Bana kapı açılmıştı on sekizimde Gözü kara, deli dolu bi’ çocuk idim Mahallenin ortasında dolanırdım berduş Hiç kimseyi tınlamayan bi’ deli gibi O zamanlar illegaldi pasta Kovalardım her gün, yatıyo’dum bankta Gayrimeşru fitness, kovalardı amcas Yakalasa demir kapı karakolda sabahlıyo’dum On dokuzda tanımıştı memleket Kovalayan amcalar artık resim çekiniyo’du Diyo’lardı “Ettin bizi etiket, ner’den esti, bu mu rap?” Ben de buna bayılıyo’dum Chavo’yla da tanışmıştım bi’ gecenin köründe Güngören’in içinde, tam o parkın önünde İnan, yine ben o gece sabahlıyo’dum Büyümüştü bi’ bataklık içinde On beşinde mermi gibi sokaklarda dolanıyo’du İnan bana, tozu kalktı sadece O zaman da elmas gibi parıl parıl parlıyo’du Boşa kurşun atmam, her yaptığım oldu Bana “Keko” diyenlere, bakın, neler oldu Giydiklerim, dediklerim hepsi moda oldu Onlar hepsi burjuvaydı, şimdi sokak oldu
Benim hayatım bu, bi’ gecede değişti Yalnızlara oynuyo’dum, milyonlara eriştim Şöhret oldu basamak, bunu kendim seçtim Mahallede kalsaydım sonumuz hapisti Benim hayatım bu, bi’ gecede değişti Çamurlu ayakkabımla halılardan geçtim Şöhret oldu basamak, bunu kendim seçtim Size sokaklardan gerçeği getirdim
Bana gurbet oldu koca bu İstanbul Bi’ başıma savaştım, bin defa vuruldum Rüzgâr esip durdu, her yöne savruldum Ne bi’ yuva kurdum ne de hiç duruldum Yirmi birde ünlü ama yoksul Ne ailem ne de “Dostum” dediklerim yoktu İntihara meyilli, sonu sanki belirli Bi’ köşede insanları oturmuş da seyrediyo’dum Size serilirken o kırmızı halılar ben geceyi geçirecek yer arıyo’dum Fotoğraf çekerken insanlar benimle cebimdeki beş kuruşu hatırlıyo’dum Yirmi üçte Şirinevler Meydan, ben Muti’yle bi’ sokağın ortasında durdum Yüzünde tebessüm, mutlu ama yorgun, gördüğümde onu sanki hep bi’ tanıyordum Çürümüş biriydim, hiçbi’ çare yoktu Hep yanımda durdu, inan, sırtım oldu Yürüdük bu yolda, neler neler oldu Bize bizden başkası hep bi’ düşman oldu (Bizim gibi büyüyenle, o sokakta yürüyenle) (Anlat ama bilmeyenle anlayamaz farkı) (Bu yüzden de çalmayacak, bi’ gün beni anlayacak) (O zaman kelepçe değil, ödül olur hakkım) Beni anlaman zor, yaşamadın, oğlum Ben o “Şöhret” dediğini on sekizde buldum O zaman çocuktum, şimdi otuz oldum Yaşadım, yoruldum ama dimdik durdum
Benim hayatım bu, bi’ gecede değişti Yalnızlara oynuyo’dum, milyonlara eriştim Şöhret oldu basamak, bunu kendim seçtim Mahallede kalsaydım sonumuz hapisti Benim hayatım bu, bi’ gecede değişti Çamurlu ayakkabımla halılardan geçtim Şöhret oldu basamak, bunu kendim seçtim Size sokaklardan gerçeği getirdim
Heijan – Hasbihal Şarkı Sözleri
Bu şarkı sözleri, sokaktan çıkan bir hayatın dönüşümünü dürüst ve filtresiz bir dille anlatıyor. Öncelikle on sekiz yaşında açılan kapı, gözü kara ve deli dolu bir başlangıcı simgeliyor. Bu nedenle anlatıcı, kimseyi umursamadan mahallede dolaşan bir çocuk olarak konumlanıyor. Aynı zamanda banklarda yatılan, illegal sayılan işlerin peşinden koşulan günler, hayatta kalma mücadelesinin en ham hâlini yansıtıyor.
Bununla birlikte zaman ilerledikçe bakışların değiştiği görülüyor. Daha önce kovalayanların, sonrasında fotoğraf çekmek istemesi, bu hızlı dönüşümün en net göstergesi oluyor. Dolayısıyla “etiket” meselesi, hem ironik hem de eleştirel bir noktaya taşınıyor. Anlatıcı, bu duruma üzülmek yerine keyif alıyor; çünkü bu değişim, kendi emeğinin sonucu olarak görülüyor.
