
🎵 Baro feat. Beyla – Deprem Sözleri
Çığlıklar var kulaklarda susmaz kötü bir rüyaysa uyandırın artık beni
Evler çökmüş duman altında boğazdan geçen her lokma zehir
Ölüyor çocuklar Anne, bu kalp bunu taşıyacak halde değil
Aç susuz yerlerse buz daha kaç kişi olacak şehit
Koru bizi rabbim, her şerden, sığındık sana eller semaya
Nefessiz kalan olmuş, sıkışmış kalmış çöken bir binada
Para tuzakları bağış toplayanlar yalandan müteahhit yağma
Aynaya baktım tutamadım kendimi ağla oğlum ağla
Ülkem yanıyo çaresiz benim halkım
Her yer haber her yer çığlık, yardım yardım
Torbaya sarılmış cesetler daha gün görmemiş bebekler her şeyde sesi çıkanlar nerde?
Artık kalkın
Yetiş Anam
Yetiş Babam
Evim olmuş kara toprak
Beni sorsan
Sesin duymam
Ecel gelmiş çoktan çoktan
Tam bir sene geçti ne değişti bilmem bende ki acı aynı
Türkiye'min acı kaybı kaç kişi gitti açın kaydı
Elli bin yedi yüz seksen üç desem sence sıradan sayı mı
Çocuk Annem kurtardı demiş annesi öldüğü halde kim oradaydı?
Meleklerin gönder Rabbim onun görecek günü var demek ki
Din kardeşleri yardım etti, yola düştü, milletim az mı çekti
Kan taş toprak
Tek yumruk gardaş Yoldaş
Masumun öldüğü yerde bize rahat yatmak olmaz
Ne fark eder Kürt Türk Azeri
Laz Çerkez sünni ve ya Alevi
Masum dedik ya gardaş
Kim söndürecek içimizdeki Alevi
Dilim halkın Kalemi
Döktüğü göz yaşı oldu mürekkep
Altı Şubat 2023 bi kış günü duygular aldı müebbet
Baro feat. Beyla – Deprem Şarkı Sözleri
Editörün Şarkı Sözü Yorumu
✍️ Editör YorumuBaro feat. Beyla'nın "Deprem" şarkısı, sadece bir afetin ötesinde, kolektif bir yasanın, derin bir acının ve sarsılmaz bir umudun manifestosu niteliğinde. Bu şarkı sözleri, yaşanmış bir felaketin ardından toplumun ve bireylerin hissettiği çaresizliği, öfkeyi ve dayanışmayı çarpıcı bir dille ele alıyor.
Yıkımın ve Çaresizliğin İlk Anları: Bir Kâbus mu Gerçek mi?
Şarkı, dinleyiciyi doğrudan felaketin en karanlık anlarına çekiyor. Baro feat. Beyla – Deprem şarkı sözlerinin açılış dizeleri, yaşanan şoku ve kabullenememeyi şöyle ifade ediyor:
Bu dizeler, yaşananların bir rüya olma arzusunu, gerçekliğin acımasızlığını ve en masumların, çocukların kaybının yarattığı tarifsiz acıyı gözler önüne seriyor. "Boğazdan geçen her lokma zehir" ifadesi, yasın ve vicdan azabının insanı nasıl boğduğunu, yaşamın en temel ihtiyaçlarının bile anlamsızlaştığını gösteriyor. "Aç susuz yerlerse buz" metaforu ise felaketin getirdiği zorlu yaşam koşullarını, soğuğu ve çaresizliği vurguluyor. Deprem şarkı sözleri, bu anlarda duyulan ilahi yakarışı da es geçmiyor:
Bu kısım, insanüstü bir güce sığınma ihtiyacını ve en temel yaşam hakkı olan nefesin bile tehdit altında olduğunu anlatıyor.
