Yürüdüğüm yol upuzun bi’ koridor Koştuğumda sona geldim sandım ama daha çok var Unutmak ölmekten daha zor Son günümde sana geldim sandım ama daha çok var
Bu hiçbi’ şeyden bahsettiğim şarkılardan bi’ tanesi Kahpe nar içinden fazla, sen sadece bi’ tanesin (Daha çok var) Sekiz sene tek tabanca, ağzım bozuk kafam gibi Böyle geldi, böyle gider, savaş devam yaşadıkça (Daha çok var) Geçmen imkânsız oluyo’ hep kendinle yarışınca Kazandığını zannedersin yenilgiye alışınca (Daha çok var) Rahat uyku yok dolaşımlar buluşunca Bazı şeyler geçmiyo’ üstüne bi’kaç yaş alınca bile Yazmıyo’m ha bire artık darlasalar bile Yaşadıkça bur’da olay, gerisi nafile (Daha çok var) Biz çalıca’z sazı, biz, siz yaşasanız bile Çünkü sizden daha diridir bizim en ölümüz bile
Yürüdüğüm yol upuzun bi’ koridor Koştuğumda sona geldim sandım ama daha çok var Unutmak ölmekten daha zor Son günümde sana geldim sandım ama daha çok var
Beş yıldır yaşamadım hiçbi’ şey, takıldım kaldım geçmişe Çok kahpelik gördü bu gözler, seninkisi hiçbi’ şey Savaş, barış diş dişe, git gide kal’cak hiçbi’ şey Tüm piçler verdi baş başa, peki ben n’aptım? Hiçbi’ şey (Daha çok—) Kılıç kından çıkmadan kim kral kaldı bilemezsin Benim çıktığım yolları sen dört bacakla inemezsin, kurbağa Evet, onur nedir bilir misin? Anlamıyo’m, cenin misin? Sen bi’ manşet hastasısın, kurva (Daha çok—) He, hiç kafanda kurma Sana bitik günlerini aratırım mumla (Daha çok var) Git Allah’a şükret, dürzü, laf anlattım tonla Gelip kapında yatardım yoksa (Daha çok var)
Yürüdüğüm yol upuzun bi’ koridor Koştuğumda sona geldim sandım ama daha çok var Unutmak ölmekten daha zor Son günümde sana geldim sandım ama daha çok var
Wegh’in “Daha Çok Var” Şarkı Sözleri: Bitmeyen Bir Yolculuğun Edebiyatı
Her şarkı sözü bir hikaye anlatır, ancak bazıları sadece anlatmakla kalmaz, dinleyicisini de o hikayenin içine çeker. Wegh’in “Daha Çok Var” adlı eseri de tam olarak böyle bir çalışma. Sözleriyle derin bir varoluşsal sorgulamayı, bitmeyen bir mücadeleyi ve içsel bir hesaplaşmayı sunan bu parça, modern Türkçe rap sahnesinin en çarpıcı örneklerinden biri. Gelin, Wegh’in kaleme aldığı bu etkileyici sözlerin derinliklerine inelim ve her bir dizesinde saklı anlamları keşfedelim.
Koridor Metaforu ve Varoluşsal Yük
Şarkı, dinleyiciyi hemen içine çeken güçlü bir metaforla başlıyor. Wegh, hayat yolculuğunu upuzun bir koridora benzetirken, bitmek bilmeyen bir arayışın ve mücadelenin sinyallerini veriyor:
Yürüdüğüm yol upuzun bi’ koridor Koştuğumda sona geldim sandım ama daha çok var Unutmak ölmekten daha zor Son günümde sana geldim sandım ama daha çok var
Bu dizeler, hayatın sürekli bir ilerleyiş, bir koşuşturma olduğunu ve beklentilerin aksine, “daha çok var” denilen bir gerçeklikle yüzleşmeyi anlatıyor. Bitiş sandığımız her noktanın aslında yeni bir başlangıç olduğunu, mücadelenin asla son bulmadığını vurguluyor. Özellikle “Unutmak ölmekten daha zor” ifadesi, geçmişin ve yaşananların ağırlığının, ölümün kesinliğinden bile ağır basan bir yük olduğunu gösteriyor. Bu, Wegh’in “Daha Çok Var” şarkısında işlediği en temel temalardan biri: Geçmişin hayaletleriyle yaşama zorunluluğu.
