Bana neyi sundun sonra ne oldu Gerçeği aldın ya hep yerine ne koydun Anılarım her gün bana bir yalanı söyler yine Beni bi’ sal artık ulan ulan İstanbul
Halimi sormaz Derdimi bilmez Yaşamayı sevsem Hemen polisini yollar Çareyi buldum diye Yakama yapışmış yine kederim Yaşamayı seçtim ulan Sana ne be bundan
Sana ne be bundan Sana ne be bundan Yaşamayı sevdim ulan Sana ne be bundan Sen gibi ölmem ki ben Günahımı bilmem ki ben Yakamı bırak lan Sana ne be benden
Chiao bella Sevgilim Chiao bella Seni seviyorum Hoşçakal bella Ruhum bazen kokuyor Sicilya Sevmek bile bulaşmak suça Dayanamam tutsaklığa Eğer ölürsem ben partizanca Sen gömmelisin ellerinle beni toprağıma Çünkü Oluyo’ sözüm yine bi silah Bi’ yola bakıyorum bi’ sana Geldiği gibi anlasana beni Benziyoruz artık bi’ masala Yaşıyoruz biz hep bi dilemma Benimse geçmişim hep travma Onların yüreğinde yılan var Sen bizi düşün bizi unutma Ona de ki
Sana ne be bundan Sana ne be bundan Yaşamayı sevdim ulan Sana ne be bundan Sen gibi ölmem ki ben Günahımı bilmem ki ben Yakamı bırak lan Sana ne be benden
Ozbi’nin “Sana ne be Bundan” Şarkısı: Bir İsyanın ve Varoluşsal Bir Çığlığın Anatomisi
Şarkı sözleri, bazen bir fısıltı gibi kulaklarımıza ulaşır, bazen de bir yumruk gibi midemize iner. Ozbi’nin “Sana ne be Bundan” şarkısı ise kesinlikle ikincisine daha yakın bir yerde duruyor. Sözlerin derinliği ve taşıdığı duygu yoğunluğu, dinleyiciyi içine çeken bir güç barındırıyor. Bu şarkı, sadece bir müzik parçası değil, aynı zamanda sistemle, beklentilerle ve hatta kendi geçmişimizle hesaplaşan bir ruhun manifestosu.
“Gerçeği Aldın Ya Hep Yerine Ne Koydun?” – Bir Sorgulama ve Meydan Okuma
Ozbi, “Sana ne be Bundan” şarkısına doğrudan bir sorgulama ile giriyor. İlk dizeler, dinleyiciyi anında bir iç hesaplaşmaya davet ediyor:
Bana neyi sundun sonra ne oldu
Gerçeği aldın ya hep yerine ne koydun
Anılarım her gün bana bir yalanı söyler yine
Bu sözler, dışarıdan gelen bir etkiye, belki de hayata ya da toplumsal normlara yönelik keskin bir sitemi ifade ediyor. “Gerçeği aldın ya hep yerine ne koydun” dizesi, kaybedilen bir safiyetin, samimiyetin veya dürüstlüğün ardından yerine konan boşlukları, sahtelikleri işaret ediyor. Anıların bir yalanı fısıldaması ise geçmişin bile artık bir güven kaynağı olmadığını, belki de yaşanılanların aslında bir yanılsama olduğunu düşündürüyor. Bu, Ozbi’nin “Sana ne be Bundan” şarkısında inşa ettiği temel isyanın ilk tuğlaları.
“Beni Bi’ Sal Artık Ulan Ulan İstanbul” – Şehrin ve Sistemin Boğucu Pençesi
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, eleştiri somut bir hedefe yöneliyor: İstanbul. Ancak burada İstanbul sadece bir şehir değil, aynı zamanda modern hayatın, baskının ve yargılamanın bir metaforu:
Beni bi’ sal artık ulan ulan İstanbul
Halimi sormaz
Derdimi bilmez
Yaşamayı sevsem
Hemen polisini yollar
Bu dizeler, bireyin büyük şehirde hissettiği yalnızlığı, anlaşılmamışlığı ve sürekli bir gözetim altında olma hissini çarpıcı bir şekilde anlatıyor. “Yaşamayı sevsem, hemen polisini yollar” ifadesi, mutluluğun bile bir suça dönüşebileceği, bireysel özgürlüğün kısıtlandığı bir düzene duyulan öfkeyi gözler önüne seriyor. Ozbi, “Sana ne be Bundan” ile bu boğucu atmosferden kurtulma arzusunu dile getiriyor.
