Ahmet Kaya – Yemen Türküsü Şarkı Sözleri
Havada bulut yok, bu ne dumandır?
Mahlede ölüm yok, bu ne figandır?
Şu yemen elleri ne de yamandır
Anu Yemen’dir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir?
Burası Muş’tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir?
Mızıka çalınır, düğün mü sandın?
Al yeşil bayrağı gelin mi sandın?
Yemene gideni gelir mi sandın?
Anu Yemen’dir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir?
Burası Muş’tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir?
Kışlanın önünde redif sesi var
Bakın çantasında acep nesi var
Bir çift kundurayla bir de fesi var
Anu Yemen’dir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir?
Burası Muş’tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir?
Burası Muş’tur yolu yokuştur
Giden gelmiyor acep ne iştir?
Ahmet Kaya – Yemen Türküsü Şarkı Sözleri
Bu türkü, geleneksel halk müziğinin karakteristik unsurlarını taşırken, uzak diyarlara gidenlerin belirsizliği ve özlemi temalarını işliyor. “Havada bulut yok, bu ne dumandır? / Mahlede ölüm yok, bu ne figandır?” sözleri, hem doğadaki hem de sosyal ortamda bir huzursuzluğu ve merakı simgeliyor. Dinleyici, türkü boyunca gidenin akıbetini merak eden bir anlatıcının bakış açısına dahil oluyor.
Şarkıda Yemen’e gidenlerin dönüp dönmeyeceği sorgulanıyor: “Giden gelmiyor acep nedendir?” ifadesi, hem fiziksel uzaklığı hem de duygusal boşluğu hissettiriyor. Muş’un yokuşlu yolları, yolculuğun zorluklarını ve sürecin ne kadar meşakkatli olduğunu betimliyor. Böylece türkü, sadece uzak bir yolculuğu değil, aynı zamanda o yolculuğun getirdiği belirsizlik ve kaygıyı da aktarıyor.
Mızıka ve düğün imgesiyle geleneksel bir ritim ve görsellik ekleniyor: “Mızıka çalınır, düğün mü sandın? / Al yeşil bayrağı gelin mi sandın?” sözleri, ilk bakışta neşeli bir atmosfer çağrıştırsa da, aslında gidişin ve dönüşün belirsizliğini vurguluyor. Kışlanın önündeki redif sesi ve çantadaki küçük eşyalar, yolculuğun somut detaylarını ortaya koyuyor; bu, türküye hem gerçekçilik hem de dramatik bir doku katıyor.
Genel olarak, eser hem halkın günlük yaşamına hem de uzak diyarlara gidenlerin hikâyelerine ışık tutuyor. Tekrarlayan sorular ve canlı imgeler, dinleyicide merak ve duygusal bağ yaratıyor.