Direnişin ve Mücadelenin Sesleri
Şarkının ilerleyen bölümlerinde Wegh, kişisel duruşunu ve dünyaya bakış açısını daha keskin bir dille ortaya koyuyor. “Daha Çok Var” sadece bir yolculuk değil, aynı zamanda bir savaş alanı:
Bu hiçbi’ şeyden bahsettiğim şarkılardan bi’ tanesi Kahpe nar içinden fazla, sen sadece bi’ tanesin (Daha çok var) Sekiz sene tek tabanca, ağzım bozuk kafam gibi Böyle geldi, böyle gider, savaş devam yaşadıkça (Daha çok var)
“Hiçbi’ şeyden bahsettiğim şarkılardan bi’ tanesi” ifadesi, sanatçının samimiyetini ve belki de dile getirdiklerinin, asıl hislerinin sadece küçük bir yansıması olduğunu ima ediyor. “Kahpe nar” metaforu, ihanetin ve sahtekarlığın yaygınlığını ele alırken, tek bir bireyin bu geniş kötülük denizi içinde ne kadar önemsiz kaldığını belirtiyor. “Sekiz sene tek tabanca” ve “savaş devam yaşadıkça” gibi ifadeler, Wegh’in uzun süredir tek başına verdiği mücadelesini ve bu savaşın nefes aldığı sürece devam edeceğini gösteriyor. “Daha Çok Var” sözü burada da bir kararlılık yemini gibi yankılanıyor.
Yenilgiye Alışmak ve Gerçek Güç
Wegh, içsel çatışmaların ve dış dünyanın acımasızlığının insan üzerindeki etkilerini de derinlemesine inceliyor:
Geçmen imkânsız oluyo’ hep kendinle yarışınca Kazandığını zannedersin yenilgiye alışınca (Daha çok var) Rahat uyku yok dolaşımlar buluşunca Bazı şeyler geçmiyo’ üstüne bi’kaç yaş alınca bile
Kendiyle yarışmanın paradoksal zorluğunu ve yenilgiye alışmanın getirdiği yanıltıcı zafer hissini anlatıyor. Bu, gerçek bir ilerleme kaydedememenin, sürekli aynı döngüde dönüp durmanın acı bir itirafı. Geçmişin ve yaşanmışlıkların izlerinin, zaman geçse bile silinmediğini, hatta “birkaç yaş alınca bile” etkisini sürdürdüğünü belirtiyor. Wegh’in “Daha Çok Var” şarkısı, bu bitmeyen döngünün yorgunluğunu ve kabullenişini de içinde barındırıyor.
Hakikatin Peşinde: Kalem ve Saz
Sanatçı, kendi sanat anlayışını ve diğerlerine karşı duruşunu da net bir şekilde ortaya koyuyor:
Yazmıyo’m ha bire artık darlasalar bile Yaşadıkça bur’da olay, gerisi nafile (Daha çok var) Biz çalıca’z sazı, biz, siz yaşasanız bile Çünkü sizden daha diridir bizim en ölümüz bile
Bu dizeler, Wegh’in sanatsal üretimindeki seçiciliğini ve derinliğini gösteriyor. Her şeye rağmen yazmamasının, söyleyeceklerinin sadece yaşanmışlığa dayanması gerektiği inancından kaynaklandığını anlıyoruz. “Biz çalıca’z sazı, biz” ifadesi, kendi doğrularından ve sanatlarından ödün vermeyeceklerini vurgularken, “sizden daha diridir bizim en ölümüz bile” dizesi, onların ruhsal ve sanatsal dirayetlerinin, başkalarının fiziki varlıklarından bile daha güçlü olduğunu iddia ediyor. Bu, Wegh’in “Daha Çok Var” eserindeki sarsılmaz özgüvenin ve hakikat arayışının bir yansıması.
Geçmişin Gölgesi ve Kılıcın Keskinliği
Şarkının ikinci bölümü, geçmişin ağırlığı ve yüzleşmelerle dolu. Wegh, kişisel travmalarını ve etrafındaki sahtekarlığı ele alıyor:
Beş yıldır yaşamadım hiçbi’ şey, takıldım kaldım geçmişe Çok kahpelik gördü bu gözler, seninkisi hiçbi’ şey Savaş, barış diş dişe, git gide kal’cak hiçbi’ şey Tüm piçler verdi baş başa, peki ben n’aptım? Hiçbi’ şey (Daha çok—)
“Beş yıldır yaşamadım hiçbi’ şey” ifadesi, derin bir durağanlık ve hayatın akışına katılamama hissini ortaya koyuyor. Geçmişin prangalarına takılı kalmak, sanatçının varoluşsal sıkıntısını gözler önüne seriyor. Gördüğü “kahpelikler” karşısında kendi yaşadıklarının önemsizleştiğini, bu dünyanın çirkinliklerinin karşısında bazen hiçbir şey yapamamanın çaresizliğini dile getiriyor. Wegh’in “Daha Çok Var” şarkısında bu, bir kabullenişten ziyade, bir gözlem ve tespit niteliğinde.