“Yaşamayı Seçtim Ulan, Sana Ne Be Bundan!” – Özgürlüğün Deklarasyonu
Şarkının nakaratı, adeta bir kalkan gibi yükseliyor ve tüm bu baskılara karşı bir duruş sergiliyor. “Sana ne be Bundan” ifadesi, sadece bir başkaldırı değil, aynı zamanda bireysel varoluşun ve seçimlerin kutsallığının ilanı:
Çareyi buldum diye
Yakama yapışmış yine kederim
Yaşamayı seçtim ulan
Sana ne be bundan
Sana ne be bundan
Sana ne be bundan
Yaşamayı sevdim ulan
Sana ne be bundan
Sen gibi ölmem ki ben
Günahımı bilmem ki ben
Yakamı bırak lan
Sana ne be benden
Bu bölüm, kederin bile peşini bırakmadığı bir hayatta, “yaşamayı seçmek” gibi temel bir eylemin bile bir direniş biçimi olduğunu vurguluyor. “Sen gibi ölmem ki ben, günahımı bilmem ki ben” dizeleri, dayatılan ahlaki yargılara ve yaşam biçimlerine karşı net bir ret içeriyor. Ozbi’nin “Sana ne be Bundan” şarkısındaki bu deklarasyon, bireyin kendi yolunu çizme, kendi doğrularını bulma ve başkalarının beklentilerinden bağımsız var olma arzusunu haykırıyor.
“Ruhum Bazen Kokuyor Sicilya” – Asi Bir Ruhun İzleri
Şarkının ortalarında karşımıza çıkan “Chiao bella” ve Sicilya göndermeleri, şarkıya farklı bir katman ekliyor:
Chiao bella
Sevgilim
Chiao bella
Seni seviyorum
Hoşçakal bella
Ruhum bazen kokuyor Sicilya
Sevmek bile bulaşmak suça
Dayanamam tutsaklığa
Eğer ölürsem ben partizanca
Sen gömmelisin ellerinle beni toprağıma
Çünkü
Oluyo’ sözüm yine bi silah
Sicilya, genellikle “mafya” ve “direniş” çağrışımları yapan, kendine özgü kuralları olan bir coğrafyadır. Bu ifade, sanatçının ruhunda taşıdığı asi, boyun eğmez ve belki de biraz tehlikeli ruh halini yansıtıyor. “Sevmek bile bulaşmak suça” dizesi, sevginin bile bu baskıcı düzende bir risk, bir zayıflık olabileceğine işaret ediyor. “Partizanca ölmek” isteği ise, Ozbi’nin “Sana ne be Bundan” ruhunu zirveye taşıyan, özgürlüğü için savaşarak ölmeyi tercih eden bir direnişçinin tavrını sergiliyor. Sözlerinin bir silaha dönüşmesi ise, sanatçının en güçlü ifade biçiminin müziği ve şarkı sözleri olduğunu gösteriyor.
“Yaşıyoruz Biz Hep Bi Dilemma” – Karmaşık Bir İçsel Yolculuk
Şarkının son bölümü, hem dış dünyaya hem de kendi içine dönük bir bakış sunuyor:
Bi’ yola bakıyorum bi’ sana
Geldiği gibi anlasana beni
Benziyoruz artık bi’ masala
Yaşıyoruz biz hep bi dilemma
Benimse geçmişim hep travma
Onların yüreğinde yılan var
Sen bizi düşün bizi unutma
Ona de ki
Sana ne be bundan
Burada, belirsiz bir gelecek (“bi’ yola bakıyorum”) ile kişisel bir bağlantı (“bi’ sana”) arasında gidip gelen bir zihin görüyoruz. Hayatın bir masal gibi gerçeküstü gelmesi, sürekli bir ikilem içinde yaşama hali ve geçmişin travmatik izleri, bireyin iç dünyasındaki çalkantıları gözler önüne seriyor. “Onların yüreğinde yılan var” ifadesi, dışarıdaki düşmanları, ikiyüzlü insanları işaret ederken, “Sen bizi düşün bizi unutma” çağrısı, bu zorlu yolda bir yoldaşlık, bir dayanışma arayışını ortaya koyuyor. Ozbi, “Sana ne be Bundan” ile sadece kendi isyanını değil, aynı zamanda benzer duyguları taşıyan herkesin sesini de duyuruyor.
