SanatçıHavva Öğüt

🎵 Havva Öğüt – Şikayet Olmasın da Bak Ne Haldeyim Sözleri
Şikayet olmasın da bak ne haldeyim
Yoksa unuttun mu da beni bilmem el gibi
Gece gündüz de durmaz ahuzardayım of
Sazımda sızlayanda sırma tel gibi vay
Kar mı yağdı da güvendiğim dağlara
Sam mı değdi de mor sümbüllü bağlara dost
Diyemiyom da bağlanmışım ağyare
Çiğnetirsin beni ele, yel gibi vay
Niçin o sarp yere yuvanı kurdun
Kuru petek gibi balsız mı kaldın
Bir kez koklamadım da canım sarardın soldun
Poyraz eli de değmiş gonca gül gibi
Havva Öğüt – Şikayet Olmasın da Bak Ne Haldeyim Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuHavva Öğüt'ün yürek burkan sesiyle hayat bulan "Şikayet Olmasın da Bak Ne Haldeyim", dinleyicisini derin bir iç hesaplaşmanın ve hasretin labirentlerinde gezdiriyor. Bu şarkı, sadece bir müzik eseri olmanın ötesinde, Anadolu'nun kadim ağıt geleneğini modern bir yorumla günümüze taşıyan, her dizesiyle ruha dokunan bir şiir adeta. Havva Öğüt'ün bu eserinde kelimelerin nasıl bir duygu fırtınasına dönüştüğünü birlikte inceleyelim.
İlk Dörtlük: Şikayetsiz Bir Ahuzar ve Unutulmuşluğun Hançeri
Şarkının açılışı, adından da anlaşılacağı üzere, büyük bir teslimiyetle başlar. Sanatçı, Havva Öğüt – Şikayet Olmasın da Bak Ne Haldeyim şarkı sözleri içinde ilk olarak şöyle der:
Bu dizeler, acının o kadar derinleştiğini ancak bir yandan da şikayet etme hakkını kendinde bulamadığını gösterir. "Şikayet olmasın da bak ne haldeyim" ifadesi, sessiz bir yakarış, bir durum tespiti değil de neredeyse bir teslimiyetin ilanı gibidir. Devamında gelen "Yoksa unuttun mu da beni bilmem el gibi" dizesi, bu derin acının kaynağının unutulmuşluk, yabancılaşma olduğunu fısıldar. Sevdiği tarafından bir "el gibi" görülmek, insan ruhuna saplanan en keskin hançerlerden biridir. Havva Öğüt, bu unutulmuşluğun getirdiği iç sıkıntıyı "Gece gündüz de durmaz ahuzardayım" diyerek adeta gözler önüne serer. Ahuzar, inilti ve feryat anlamına gelir; bu da şarkıcının sürekli bir içsel acı ve bunalım içinde olduğunu gösterir. Ve bu acı, o kadar güçlüdür ki, "Sazımda sızlayanda sırma tel gibi vay" dizesinde kişisel bir enstrümanla, bir sazın en değerli teliyle özdeşleştirilir. Sırma telin hassasiyeti ve çıkardığı ince ses, sanatçının ruhundaki derin sızıyı ve narin kırılganlığı mükemmel bir şekilde yansıtır. Havva Öğüt – Şikayet Olmasın da Bak Ne Haldeyim şarkı sözleri, bu ilk bölümde dinleyiciyi doğrudan kederin merkezine çekiyor.
İkinci Dörtlük: Güvenin Yıkılışı ve Bağlılığın Esareti
Havva Öğüt – Şikayet Olmasın da Bak Ne Haldeyim şarkısının ikinci dörtlüğü, doğa metaforları üzerinden yaşanan yıkımı ve çaresizliği anlatır:
"Kar mı yağdı da güvendiğim dağlara" dizesi, umut bağlanan, sırtını dayanan yerlerin birdenbire soğuk ve ıssız bir hale gelmesini, yani büyük bir hayal kırıklığını ve güvenin sarsılmasını ifade eder. Ardından gelen "Sam mı değdi de mor sümbüllü bağlara dost" sorusu, hayatın en canlı, en güzel ve umut vadeden dönemlerinin (mor sümbüllü bağlar), kavurucu bir rüzgar (sam yeli) ile aniden solup gitmesini sembolize eder. Bu, dışarıdan gelen yıkıcı bir etkiyle tüm güzelliklerin yok oluşudur. Ancak en trajik olanı belki de "Diyemiyom da bağlanmışım ağyare" dizesidir. Ağyar, yabancı veya rakip anlamına gelir; bu dize, konuşamamanın, itiraf edememenin getirdiği bir utancı ve çaresizliği barındırır. Kişi, istemediği veya kendisine iyi gelmeyen bir duruma, bir yabancıya ya da rakibe adeta zincirlerle bağlanmıştır. Bu bağlılık, onu "Çiğnetirsin beni ele, yel gibi vay" diyerek ifade ettiği gibi, başkalarının insafına bırakır, rüzgarın önünde savrulan bir yaprak gibi güçsüz ve savunmasız kılar. Havva Öğüt – Şikayet Olmasın da Bak Ne Haldeyim şarkı sözleri, bu bölümde derin bir terk edilmişlik ve irade kaybını işler.
Üçüncü Dörtlük: Yıkılan Yuva, Solan Umutlar
Son dörtlükte ise Havva Öğüt, adeta bir sitem ve pişmanlıkla dolu bir tablo çizer:
"Niçin o sarp yere yuvanı kurdun" sorusu, belki de sevgilinin veya kaderin yaptığı yanlış bir tercihe yönelik bir sitemdir. Sarp yer, zorlu, tehlikeli ve verimsiz bir yaşam alanını temsil eder. Bu tercihin sonucunda yaşanan boşluk, "Kuru petek gibi balsız mı kaldın" dizesiyle vurgulanır. Bal dolu olması gereken petek, kurumuş ve boş kalmıştır; bu da hayatın tatlılıklarından, bereketinden mahrum kalmayı simgeler. En dokunaklı dizelerden biri olan "Bir kez koklamadım da canım sarardın soldun," büyük bir özlemi ve asla gerçekleşmemiş bir yakınlığı anlatır. Sevgiliye duyulan hasret o kadar büyüktür ki, ona bir kez bile dokunamadan, onun güzelliğini tadamadan solup gitmesi, derin bir pişmanlık ve üzüntü yaratır. Bu durum, "Poyraz eli de değmiş gonca gül gibi" benzetmesiyle taçlanır. Gonca gül, açmaya hazır, umut dolu bir çiçektir; ancak sert ve soğuk poyrazın dokunuşuyla daha açamadan solması, gençliğin, umutların veya bir ilişkinin acımasızca, zamansızca yok oluşunu gözler önüne serer. Havva Öğüt – Şikayet Olmasın da Bak Ne Haldeyim şarkı sözleri, bu son bölümde de dinleyiciye derin bir melankoli ve kaybedilenlerin ağırlığını hissettirir.
Havva Öğüt'ün "Şikayet Olmasın da Bak Ne Haldeyim" şarkısı, geleneksel Türk Halk Müziği'nin o eşsiz anlatım gücünü kullanarak, aşkın, ayrılığın, unutulmuşluğun ve kaderin insan ruhunda bıraktığı derin izleri işleyen, dinleyenin yüreğine işleyen bir eserdir. Her bir dizesi, yaşanmışlıkların ve hissedilenlerin birer yansıması olarak kalbimizde yankılanır.