Afra – 16 Şarkı Sözleri
I’m the last drop at the bottom of your bottle
To make it lasts, I’m the one who accepts to suffer
I’ve been searching for you, searching all over the country
It’s been whole year, and it’s been whole century
(Ben şişenin dibindeki son damlayım.
Sonsuza kadar sürmesi için acı çekmeyi kabul eden benim.
Seni aradım, ülkenin her yerini aradım.
Bir yıl geçti, bir asır geçti.)
Benim canım yandı neredeydin?
Sanki hüznü boğdum avuçlarımda
Bari tek bir özür dileseydin yalandan
Ki ben seni bağışladım da
Kapatabilirdim yaramı
Senin kadar acele sarabilirdim
Ama ben başka türlü yandım
Bi’ tek sana sarılabilirdim
Benim canım yandı neredeydin?
Sanki derviş oldum ruhunda
Keşke bir parçamı bulabilseydim
Şimdi yersiz oldu geçmiş olsunlar
Bu mumları vedana süsledim
Her biri için tek bir dileğe üfledim
Şimdi doğum günlerin bensiz kutlu olsunlar
Benim canım sen neredeydin, nerede?
Benim canım yandı sen
Benim canım yandı sen neredeydin
Bi’ tek beni mi boğar yağmurlar?
Seni soranlara ne deseydim
O şimdi güzel bir sevgili kucağında
Yüzüm bir sana dönünce gülerdi
Bir de yanımda kalabilseydin
Sitemim kaderimize değil ki
Keşke sen de bir kez olsun deneseydin
I’m the last drop at the bottom of your bottle
To make it lasts, I’m the one who accepts to suffer
I’ve been searching for you, searching all over the country
It’s been whole year, and it’s been whole century
Benim canım yandı
(Ben şişenin dibindeki son damlayım.
Sonsuza kadar sürmesi için acı çekmeyi kabul eden benim.
Seni aradım, ülkenin her yerini aradım.
Bir yıl geçti, bir asır geçti.)
Afra – 16 Şarkı Sözleri
Bu şarkı, incinmiş bir kalbin cevapsız sorularla yaptığı içsel hesaplaşmayı merkezine alıyor. “Benim canım yandı, neredeydin?” sorusu, yalnızca bir sitem değil; aynı zamanda terk edilmenin yarattığı boşluğu açıkça ortaya koyuyor. Dolayısıyla anlatıcı, acısını avuçlarında boğmaya çalışırken, karşısındaki kişiden gelmeyen bir özrün eksikliğini derinden hissediyor. Bu nedenle geçmişle yüzleşme, şarkının duygusal omurgasını oluşturuyor.
Bununla birlikte sözlerde affetmeye hazır bir kalbin izleri de görülüyor. Tek bir özrün yarayı kapatabileceği düşüncesi, aslında sevginin hâlâ ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Ancak işler beklendiği gibi ilerlemiyor. Anlatıcı, başka türlü yandığını ve bu acıyı yalnızca sevdiği kişiye sarılarak dindirebileceğini söylüyor. Bu noktada, ulaşamamanın verdiği çaresizlik daha da belirginleşiyor.
Öte yandan şarkı, kabullenişle hüznü aynı potada eritiyor. Aynı zamanda vedaya süslenen mumlar ve doğum günlerinin bensiz kutlanması, ilişkinin kesin olarak sona erdiğini simgeliyor. Ayrıca “Seni soranlara ne deseydim?” sorusu, ayrılığın sosyal hayattaki yankılarını da gözler önüne seriyor. Anlatıcının yüzünün yalnızca bir kişiye dönünce gülmesi ise, kaybın ne kadar özel olduğunu vurguluyor.
Sonuç olarak bu eser, kaderden çok denememiş ihtimallere duyulan kırgınlığı anlatıyor. Suçlamadan uzak ama derin bir sitemle ilerleyen şarkı, dinleyicide hem empati hem de içten bir hüzün duygusu bırakıyor.