Kim Kral, Kim Kurbağa? Onurun Anlamı
Şarkının en keskin ve eleştirel bölümlerinden biri, Wegh’in diğerlerine meydan okuduğu anlar:
Kılıç kından çıkmadan kim kral kaldı bilemezsin Benim çıktığım yolları sen dört bacakla inemezsin, kurbağa Evet, onur nedir bilir misin? Anlamıyo’m, cenin misin? Sen bi’ manşet hastasısın, kurva (Daha çok—)
Burada Wegh, gerçek gücün ve deneyimin, gösterişten ve boş iddialardan üstün olduğunu vurguluyor. “Kılıç kından çıkmadan kim kral kaldı” dizesi, gerçek yeteneğin ve otoritenin henüz tam olarak ortaya çıkmadığını, ancak çıktığında her şeyin değişeceğini ima ediyor. “Kurbağa” ve “manşet hastasısın” gibi ağır ithamlar, sanatçının yüzeyselliğe, onursuzluğa ve dikkat çekme çabasına duyduğu nefreti açıkça gösteriyor. Wegh’in “Daha Çok Var” ile vermek istediği mesajlardan biri de, gerçek değerin nerede yattığına dair sert bir uyarı.
Mumla Aratılan Geçmiş ve Tanrı’ya Şükür
Şarkı, tehditkar ama aynı zamanda ironik bir tonla sona eriyor:
He, hiç kafanda kurma Sana bitik günlerini aratırım mumla (Daha çok var) Git Allah’a şükret, dürzü, laf anlattım tonla Gelip kapında yatardım yoksa (Daha çok var)
Bu dizeler, Wegh’in sabrının ve tahammülünün sınırlarını gösteriyor. Karşısındakine, gelecekte yaşayacağı zorlukların, şu anki “bitik günlerini” bile aratacağını vaat ediyor. “Git Allah’a şükret” ifadesi, sanatçının şu anki duruşunun, aslında büyük bir lütuf olduğunu, aksi takdirde çok daha sert bir tepkiyle karşılaşabileceklerini ima ediyor. Wegh’in “Daha Çok Var” şarkısı, bu son dizelerle, dinleyiciyi sadece bir müzik parçası dinlemekle kalmayıp, sözlerin ardındaki derin öfkeyi, mücadeleyi ve sarsılmaz duruşu hissetmeye davet ediyor. Bitmeyen bir yolculuk, bitmeyen bir hesaplaşma ve her şeye rağmen “daha çok var” diyen bir ruhun haykırışı bu şarkı.
Wegh – Daha Çok Var Şarkı Sözleri
Yürüdüğüm yol upuzun bi’ koridor
Koştuğumda sona geldim sandım ama daha çok var
Unutmak ölmekten daha zor
Son günümde sana geldim sandım ama daha çok var
Bu hiçbi’ şeyden bahsettiğim şarkılardan bi’ tanesi
Kahpe nar içinden fazla, sen sadece bi’ tanesin (Daha çok var)
Sekiz sene tek tabanca, ağzım bozuk kafam gibi
Böyle geldi, böyle gider, savaş devam yaşadıkça (Daha çok var)
Geçmen imkânsız oluyo’ hep kendinle yarışınca
Kazandığını zannedersin yenilgiye alışınca (Daha çok var)
Rahat uyku yok dolaşımlar buluşunca
Bazı şeyler geçmiyo’ üstüne bi’kaç yaş alınca bile
Yazmıyo’m ha bire artık darlasalar bile
Yaşadıkça bur’da olay, gerisi nafile (Daha çok var)
Biz çalıca’z sazı, biz, siz yaşasanız bile
Çünkü sizden daha diridir bizim en ölümüz bile
Yürüdüğüm yol upuzun bi’ koridor
Koştuğumda sona geldim sandım ama daha çok var
Unutmak ölmekten daha zor
Son günümde sana geldim sandım ama daha çok var
Beş yıldır yaşamadım hiçbi’ şey, takıldım kaldım geçmişe
Çok kahpelik gördü bu gözler, seninkisi hiçbi’ şey
Savaş, barış diş dişe, git gide kal’cak hiçbi’ şey
Tüm piçler verdi baş başa, peki ben n’aptım? Hiçbi’ şey (Daha çok—)
Kılıç kından çıkmadan kim kral kaldı bilemezsin
Benim çıktığım yolları sen dört bacakla inemezsin, kurbağa
Evet, onur nedir bilir misin?