Ama öte yandan arkadaşlıklar ve sokak bağları, hikâyenin duygusal derinliğini artırıyor. Üstelik bataklıkta büyüyen insanların hâlâ parlayabildiği vurgulanırken, “boşa kurşun atmam” ifadesiyle yapılan her işin bilinçli olduğu söyleniyor. Ayrıca bir zamanlar küçümsenen tarzın moda hâline gelmesi, sınıfsal geçişi açıkça ortaya koyuyor.
Ancak şöhret, her şeyi çözmüyor. Çünkü kalabalıkların arasında yalnızlık, İstanbul’un gurbet oluşu ve yuva kuramamak sık sık hatırlatılıyor. Buna rağmen doğru zamanda karşılaşılan bir yol arkadaşı, düşüşü durduran bir destek oluyor. Sonuç olarak bu şarkı, bir gecede değişen hayatın arkasındaki bedelleri gizlemeden anlatıyor. Böylelikle sokaktan gelen gerçek, süslenmeden ve eğilip bükülmeden dinleyicinin karşısına çıkıyor.
Heijan’ın “Hasbihal”i: Sokaklardan Gelen Bir Yükselişin Ham Hikayesi
Her şarkı, bir hikaye anlatır; bazen fısıltılarla, bazen de “Heijan – Hasbihal” gibi doğrudan, sokağın tozunu dumanını taşıyan bir sesle. Bu parça, Heijan’ın kendi yaşam döngüsünün, dönüşümün ve ayakta kalma mücadelesinin dürüst bir kaydı. Heijan, kendi serüvenini, o ham ve filtresiz üslubuyla dinleyiciye sunarken, her bir mısra adeta bir anı defteri sayfası gibi açılıyor.
On Sekizimde Açılan Kapılar ve İlk Adımlar
Şarkı, tam da o kırılma noktasından başlıyor; gençliğin cesur ve pervasız ruhunu gözler önüne seriyor:
Bana kapı açılmıştı on sekizimde Gözü kara, deli dolu bi’ çocuk idim Mahallenin ortasında dolanırdım berduş Hiç kimseyi tınlamayan bi’ deli gibi
Heijan, henüz on sekiz yaşındayken, hayatın sert gerçekleriyle yüzleşen, kuralsız bir dünyaya adım atan bir genci tasvir ediyor. “Berduş” ve “deli gibi” ifadeleri, o dönemin umursamazlığını ve
Heijan – Hasbihal Şarkı Sözleri
Bana kapı açılmıştı on sekizimde
Gözü kara, deli dolu bi’ çocuk idim
Mahallenin ortasında dolanırdım berduş
Hiç kimseyi tınlamayan bi’ deli gibi
O zamanlar illegaldi pasta
Kovalardım her gün, yatıyo’dum bankta
Gayrimeşru fitness, kovalardı amcas
Yakalasa demir kapı karakolda sabahlıyo’dum
On dokuzda tanımıştı memleket
Kovalayan amcalar artık resim çekiniyo’du
Diyo’lardı “Ettin bizi etiket, ner’den esti, bu mu rap?”
Ben de buna bayılıyo’dum
Chavo’yla da tanışmıştım bi’ gecenin köründe
Güngören’in içinde, tam o parkın önünde
İnan, yine ben o gece sabahlıyo’dum
Büyümüştü bi’ bataklık içinde
On beşinde mermi gibi sokaklarda dolanıyo’du
İnan bana, tozu kalktı sadece
O zaman da elmas gibi parıl parıl parlıyo’du
Boşa kurşun atmam, her yaptığım oldu
Bana “Keko” diyenlere, bakın, neler oldu
Giydiklerim, dediklerim hepsi moda oldu
Onlar hepsi burjuvaydı, şimdi sokak oldu
Benim hayatım bu, bi’ gecede değişti
Yalnızlara oynuyo’dum, milyonlara eriştim
Şöhret oldu basamak, bunu kendim seçtim
Mahallede kalsaydım sonumuz hapisti
Benim hayatım bu, bi’ gecede değişti
Çamurlu ayakkabımla halılardan geçtim
Şöhret oldu basamak, bunu kendim seçtim
Size sokaklardan gerçeği getirdim
Bana gurbet oldu koca bu İstanbul
Bi’ başıma savaştım, bin defa vuruldum
Rüzgâr esip durdu, her yöne savruldum
Ne bi’ yuva kurdum ne de hiç duruldum
Yirmi birde ünlü ama yoksul
Ne ailem ne de “Dostum” dediklerim yoktu
İntihara meyilli, sonu sanki belirli
Bi’ köşede insanları oturmuş da seyrediyo’dum
Size serilirken o kırmızı halılar ben geceyi geçirecek yer arıyo’dum
Fotoğraf çekerken insanlar benimle cebimdeki beş kuruşu hatırlıyo’dum