Toplumsal Yansımalar ve Adalet Arayışı
Baro feat. Beyla – Deprem şarkı sözleri, sadece felaketin fiziksel etkileriyle kalmıyor, aynı zamanda toplumsal ve ahlaki çürümeye de ışık tutuyor:
"Para tuzakları" ve "yalandan müteahhit yağma" ifadeleri, felaketi fırsata çevirenleri, yolsuzluğu ve ihmali keskin bir dille eleştiriyor. Bu sözler, acının ortasında bile adaletsizliğin ve fırsatçılığın varlığını gözler önüne seriyor. Şarkıdaki kişisel yüzleşme ("Aynaya baktım tutamadım kendimi ağla oğlum ağla"), bireysel acının derinliğini ve bu çaresizliğe karşı duyulan öfkeyi yansıtıyor. Deprem şarkı sözleri, ülkenin ve halkın yaşadığı bu büyük çaresizliği ve yardım çağrılarını tüm çıplaklığıyla ifade ediyor.
Hatırlayış ve Bir Yıl Sonraki Acı
Şarkının ilerleyen bölümleri, felaketin üzerinden geçen zamana rağmen acının tazeliğini ve unutulmamasını vurguluyor. Baro feat. Beyla – Deprem şarkı sözleri, bu kalıcı yası şöyle dile getiriyor:
"Torbaya sarılmış cesetler daha gün görmemiş bebekler" gibi yürek burkan imgeler, yitip giden masumiyetin boyutunu gösterirken, "her şeyde sesi çıkanlar nerde?" sorusuyla sorumlulara ve sessiz kalanlara bir meydan okuma sunuluyor. Kişisel ağıt ("Yetiş Anam, Yetiş Babam...") felaketin bireysel yıkımını, evlerin mezara dönüşmesini ve ölümün kaçınılmazlığını anlatıyor. "Tam bir sene geçti ne değişti bilmem bende ki acı aynı" dizesi, zamanın acıyı dindiremediğini, kolektif hafızadaki yaranın hala kanadığını vurguluyor. Şarkı, "Elli bin yedi yüz seksen üç desem sence sıradan sayı mı" diyerek, istatistiklerin ardındaki insanlık dramını ve bu büyük kaybın asla sıradanlaştırılamayacağını haykırıyor.
Birlik, Dayanışma ve Sonsuz Yasa
Deprem şarkı sözleri, tüm bu acıya rağmen umut ve birlik mesajını da taşıyor:
Bu kısım, mucizevi kurtuluş hikayelerinin ardındaki acı gerçekleri ve ilahi adalete olan inancı dile getiriyor. "Din kardeşleri yardım etti, yola düştü" ifadesi, zor zamanlarda ortaya çıkan toplumsal dayanışmayı ve milletin tarih boyunca çektiği çileleri hatırlatıyor. "Kan taş toprak, Tek yumruk gardaş Yoldaş" dizeleri, acının birleştirici gücünü, farklılıkları ortadan kaldıran kardeşliği ve omuz omuza duruşu sembolize ediyor. Şarkının en güçlü mesajlarından biri ise "Ne fark eder Kürt Türk Azeri, Laz Çerkez sünni ve ya Alevi" dizesiyle veriliyor; bu, insanlığın ortak acısında tüm kimliklerin anlamsızlaştığını, birleşme ve empati çağrısını vurguluyor. "Kim söndürecek içimizdeki Alevi" sorusu, yaşanan trajedinin içimizde yarattığı yanıcı ve kalıcı acıyı, sönmeyen bir ateşi simgeliyor. Son dizeler, sanatçının bu acıya tanıklığını ve sesini, halkın gözyaşlarının mürekkep olduğu bir kalemle yazdığını ifade ediyor. "Altı Şubat 2023 bi kış günü duygular aldı müebbet" ise o tarihin sadece bir gün değil, duygulara ömür boyu hapis cezası veren, asla unutulmayacak, kalıcı bir yaranın başlangıcı olduğunu güçlü bir şekilde anlatıyor.