Anlamıyo’m, cenin misin? Sen bi’ manşet hastasısın, kurva (Daha çok—)
He, hiç kafanda kurma
Sana bitik günlerini aratırım mumla (Daha çok var)
Git Allah’a şükret, dürzü, laf anlattım tonla
Gelip kapında yatardım yoksa (Daha çok var)
Yürüdüğüm yol upuzun bi’ koridor
Koştuğumda sona geldim sandım ama daha çok var
Unutmak ölmekten daha zor
Son günümde sana geldim sandım ama daha çok var
Wegh’in “Daha Çok Var” Şarkı Sözleri: Bitmeyen Bir Yolculuğun Edebiyatı
Her şarkı sözü bir hikaye anlatır, ancak bazıları sadece anlatmakla kalmaz, dinleyicisini de o hikayenin içine çeker. Wegh’in “Daha Çok Var” adlı eseri de tam olarak böyle bir çalışma. Sözleriyle derin bir varoluşsal sorgulamayı, bitmeyen bir mücadeleyi ve içsel bir hesaplaşmayı sunan bu parça, modern Türkçe rap sahnesinin en çarpıcı örneklerinden biri. Gelin, Wegh’in kaleme aldığı bu etkileyici sözlerin derinliklerine inelim ve her bir dizesinde saklı anlamları keşfedelim.
Koridor Metaforu ve Varoluşsal Yük
Şarkı, dinleyiciyi hemen içine çeken güçlü bir metaforla başlıyor. Wegh, hayat yolculuğunu upuzun bir koridora benzetirken, bitmek bilmeyen bir arayışın ve mücadelenin sinyallerini veriyor:
Bu dizeler, hayatın sürekli bir ilerleyiş, bir koşuşturma olduğunu ve beklentilerin aksine, “daha çok var” denilen bir gerçeklikle yüzleşmeyi anlatıyor. Bitiş sandığımız her noktanın aslında yeni bir başlangıç olduğunu, mücadelenin asla son bulmadığını vurguluyor. Özellikle “Unutmak ölmekten daha zor” ifadesi, geçmişin ve yaşananların ağırlığının, ölümün kesinliğinden bile ağır basan bir yük olduğunu gösteriyor. Bu, Wegh’in “Daha Çok Var” şarkısında işlediği en temel temalardan biri: Geçmişin hayaletleriyle yaşama zorunluluğu.
Direnişin ve Mücadelenin Sesleri
Şarkının ilerleyen bölümlerinde Wegh, kişisel duruşunu ve dünyaya bakış açısını daha keskin bir dille ortaya koyuyor. “Daha Çok Var” sadece bir yolculuk değil, aynı zamanda bir savaş alanı:
“Hiçbi’ şeyden bahsettiğim şarkılardan bi’ tanesi” ifadesi, sanatçının samimiyetini ve belki de dile getirdiklerinin, asıl hislerinin sadece küçük bir yansıması olduğunu ima ediyor. “Kahpe nar” metaforu, ihanetin ve sahtekarlığın yaygınlığını ele alırken, tek bir bireyin bu geniş kötülük denizi içinde ne kadar önemsiz kaldığını belirtiyor. “Sekiz sene tek tabanca” ve “savaş devam yaşadıkça” gibi ifadeler, Wegh’in uzun süredir tek başına verdiği mücadelesini ve bu savaşın nefes aldığı sürece devam edeceğini gösteriyor. “Daha Çok Var” sözü burada da bir kararlılık yemini gibi yankılanıyor.
