Mehmet Elmas – Giden Unutulur Elbet

📁 2025 🕒 02 Eki 2025

Mehmet Elmas – Giden Unutulur Elbet Şarkı Sözleri

Giden unutulur ki hep
Ne yaparsan yap
Kalan üzülür ki hep
Ara bir kez olsun lütfen

Başa dönsek keşke
Eskisi gibi olsak
Ya da boş ver
Unuttun dediklerimi
Duymamış var say

Yaram açık aram değil
Kafam bozuk kanım değil
Dargınım desem bir hal
Garip durumum vahim
Gel gözyaşımı sil

Tamam kabul benden olmaz
Senden de bana bir hayır olmaz
Oysa ettiğim tek duamdın
O da kabul olmaz
O da kabul olmaz

Mehmet Elmas – Giden Unutulur Elbet: Ayrılığın Acı Fısıltıları ve Kabulleniş

Her ayrılık hikayesi farklı bir tını, farklı bir melodi taşır. Kimi zaman öfke, kimi zaman hüzün, bazen de derin bir kabullenişle yankılanır ruhumuzda. Mehmet Elmas’ın “Giden Unutulur Elbet” şarkısı, işte tam da bu kabulleniş ve içinde barındırdığı çaresizliğin sesi oluyor. Bir şarkı sözü yorumlayıcısı olarak, bu derin ve içten feryadın satır aralarına dalmak, her dizesinde gizli anlamları keşfetmek benim için bir yolculuk.

Unutulan Gidenler ve Kalanın Yarası

Şarkının ilk dizeleri, ayrılık sonrası yaşanan evrensel bir gerçeği tokat gibi yüzümüze vuruyor:

Giden unutulur ki hep
Ne yaparsan yap
Kalan üzülür ki hep
Ara bir kez olsun lütfen

“Giden unutulur ki hep” ifadesi, aslında gidenin hafızalardan silinmesinden ziyade, hayatına devam etme becerisine yapılan acı bir göndermedir. Kalan ise, ayrılığın tüm yükünü omuzlarında taşır; onun kaderi “üzülmek”tir. Mehmet Elmas, bu ilk bölümde, ayrılık sonrası rollerin keskinliğini ve adaletsizliğini vurguluyor. Gidenin umursamazlığına karşı, kalan tarafın içten bir yalvarışı var: “Ara bir kez olsun lütfen.” Bu, sadece bir telefon beklentisi değil, varlığının, acısının hala farkında olunduğuna dair ufacık bir teyit arayışıdır. “Giden Unutulur Elbet” şarkısının bu başlangıcı, dinleyeni hemen melankolik bir atmosfere çekiyor.

Geçmişe Özlem ve Anlık Bir Vazgeçiş

İkinci dörtlük, kaybedilen anlara duyulan özlem ile anlık bir kabulleniş arasında gidip gelen bir zihin halini resmediyor:

Başa dönsek keşke
Eskisi gibi olsak
Ya da boş ver
Unuttun dediklerimi
Duymamış var say

“Başa dönsek keşke, eskisi gibi olsak” dileği, geçmişin o masum, sorunsuz günlerine duyulan derin bir hasretin ifadesidir. Ancak bu özlem, aniden bir “ya da boş ver” ile kesintiye uğrar. Bu ani vazgeçiş, bir gurur yansıması mı, yoksa yaşanan hayal kırıklıklarının getirdiği bir yorgunluk mu? Belki de her ikisi. Mehmet Elmas, burada karakterin içsel çatışmasını, bir yandan umut etmek isterken diğer yandan umutsuzluğa teslim oluşunu gözler önüne seriyor. “Unuttun dediklerimi, duymamış var say” derken, aslında söylenenlerin, paylaşılanların artık bir anlam ifade etmediği acı gerçeğiyle yüzleşiyor. “Giden Unutulur Elbet” şarkısında bu anlar, dinleyenin kendi geçmişini sorgulamasına neden oluyor.

Yaranın Derinliği ve Çaresiz Bir Çağrı

Şarkının en can alıcı kısımlarından biri, acının boyutunu tarif eden bu dizelerde saklı:

Yaram açık aram değil
Kafam bozuk kanım değil
Dargınım desem bir hal
Garip durumum vahim
Gel gözyaşımı sil

Burada Mehmet Elmas, yaşanan acının sıradan bir kırgınlık ya da anlaşmazlık olmadığını çok net bir şekilde ifade ediyor. “Yaram açık aram değil” derken, bu yaranın fiziksel bir kesikten öte, ruhsal bir boşluk olduğunu anlatır. “Kafam bozuk kanım değil” ise, öfke ya da intikam duygusundan uzak, daha çok içsel bir çöküşü, zihinsel bir karmaşayı işaret eder. Durum o kadar vahimdir ki, artık kelimelerle ifade edilemez bir noktaya gelmiştir. Tüm bu çaresizlik içinde, kalan tek isteği “Gel gözyaşımı sil” diyerek, bir nevi son bir merhamet, son bir dokunuş arayışıdır. Bu dizeler, “Giden Unutulur Elbet” şarkısının duygusal doruk noktalarından birini oluşturuyor.

Acı Bir Kabulleniş ve Bitmeyen Dua

Son dörtlük, umutsuzluğun ve kaderciliğin en belirgin şekilde ortaya çıktığı yerdir:

Tamam kabul benden olmaz
Senden de bana bir hayır olmaz
Oysa ettiğim tek duamdın
O da kabul olmaz
O da kabul olmaz

Burada artık bir kabulleniş vardır, ama bu kabulleniş huzur verici değil, aksine acıdır. “Benden olmaz” ve “Senden de bana bir hayır olmaz” ifadeleri, ilişkinin her iki taraf için de çıkmaza girdiğini ve artık bir geleceği olmadığını kabul etmektir. En dokunaklı kısım ise “Oysa ettiğim tek duamdın” dizesidir. Bu, kaybedilen kişinin sadece bir sevgili değil, aynı zamanda bir umut, bir dilek, belki de hayatın anlamı olduğunu gösterir. Ancak bu en derin dilek bile, “O da kabul olmaz” feryadıyla iki kez vurgulanarak, ilahi bir reddedişe dönüşür. Mehmet Elmas, “Giden Unutulur Elbet” şarkısıyla, bir ilişkinin son demlerindeki çaresizliği ve hayata karşı duyulan derin hayal kırıklığını adeta iliklerimize kadar hissettiriyor. Bu şarkı, unutulması gereken bir gidenin ardından, kalanın kalbinde açılan derin yaranın ve o yaranın asla kapanmayacağının sessiz bir ilanıdır.