Yirmi üçte Şirinevler Meydan, ben Muti’yle bi’ sokağın ortasında durdum
Yüzünde tebessüm, mutlu ama yorgun, gördüğümde onu sanki hep bi’ tanıyordum
Çürümüş biriydim, hiçbi’ çare yoktu
Hep yanımda durdu, inan, sırtım oldu
Yürüdük bu yolda, neler neler oldu
Bize bizden başkası hep bi’ düşman oldu
(Bizim gibi büyüyenle, o sokakta yürüyenle)
(Anlat ama bilmeyenle anlayamaz farkı)
(Bu yüzden de çalmayacak, bi’ gün beni anlayacak)
(O zaman kelepçe değil, ödül olur hakkım)
Beni anlaman zor, yaşamadın, oğlum
Ben o “Şöhret” dediğini on sekizde buldum
O zaman çocuktum, şimdi otuz oldum
Yaşadım, yoruldum ama dimdik durdum
Benim hayatım bu, bi’ gecede değişti
Yalnızlara oynuyo’dum, milyonlara eriştim
Şöhret oldu basamak, bunu kendim seçtim
Mahallede kalsaydım sonumuz hapisti
Benim hayatım bu, bi’ gecede değişti
Çamurlu ayakkabımla halılardan geçtim
Şöhret oldu basamak, bunu kendim seçtim
Size sokaklardan gerçeği getirdim
Heijan – Hasbihal Şarkı Sözleri
Bu şarkı sözleri, sokaktan çıkan bir hayatın dönüşümünü dürüst ve filtresiz bir dille anlatıyor. Öncelikle on sekiz yaşında açılan kapı, gözü kara ve deli dolu bir başlangıcı simgeliyor. Bu nedenle anlatıcı, kimseyi umursamadan mahallede dolaşan bir çocuk olarak konumlanıyor. Aynı zamanda banklarda yatılan, illegal sayılan işlerin peşinden koşulan günler, hayatta kalma mücadelesinin en ham hâlini yansıtıyor.
Bununla birlikte zaman ilerledikçe bakışların değiştiği görülüyor. Daha önce kovalayanların, sonrasında fotoğraf çekmek istemesi, bu hızlı dönüşümün en net göstergesi oluyor. Dolayısıyla “etiket” meselesi, hem ironik hem de eleştirel bir noktaya taşınıyor. Anlatıcı, bu duruma üzülmek yerine keyif alıyor; çünkü bu değişim, kendi emeğinin sonucu olarak görülüyor.
Ama öte yandan arkadaşlıklar ve sokak bağları, hikâyenin duygusal derinliğini artırıyor. Üstelik bataklıkta büyüyen insanların hâlâ parlayabildiği vurgulanırken, “boşa kurşun atmam” ifadesiyle yapılan her işin bilinçli olduğu söyleniyor. Ayrıca bir zamanlar küçümsenen tarzın moda hâline gelmesi, sınıfsal geçişi açıkça ortaya koyuyor.
Ancak şöhret, her şeyi çözmüyor. Çünkü kalabalıkların arasında yalnızlık, İstanbul’un gurbet oluşu ve yuva kuramamak sık sık hatırlatılıyor. Buna rağmen doğru zamanda karşılaşılan bir yol arkadaşı, düşüşü durduran bir destek oluyor. Sonuç olarak bu şarkı, bir gecede değişen hayatın arkasındaki bedelleri gizlemeden anlatıyor. Böylelikle sokaktan gelen gerçek, süslenmeden ve eğilip bükülmeden dinleyicinin karşısına çıkıyor.
Heijan’ın “Hasbihal”i: Sokaklardan Gelen Bir Yükselişin Ham Hikayesi
Her şarkı, bir hikaye anlatır; bazen fısıltılarla, bazen de “Heijan – Hasbihal” gibi doğrudan, sokağın tozunu dumanını taşıyan bir sesle. Bu parça, Heijan’ın kendi yaşam döngüsünün, dönüşümün ve ayakta kalma mücadelesinin dürüst bir kaydı. Heijan, kendi serüvenini, o ham ve filtresiz üslubuyla dinleyiciye sunarken, her bir mısra adeta bir anı defteri sayfası gibi açılıyor.
On Sekizimde Açılan Kapılar ve İlk Adımlar
Şarkı, tam da o kırılma noktasından başlıyor; gençliğin cesur ve pervasız ruhunu gözler önüne seriyor:
Heijan, henüz on sekiz yaşındayken, hayatın sert gerçekleriyle yüzleşen, kuralsız bir dünyaya adım atan bir genci tasvir ediyor. “Berduş” ve “deli gibi” ifadeleri, o dönemin umursamazlığını ve