Nasıl Derler Bilirsin – Son bi’ Sezen

Nasıl Derler Bilirsin – Son bi’ Sezen Şarkı Sözleri

Bir rüyaydın zor uyandım
Yapayalnızdım dayandım
Seni kaybettim de yandım
Yanarım o zaman
Yolun dikenle doluysa
Kanarım o zaman

Gel hadi kutlayalım
Bu çetin ayrılığı
Dans edip ağlayalım bu gece
Göğsüme koy başını
Sil gözümün yaşını
Kalp seviyor niye zor olanı

Ben gelemem ne olur
Sen çekiver kapıyı
Ardına ver burayı ateşe
Söyle ne oldu bize
Dök içini yüzüme
Al beni gizle kadehlerine

Ağlayıp ayrılalım bu gece

Bir yaz akşamı deniz kokusunda
Gelirim yanına
Belki bir sokak lambası gibi
Düşerim camına

Gel hadi kutlayalım
Bu çetin ayrılığı
Dans edip ağlayalım bu gece
Göğsüme koy başını
Sil gözümün yaşını
Kalp seviyor niye zor olanı

Ben gelemem ne olur
Sen çekiver kapıyı
Ardına ver burayı ateşe
Söyle ne oldu bize
Dök içini yüzüme
Al beni gizle kadehlerine

Ağlayıp ayrılalım bu gece
Son bi’ Sezen çalalım delice

Nasıl Derler Bilirsin – Son bi’ Sezen Şarkı Sözleri

Bu şarkı, bir ilişkinin bitiş anını hem acıyla hem de kabullenişle anlatan güçlü bir duygu anlatısı sunuyor. Öncelikle “Bir rüyaydın, zor uyandım” dizesiyle başlayan hikâye, yaşananların gerçekliğini kabullenmenin ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda yalnızlığa rağmen ayakta kalma çabası, anlatıcının içsel direncini ortaya koyuyor. Bu nedenle şarkı, daha başından dinleyiciyi duygusal bir yüzleşmeye davet ediyor.

Bununla birlikte ayrılığın yakıcılığı da açıkça hissediliyor. Sevilen kişiyi kaybetmenin ardından gelen yanma ve kanama benzetmeleri, aşkın ne kadar incitici olabildiğini vurguluyor. Ancak tam da bu noktada şarkı, dramatik bir dönüş yapıyor. Gel hadi kutlayalım çağrısı, acının inkâr edilmediği fakat onunla birlikte yaşamayı öğrenen bir ruh hâlini temsil ediyor. Dolayısıyla ayrılık, sadece bir son değil, aynı zamanda bir vedalaşma ritüeline dönüşüyor.

Öte yandan sözlerde geçen dans etmek, ağlamak, başını göğse koymak gibi imgeler, son bir yakınlaşmanın sıcaklığını hissettiriyor. Buna ek olarak “Kalp seviyor niye zor olanı” sorusu, aşkın mantık dışı doğasını sade ama etkili bir şekilde özetliyor. Aynı zamanda kapının kapatılması ve her şeyin ateşe verilmesi, geri dönüş ihtimalinin bilinçli olarak ortadan kaldırıldığını gösteriyor.

Ayrıca yaz akşamı, deniz kokusu ve sokak lambası gibi detaylar, hatıraların zihinde hâlâ ne kadar canlı olduğunu hatırlatıyor. Sonuç olarak bu şarkı, ağlayarak ayrılmayı bile bir vedaya, hatta küçük bir kutlamaya dönüştürüyor.