Ozbi’nin “Sana ne be Bundan” şarkısı, bireysel özgürlüğün, dayatılan normlara karşı çıkışın ve kendi hayatının iplerini ele almanın destansı bir anlatımı. Bu şarkı, dinleyicisini sadece düşündürmekle kalmıyor, aynı zamanda kendi “sana ne be bundan”ını bulmaya da teşvik ediyor.
Ozbi – Sana ne be Bundan Şarkı Sözleri
Bana neyi sundun sonra ne oldu
Gerçeği aldın ya hep yerine ne koydun
Anılarım her gün bana bir yalanı söyler yine
Beni bi’ sal artık ulan ulan İstanbul
Halimi sormaz
Derdimi bilmez
Yaşamayı sevsem
Hemen polisini yollar
Çareyi buldum diye
Yakama yapışmış yine kederim
Yaşamayı seçtim ulan
Sana ne be bundan
Sana ne be bundan
Sana ne be bundan
Yaşamayı sevdim ulan
Sana ne be bundan
Sen gibi ölmem ki ben
Günahımı bilmem ki ben
Yakamı bırak lan
Sana ne be benden
Chiao bella
Sevgilim
Chiao bella
Seni seviyorum
Hoşçakal bella
Ruhum bazen kokuyor Sicilya
Sevmek bile bulaşmak suça
Dayanamam tutsaklığa
Eğer ölürsem ben partizanca
Sen gömmelisin ellerinle beni toprağıma
Çünkü
Oluyo’ sözüm yine bi silah
Bi’ yola bakıyorum bi’ sana
Geldiği gibi anlasana beni
Benziyoruz artık bi’ masala
Yaşıyoruz biz hep bi dilemma
Benimse geçmişim hep travma
Onların yüreğinde yılan var
Sen bizi düşün bizi unutma
Ona de ki
Sana ne be bundan
Sana ne be bundan
Yaşamayı sevdim ulan
Sana ne be bundan
Sen gibi ölmem ki ben
Günahımı bilmem ki ben
Yakamı bırak lan
Sana ne be benden
Ozbi’nin “Sana ne be Bundan” Şarkısı: Bir İsyanın ve Varoluşsal Bir Çığlığın Anatomisi
Şarkı sözleri, bazen bir fısıltı gibi kulaklarımıza ulaşır, bazen de bir yumruk gibi midemize iner. Ozbi’nin “Sana ne be Bundan” şarkısı ise kesinlikle ikincisine daha yakın bir yerde duruyor. Sözlerin derinliği ve taşıdığı duygu yoğunluğu, dinleyiciyi içine çeken bir güç barındırıyor. Bu şarkı, sadece bir müzik parçası değil, aynı zamanda sistemle, beklentilerle ve hatta kendi geçmişimizle hesaplaşan bir ruhun manifestosu.
“Gerçeği Aldın Ya Hep Yerine Ne Koydun?” – Bir Sorgulama ve Meydan Okuma
Ozbi, “Sana ne be Bundan” şarkısına doğrudan bir sorgulama ile giriyor. İlk dizeler, dinleyiciyi anında bir iç hesaplaşmaya davet ediyor:
Bu sözler, dışarıdan gelen bir etkiye, belki de hayata ya da toplumsal normlara yönelik keskin bir sitemi ifade ediyor. “Gerçeği aldın ya hep yerine ne koydun” dizesi, kaybedilen bir safiyetin, samimiyetin veya dürüstlüğün ardından yerine konan boşlukları, sahtelikleri işaret ediyor. Anıların bir yalanı fısıldaması ise geçmişin bile artık bir güven kaynağı olmadığını, belki de yaşanılanların aslında bir yanılsama olduğunu düşündürüyor. Bu, Ozbi’nin “Sana ne be Bundan” şarkısında inşa ettiği temel isyanın ilk tuğlaları.
