batağında batmamışım
Bu işlerin sonu yokmuş
Mimleniyormuşuz gittikçe
Göze batıyor muyum, saçmalıyor muyum ben çok içince?

“Batağında batmamışım” dizesi, tüm bu olumsuzluklara rağmen ayakta kalma çabasını, bir tür direnişi simgeliyor. Ancak bu direniş, “Bu işlerin sonu yokmuş” cümlesiyle umutsuz bir kabullenişe dönüşüyor. “Mimleniyormuşuz gittikçe” ifadesi, yaşananların çevredeki insanlar tarafından fark edildiğini, belki de yargılandığını hissetmeyi anlatıyor. Bu durum, “Göze batıyor muyum, saçmalıyor muyum ben çok içince?” sorusuyla zirveye ulaşıyor. Şarkıdaki içme eylemiyle bağlantılı bu soru, kişinin kendi davranışlarının dışarıdan nasıl göründüğüne dair derin bir endişeyi ve kendini sorgulama halini ortaya koyuyor. Ahiyan & Mai’nin “Çözemedim” eserindeki bu dizeler, kırılgan bir ruh halinin dış dünyaya karşı gösterdiği tepkiyi ve kendi içindeki çatışmayı mükemmel bir şekilde yansıtıyor.

Durulma Vakti ve Gözyaşının Çığlığı

Şarkının kapanışına doğru, bir anlık durulma umudu ve ardından gelen derin bir çöküş yaşanıyor:

Çok mu aştım? Kendi baskım altındayım
Sakinleştim, çok alıştım sandım ama
Vaktindeyim, tam durulma vaktindeyim
Sandım ama, yandım ama
Sardım ama tek başıma
Karanlık bir yerlerdeyim
Kimsenin düşme peşine
Gözyaşıma bak, gözyaşıma bak

“Çok mu aştım? Kendi baskım altındayım” dizesi, kişinin kendi sınırlarını zorladığını ve bu durumun yarattığı içsel bir baskıyla mücadele ettiğini gösteriyor. “Sakinleştim, çok alıştım sandım ama” ve “Vaktindeyim, tam durulma vaktindeyim / Sandım ama” ifadeleri, acıya alışma ve dinginliğe kavuşma yanılsamasını anlatıyor. Ancak bu yanılsama, “yandım ama” ile acı bir gerçekliğe dönüşüyor. “Sardım ama tek başıma” cümlesi, yaraları sarmaya çalışsa da bu sürecin yalnız ve izole bir şekilde gerçekleştiğini vurguluyor. Şarkının en vurucu anlarından biri ise, “Karanlık bir yerlerdeyim / Kimsenin düşme peşine” dizeleriyle geliyor. Bu, sadece bir itiraf değil, aynı zamanda benzer acıları yaşamamaları için başkalarına yönelik bir uyarı, bir koruma içgüdüsü. Ahiyan & Mai’nin “Çözemedim” şarkısının sonundaki “Gözyaşıma bak, gözyaşıma bak” tekrarları ise, tüm bu anlatılanların özeti niteliğinde. Bu, artık kelimelerin kifayetsiz kaldığı, acının en saf ve en gerçek haliyle, gözyaşlarıyla ifade edildiği, dinleyiciyi bu derin hüzne ortak eden güçlü bir davet.