Yenilgiye Alışmak ve Gerçek Güç
Wegh, içsel çatışmaların ve dış dünyanın acımasızlığının insan üzerindeki etkilerini de derinlemesine inceliyor:
Kendiyle yarışmanın paradoksal zorluğunu ve yenilgiye alışmanın getirdiği yanıltıcı zafer hissini anlatıyor. Bu, gerçek bir ilerleme kaydedememenin, sürekli aynı döngüde dönüp durmanın acı bir itirafı. Geçmişin ve yaşanmışlıkların izlerinin, zaman geçse bile silinmediğini, hatta “birkaç yaş alınca bile” etkisini sürdürdüğünü belirtiyor. Wegh’in “Daha Çok Var” şarkısı, bu bitmeyen döngünün yorgunluğunu ve kabullenişini de içinde barındırıyor.
Hakikatin Peşinde: Kalem ve Saz
Sanatçı, kendi sanat anlayışını ve diğerlerine karşı duruşunu da net bir şekilde ortaya koyuyor:
Bu dizeler, Wegh’in sanatsal üretimindeki seçiciliğini ve derinliğini gösteriyor. Her şeye rağmen yazmamasının, söyleyeceklerinin sadece yaşanmışlığa dayanması gerektiği inancından kaynaklandığını anlıyoruz. “Biz çalıca’z sazı, biz” ifadesi, kendi doğrularından ve sanatlarından ödün vermeyeceklerini vurgularken, “sizden daha diridir bizim en ölümüz bile” dizesi, onların ruhsal ve sanatsal dirayetlerinin, başkalarının fiziki varlıklarından bile daha güçlü olduğunu iddia ediyor. Bu, Wegh’in “Daha Çok Var” eserindeki sarsılmaz özgüvenin ve hakikat arayışının bir yansıması.
Geçmişin Gölgesi ve Kılıcın Keskinliği
Şarkının ikinci bölümü, geçmişin ağırlığı ve yüzleşmelerle dolu. Wegh, kişisel travmalarını ve etrafındaki sahtekarlığı ele alıyor:
“Beş yıldır yaşamadım hiçbi’ şey” ifadesi, derin bir durağanlık ve hayatın akışına katılamama hissini ortaya koyuyor. Geçmişin prangalarına takılı kalmak, sanatçının varoluşsal sıkıntısını gözler önüne seriyor. Gördüğü “kahpelikler” karşısında kendi yaşadıklarının önemsizleştiğini, bu dünyanın çirkinliklerinin karşısında bazen hiçbir şey yapamamanın çaresizliğini dile getiriyor. Wegh’in “Daha Çok Var” şarkısında bu, bir kabullenişten ziyade, bir gözlem ve tespit niteliğinde.
Kim Kral, Kim Kurbağa? Onurun Anlamı
Şarkının en keskin ve eleştirel bölümlerinden biri, Wegh’in diğerlerine meydan okuduğu anlar:
Burada Wegh, gerçek gücün ve deneyimin, gösterişten ve boş iddialardan üstün olduğunu vurguluyor. “Kılıç kından çıkmadan kim kral kaldı” dizesi, gerçek yeteneğin ve otoritenin henüz tam olarak ortaya çıkmadığını, ancak çıktığında her şeyin değişeceğini ima ediyor. “Kurbağa” ve “manşet hastasısın” gibi ağır ithamlar, sanatçının yüzeyselliğe, onursuzluğa ve dikkat çekme çabasına duyduğu nefreti açıkça gösteriyor. Wegh’in “Daha Çok Var” ile vermek istediği mesajlardan biri de, gerçek değerin nerede yattığına dair sert bir uyarı.
Mumla Aratılan Geçmiş ve Tanrı’ya Şükür
Şarkı, tehditkar ama aynı zamanda ironik bir tonla sona eriyor:
Bu dizeler, Wegh’in sabrının ve tahammülünün sınırlarını gösteriyor. Karşısındakine, gelecekte yaşayacağı zorlukların, şu anki “bitik günlerini” bile aratacağını vaat ediyor. “Git Allah’a şükret” ifadesi, sanatçının şu anki duruşunun, aslında büyük bir lütuf olduğunu, aksi takdirde çok daha sert bir tepkiyle karşılaşabileceklerini ima ediyor. Wegh’in “Daha Çok Var” şarkısı, bu son dizelerle, dinleyiciyi sadece bir müzik parçası dinlemekle kalmayıp, sözlerin ardındaki derin öfkeyi, mücadeleyi ve sarsılmaz duruşu hissetmeye davet ediyor. Bitmeyen bir yolculuk, bitmeyen bir hesaplaşma ve her şeye rağmen “daha çok var” diyen bir ruhun haykırışı bu şarkı.