Ados feat. Suzan Hacigarip – Dilsiz Duvar Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 Ados feat. Suzan Hacigarip 🕒 02 Oca 2025
Ados feat. Suzan Hacigarip – Dilsiz Duvar video

🎵 Ados feat. Suzan Hacigarip – Dilsiz Duvar Sözleri

Hayata güzel taraftan bak, kapat gözlerini ve
Sakın açma birden, düşünme öncesini
Tutunma, tutunmak kaçınılmaz sonu erteler
Olacaklar olsun ulan bırak köklerini

Bu uykusuzluğun izahını ara
Ah ellerim defaten kendi nidasını yazar
İçin elvermez elbet gitmek imasını yapar
Bu sır kalsın yoksa birisi gelip imzasını atar

Soldu renklerimiz siyahımız naçar
Elde kalanlarla defol iştahını kapa
Ben bastırırım onlar gelip isyanımı yakar
En günahsızınız çıksın öne ilk taşını atar

Kaç gece dikildi önümde
Gölgen gibi dilsiz duvar
Küstürdüğüm her kalbin
Affından çok ahı var
Atamıyorum bu yükü içimden
Doludizgin sancılar
İzahı yok bu zamanın
Avucumda günahlar

Zehir akıyor dilimden
Ne söylesem biri ölüyor tanımadığım
Ah içimde
Fark ettikçe eksiliyorum
Eksildikçe vazgeçiyorum kendimden

Kaç gece dikildi önümde
Gölgen gibi dilsiz duvar
Küstürdüğüm her kalbin
Affından çok ahı var
Atamıyorum bu yükü içimden
Doludizgin sancılar
İzahı yok bu zamanın
Avucumda günahlar

Şimdi ay bile bakmaz yüzüme gülsem çalar hüzne
Düşün yavaş süzülen bi’ yaprak yanaş güzüme
Bilge krallar gibi vazgeçtim savaşlarından
Düştüysem sana bakarken düştüm dayan tütüne

Bulutsuz gökyüzümün maviliği kadar büyürsen
Gölgeler penceremde, hırsızdan yavaş yürürsen
İçinden çıkılmazları göğse saplar düşünce
Sebepler önemsiz sonuçlar her zaman yükünse

Ados feat. Suzan Hacigarip – Dilsiz Duvar Şarkı Sözleri

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Ados feat. Suzan Hacigarip'in “Dilsiz Duvar” şarkısı, dinleyiciyi derin bir içsel yolculuğa çıkaran, kabulleniş, pişmanlık ve kaçış temalarını işleyen güçlü bir eser. Şarkı sözleri, modern insanın ruhsal labirentlerinde kayboluşunu ve kendi gerçeğiyle yüzleşmesini çarpıcı bir dille anlatıyor.

Vazgeçiş ve Özgürleşme Çağrısı

Şarkının açılışı, radikal bir teslimiyet ve kopuş çağrısı niteliğinde:

Hayata güzel taraftan bak, kapat gözlerini ve
Sakın açma birden, düşünme öncesini
Tutunma, tutunmak kaçınılmaz sonu erteler
Olacaklar olsun ulan bırak köklerini
Bu dizeler, geçmişin yüklerinden arınma, anı yaşama ve geleceğe dair kaygıları bir kenara bırakma ihtiyacını vurguluyor. “Tutunma, tutunmak kaçınılmaz sonu erteler” ifadesi, direnmenin boşuna olduğunu ve bazı şeylerin akışına bırakılması gerektiğini ima ederken, “Olacaklar olsun ulan bırak köklerini” dizesi, kişinin kendi kimliğinden, alışkanlıklarından ve hatta kök saldığı yerden bile kopma arzusunu, mutlak bir özgürleşme isteğini haykırıyor. Ados'un bu isyankar çıkışı, dinleyiciyi kendi köklerini sorgulamaya davet ediyor.

Saklı Sırlar ve Toplumsal Yargı

“Dilsiz Duvar”ın sonraki bölümleri, içsel çatışmalar ve toplumsal baskılarla yüzleşmeyi gözler önüne seriyor:

Bu uykusuzluğun izahını ara
Ah ellerim defaten kendi nidasını yazar
İçin elvermez elbet gitmek imasını yapar
Bu sır kalsın yoksa birisi gelip imzasını atar
“Uykusuzluğun izahını ara” ifadesi, ruhsal bir huzursuzluğun, bastırılmış duyguların bir yansıması. “Ellerim defaten kendi nidasını yazar” dizesi, iç sesin, bastırılmış çığlıkların kalem aracılığıyla dışa vurumunu anlatırken, “Bu sır kalsın yoksa birisi gelip imzasını atar” dizesi, kişisel sırların başkaları tarafından sömürülme korkusunu dile getiriyor. Bu, bireyin kendi iç dünyasında ne kadar yalnız ve korunmasız olduğunu gösteriyor.