“Beni Bi’ Sal Artık Ulan Ulan İstanbul” – Şehrin ve Sistemin Boğucu Pençesi
Şarkının ilerleyen bölümlerinde, eleştiri somut bir hedefe yöneliyor: İstanbul. Ancak burada İstanbul sadece bir şehir değil, aynı zamanda modern hayatın, baskının ve yargılamanın bir metaforu:
Bu dizeler, bireyin büyük şehirde hissettiği yalnızlığı, anlaşılmamışlığı ve sürekli bir gözetim altında olma hissini çarpıcı bir şekilde anlatıyor. “Yaşamayı sevsem, hemen polisini yollar” ifadesi, mutluluğun bile bir suça dönüşebileceği, bireysel özgürlüğün kısıtlandığı bir düzene duyulan öfkeyi gözler önüne seriyor. Ozbi, “Sana ne be Bundan” ile bu boğucu atmosferden kurtulma arzusunu dile getiriyor.
“Yaşamayı Seçtim Ulan, Sana Ne Be Bundan!” – Özgürlüğün Deklarasyonu
Şarkının nakaratı, adeta bir kalkan gibi yükseliyor ve tüm bu baskılara karşı bir duruş sergiliyor. “Sana ne be Bundan” ifadesi, sadece bir başkaldırı değil, aynı zamanda bireysel varoluşun ve seçimlerin kutsallığının ilanı:
Bu bölüm, kederin bile peşini bırakmadığı bir hayatta, “yaşamayı seçmek” gibi temel bir eylemin bile bir direniş biçimi olduğunu vurguluyor. “Sen gibi ölmem ki ben, günahımı bilmem ki ben” dizeleri, dayatılan ahlaki yargılara ve yaşam biçimlerine karşı net bir ret içeriyor. Ozbi’nin “Sana ne be Bundan” şarkısındaki bu deklarasyon, bireyin kendi yolunu çizme, kendi doğrularını bulma ve başkalarının beklentilerinden bağımsız var olma arzusunu haykırıyor.
“Ruhum Bazen Kokuyor Sicilya” – Asi Bir Ruhun İzleri
Şarkının ortalarında karşımıza çıkan “Chiao bella” ve Sicilya göndermeleri, şarkıya farklı bir katman ekliyor:
Sicilya, genellikle “mafya” ve “direniş” çağrışımları yapan, kendine özgü kuralları olan bir coğrafyadır. Bu ifade, sanatçının ruhunda taşıdığı asi, boyun eğmez ve belki de biraz tehlikeli ruh halini yansıtıyor. “Sevmek bile bulaşmak suça” dizesi, sevginin bile bu baskıcı düzende bir risk, bir zayıflık olabileceğine işaret ediyor. “Partizanca ölmek” isteği ise, Ozbi’nin “Sana ne be Bundan” ruhunu zirveye taşıyan, özgürlüğü için savaşarak ölmeyi tercih eden bir direnişçinin tavrını sergiliyor. Sözlerinin bir silaha dönüşmesi ise, sanatçının en güçlü ifade biçiminin müziği ve şarkı sözleri olduğunu gösteriyor.
“Yaşıyoruz Biz Hep Bi Dilemma” – Karmaşık Bir İçsel Yolculuk
Şarkının son bölümü, hem dış dünyaya hem de kendi içine dönük bir bakış sunuyor:
Burada, belirsiz bir gelecek (“bi’ yola bakıyorum”) ile kişisel bir bağlantı (“bi’ sana”) arasında gidip gelen bir zihin görüyoruz. Hayatın bir masal gibi gerçeküstü gelmesi, sürekli bir ikilem içinde yaşama hali ve geçmişin travmatik izleri, bireyin iç dünyasındaki çalkantıları gözler önüne seriyor. “Onların yüreğinde yılan var” ifadesi, dışarıdaki düşmanları, ikiyüzlü insanları işaret ederken, “Sen bizi düşün bizi unutma” çağrısı, bu zorlu yolda bir yoldaşlık, bir dayanışma arayışını ortaya koyuyor. Ozbi, “Sana ne be Bundan” ile sadece kendi isyanını değil, aynı zamanda benzer duyguları taşıyan herkesin sesini de duyuruyor.
Ozbi’nin “Sana ne be Bundan” şarkısı, bireysel özgürlüğün, dayatılan normlara karşı çıkışın ve kendi hayatının iplerini ele almanın destansı bir anlatımı. Bu şarkı, dinleyicisini sadece düşündürmekle kalmıyor, aynı zamanda kendi “sana ne be bundan”ını bulmaya da teşvik ediyor.