110 – Özledim Seni Şarkı Sözleri ve Yorumları

🎤 110 🕒 13 May 2025
110 – Özledim Seni video

🎵 110 – Özledim Seni Sözleri

Özledim seni bugün sebep yokken
Uzansam hayallere dokunurum sandım bak
Yıllar geçmiş üstümüzden
Hala ilk günkü gibi aklımdasın
Özledim seni, özledim seni
Özledim seni, özledim seni

Sen duyduğum en güzel
Cümlenin en güzel öznesi
Tanrının unuttuğu bu kentte
Cennetten düşen bir manzara gibi
Özledim seni, özledim seni
Özledim seni, özledim seni

Söyleyecek çok sözüm vardı
Hepsi yarım kaldı
Neler ummuştum hayattan
Elimde ne kaldı
Kırılan kalbim miydi yoksa
Karnımdaki bu sancıyla
Küflenmiş ruhum unutmadı
Unutmadı seni hala

Özledim seni, özledim seni
Özledim seni, özledim seni

Özledim seni bu gün sebep yokken
Uzansam hayallere dokunurum sandım bak
Yıllar geçmiş üstümüzden
Hala ilk günkü gibi aklımdasın

Editörün Şarkı Sözü Yorumu

✍️ Editör Yorumu

Her şarkının bir hikayesi, her sözün derininde gizli bir duygu vardır. Bugün, rap müziğin duygusal derinliklerine inen 110’un “Özledim Seni” adlı parçasını mercek altına alıyoruz. Bu şarkı, zamanın acımasız akışına rağmen tazeliğini yitirmeyen bir özlemin, adeta bir günlük sayfasından fırlamışçasına samimi bir itirafı.

Özledim seni bugün sebep yokken
Uzansam hayallere dokunurum sandım bak
Yıllar geçmiş üstümüzden
Hala ilk günkü gibi aklımdasın

Şarkı, bizi doğrudan kalbin ortasına, nedensiz bir özlemin başladığı ana taşıyor. “Özledim seni bugün sebep yokken” dizesi, bu hasretin ne kadar köklü ve kendiliğinden olduğunu gözler önüne seriyor. Sanki bir tetikleyiciye ihtiyaç duymadan, varoluşun kendisiyle birlikte gelen bir duygu bu. Ardından gelen “Uzansam hayallere dokunurum sandım bak” ifadesi, özlemin getirdiği o ince çizgiyi, gerçeklikle hayal arasındaki bulanıklığı vurguluyor. O kadar yoğun ki bu duygu, zihin, geçmişteki anılara uzanıp sevilen kişiye dokunabileceğini sanıyor. Ancak acı gerçek, “Yıllar geçmiş üstümüzden” dizesiyle yüzümüze çarpıyor. Zamanın geçişi somut bir gerçekken, “Hala ilk günkü gibi aklımdasın” sözü, hafızanın ve kalbin zamana direnişini, aşkın kudretini ortaya koyuyor. 110’un “Özledim Seni” şarkısı, işte bu çatışmayı, zamanın fiziksel etkilerine rağmen hislerin ilk günkü tazeliğini korumasını müthiş bir yalınlıkla anlatıyor.

Cennetten Düşen Bir Manzara: İdealize Edilen Aşkın Portresi

Şarkının ikinci bölümü, özlenen kişinin zihindeki yerini ve nasıl idealize edildiğini gözler önüne seriyor. Bu kısım, öznenin ne kadar özel ve eşsiz olduğunu şiirsel bir dille ifade ediyor.

Sen duyduğum en güzel
Cümlenin en güzel öznesi
Tanrının unuttuğu bu kentte
Cennetten düşen bir manzara gibi

“Sen duyduğum en güzel / Cümlenin en güzel öznesi” dizeleri, sevilen kişiyi sadece bir isimden öte, varoluşun anlamı haline getiriyor. Adeta bir dilbilgisi terimiyle, hayatın en güzel ifadesinin merkezine yerleştiriyor. Bu, sadece bir övgü değil, aynı zamanda o kişinin hayatın tüm güzelliklerini temsil ettiğini gösteren güçlü bir metafor. Ardından gelen “Tanrının unuttuğu bu kentte / Cennetten düşen bir manzara gibi” benzetmesi ise şarkının en çarpıcı imgelerinden biri. Şehrin kasvetli, belki de umutsuz atmosferi içinde, sevilen kişi adeta ilahi bir armağan, bir kurtuluş, bir güzellik seli gibi beliriyor. Bu karşıtlık, özlenen kişinin sıradanlığın ötesinde, kutsal bir anlam taşıdığını ve o “unutulmuş” kentte bile bir umut ışığı olduğunu vurguluyor. 110’un “Özledim Seni” şarkısındaki bu dizeler, aşkın karanlıkta bile nasıl bir parıltı yaratabildiğini ustaca resmediyor.

Yarım Kalan Sözler ve Küflenmiş Ruhun İnatçı Hafızası

Şarkının üçüncü bölümü, geçmişe dair pişmanlıkları, hayal kırıklıklarını ve tüm bu acılara rağmen dinmeyen bir hafızayı ele alıyor. Bu kısım, 110’un kaleminden çıkan derin bir iç hesaplaşmayı yansıtıyor.

Söyleyecek çok sözüm vardı
Hepsi yarım kaldı
Neler ummuştum hayattan
Elimde ne kaldı
Kırılan kalbim miydi yoksa
Karnımdaki bu sancıyla
Küflenmiş ruhum unutmadı
Unutmadı seni hala

“Söyleyecek çok sözüm vardı / Hepsi yarım kaldı” dizeleri, fırsatların kaçırıldığını, ifade edilemeyen duyguların ağırlığını hissettiriyor. Bu yarım kalmışlık, sadece bir ilişkiyi değil, belki de hayatın kendisiyle olan bir hesaplaşmayı da simgeliyor. “Neler ummuştum hayattan / Elimde ne kaldı” sorusu, umutlarla gerçekler arasındaki acımasız uçurumu gözler önüne seriyor. Hayal edilenlerin aksine, elde kalan boşluk ve hayal kırıklığı, dinleyicide derin bir empati uyandırıyor. En can alıcı kısım ise “Kırılan kalbim miydi yoksa / Karnımdaki bu sancıyla / Küflenmiş ruhum unutmadı / Unutmadı seni hala” ifadeleri. Kalbin kırılması fiziksel bir acıya, “karnımdaki bu sancıya” dönüşüyor. Bu sadece duygusal değil, bedensel bir ıstırap. Ve en çarpıcısı, “küflenmiş ruhum” tanımı. Zamanla yıpranmış, belki de yaşamın zorluklarıyla paslanmış, formunu yitirmiş bir ruh bile, o özel kişiyi unutmamış. Bu, hafızanın ve sevginin ne kadar inatçı, ne kadar köklü olduğunu gösteriyor. 110’un “Özledim Seni” şarkısında bu dizeler, acının ve hafızanın derinliklerinde kaybolan ama asla silinmeyen bir iz bırakıyor.

110’un “Özledim Seni” şarkısı, basit bir özlemden çok daha fazlasını anlatıyor. Zamanın, mekanın ve hayal kırıklıklarının ötesinde, bir anının, bir duygunun nasıl dimdik ayakta kalabildiğinin şiirsel bir kanıtı bu. Her dinleyişte farklı bir katmanını keşfettiğimiz, kalbimize dokunan bir eser.