Ardından gelen dizeler ise toplumsal ikiyüzlülüğe sert bir eleştiri getiriyor:

Soldu renklerimiz siyahımız naçar
Elde kalanlarla defol iştahını kapa
Ben bastırırım onlar gelip isyanımı yakar
En günahsızınız çıksın öne ilk taşını atar
“Soldu renklerimiz siyahımız naçar” umutsuzluğu, neşenin kayboluşunu tasvir ederken, “En günahsızınız çıksın öne ilk taşını atar” dizesi, insanların kendi kusurlarını görmezden gelip başkalarını yargılama eğilimini eleştiriyor. Ados feat. Suzan Hacigarip, bu sözlerle ikiyüzlülüğe karşı net bir duruş sergiliyor.

Dilsiz Duvar: Pişmanlıkların Yükü

Şarkının nakaratı, tüm bu duygusal yüklerin bir özeti niteliğinde, “Dilsiz Duvar” metaforunu merkeze alıyor:

Kaç gece dikildi önümde
Gölgen gibi dilsiz duvar
Küstürdüğüm her kalbin
Affından çok ahı var
Atamıyorum bu yükü içimden
Doludizgin sancılar
İzahı yok bu zamanın
Avucumda günahlar
“Gölgen gibi dilsiz duvar”, kişinin kendi içindeki engelleri, aşılmaz görünen sorunları veya geçmişin pişmanlıklarını temsil ediyor. Bu duvar, konuşmaz ama varlığıyla her şeyi engeller. “Küstürdüğüm her kalbin affından çok ahı var” dizesi, yapılan hataların ve kırılan kalplerin ağırlığını vurguluyor. Bu yük, “atamıyorum bu yükü içimden, doludizgin sancılar” ifadeleriyle somutlaşıyor. Kişi, bu acılardan kurtulamıyor, sürekli bir sancı içinde. “İzahı yok bu zamanın, avucumda günahlar” ise, içinde bulunulan durumun anlamsızlığını ve kişinin kendi günahlarıyla yüzleşmesini gözler önüne seriyor. Ados feat. Suzan Hacigarip'in “Dilsiz Duvar” nakaratı, bireyin ruhsal çöküşünü ve vicdan muhasebesini derinlemesine işliyor.

Eksilmek, Vazgeçmek ve Sonuçların Ağırlığı

Şarkı, bir tür yok oluş ve kabulleniş süreciyle devam ediyor:

Zehir akıyor dilimden
Ne söylesem biri ölüyor tanımadığım
Ah içimde
Fark ettikçe eksiliyorum
Eksildikçe vazgeçiyorum kendimden
Bu dizeler, kişinin sözlerinin yıkıcı gücünü ve kendini tanıdıkça kendi benliğinden uzaklaşmasını, hatta vazgeçmesini anlatıyor; acı verici bir kimlik kaybı.

Son dizeler, melankolik bir yalnızlık ve varoluşsal bir sorgulama ile kapanıyor:

Şimdi ay bile bakmaz yüzüme gülsem çalar hüzne
Düşün yavaş süzülen bi’ yaprak yanaş güzüme
Bilge krallar gibi vazgeçtim savaşlarından
Düştüysem sana bakarken düştüm dayan tütüne
Derin bir yalnızlık ve umutsuzluk hissi, doğanın bile sırt çevirdiği bir ruh hali betimleniyor. “Bilge krallar gibi vazgeçtim savaşlarından” ifadesi, mücadele etme enerjisinin tükenişini, bir tür yorgun bilgelik veya teslimiyet halini anlatıyor. Ve belki de bir bağımlılığa sığınma, acıları hafifletme çabası, “Düştüysem sana bakarken düştüm dayan tütüne” ile ifade buluyor.

Ados feat. Suzan Hacigarip’in “Dilsiz Duvar” şarkısının son bölümü, kaçınılmaz sonuçların ağırlığını vurguluyor:

Sebepler önemsiz sonuçlar her zaman yükünse
Bu tek dize, yapılan seçimlerin veya yaşanan olayların nedenlerinden çok, ortaya çıkan sonuçların ve bunların getirdiği yükün önemini vurguluyor. Şarkı, dinleyicisini kendi “dilsiz duvarları” ile yüzleşmeye davet eden derin bir melankoli ve kabulleniş ağıtı olarak zihinlerde yer ediyor.